Bugün 26 Temmuz… Fidel, Che ve 100’ün üzerine yoldaşının 1953 yılında Moncado ve Bayamo kışlalarına düzenledikleri baskının yıldönümü.
Diktatör Fulgencio Batista’ya karşı yapılmış ilk silahlı eylem olan Moncada Baskını başarılı olamamış, Fidel Castro ve 18 yoldaşı tutuklanmıştı. Dahası devrimcilerin büyük bölümü Batista güçleri tarafından yapılan işkencelerde öldürülmüştü. Ancak bu tutuklama ve katliamlar, 1959 yılında kazanılacak zafere öncülük eden kadroların devrim yürüyüşünü engelleyemedi.
İşte Küba halkının bağımsızlık ve sosyalizm yolunda işaret fişeğini ateşleyen bugün Kübalılar tarafından “Ulusal İsyan Günü” olarak kutlanıyor.
26 Temmuz her yıl olduğu gibi başta Küba sokakları olmak üzere tüm dünyada çeşitli tören ve etkinliklerle kutlanacak. Kübalılar bu etkinliklere katılmak için 1 Mayıs’ta olduğu gibi onlarca farklı şehirden katılım gösteriyor.
“26 Temmuz Hareketi alt tabakaların, alt tabakalar için ve alt tabakalarla oluşturulan devrimci örgütüdür.
26 Temmuz Hareketi hiç kimsenin politik fitne veremeyeceği Küba işçi sınıfının kurtuluş umududur, ataları tarafından özgürleştirilen topraklar üzerinde paryalar halinde yaşayan köylünün toprak umududur, göçmenlerin, üzerlerinde çalışamadıkları ve yaşayamadıkları topraklarına geri dönüş umududur, açlara ekmek ve unutulmuşlara adalet umududur.
26 Temmuz Hareketi bu mücadelede 10 Mart 1952’den beri düşenlerin davalarını sürdürür ve sükûn içinde ulusa, onların eşlerine, çocuklarına, ailelerine ve kardeşlerine, devrimin mağdurları tehlikeye atmayacağını beyan eder.
26 Temmuz Hareketi yakın saflara sıcak bir davetiyedir, kolları Küba’nın tüm devrimcilerine, ufak tefek partizan farklarını ve daha evvel yapılan hiçbir ayrımı gözetmeksizin açıktır.
26 Temmuz Hareketi ülkemizin canlı ve sağlıklı geleceğidir, halka sözü verilmiş onurdur, vaat yerine getirilecektir.”
Fidel Castro Ruz
19 Mart 1956″
Bu haber en son değiştirildi 26 Temmuz 2019 20:49 20:49
ABD ve İsrail'in İran'a saldırılarının ardından 8 Ubatta Trump'ın "ateşkes" ilan etmesiyle başlayan süreçte Pakistan'ın…
Çağrı metninde, "2026 yılında NATO Zirvesi’ne ülkemizin ev sahipliği yapmasını istemiyoruz. Temmuz ayında Ankara’da yapılması…
Gezi olayları bir tesadüf değil, Cumhuriyet ve laikliğe karşı girişilen uygulamalara tepki anlamına geliyordu. Bu…
Laiklik kavramsal olarak toplumsal ve kültürel alanla ilgili görünüyor olsa bile, laikliğin din ve inanç…
Cumhuriyeti, laikliği militarizm ve despotik sıfatlarıyla yaftalayan, Siyasal İslam’ın yükselişini demokrasi heyecanı ile karşılayan, karşı…
Bugüne kadar doğrudan şeriat talep etmekten kaçındılar, özgürlüklerden dem vurdular, mağduru oynadılar. Zamanı geldiğini düşündükleri…