Milli Eğitim Bakanlığı Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü, kurucuları arasında Tayyip Erdoğan, İsmail Kahraman, Abdülkadir Aksu, Ali Coşkun, Zeki Ergezen ve Cemil Çiçek gibi AKP’lilerin olduğu Birlik Vakfı ile 27 Temmuz 2017 tarihinde protokol imzalamıştı.
Öğrencilere Yönelik Sosyal, Kültürel, Sportif Etkinlikler ile Mesleki ve Teknik Kurslar Düzenlenmesine Dair İş Birliği Protokolü ile Birlik Vakfı’nın öğrencilere sosyal etkinlik düzenlemesinin önü açılmıştı. Öğrenci velisi olan Avukat Esra Deniz Ağar Şudaşdemir, protokolün tamamının iptali ve yürütmesinin durdurulması istemiyle dava açtı. Danıştay 8. Dairesi, yürütmenin durdurulması talebini reddetti. Buna karşı itirazda bulunuldu. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, itirazı kabul ederek, oyçokluğuyla yürütmenin durdurulmasına karar verdi.
Cumhuriyet‘ten Alican Uludağ’ın haberine göre kararın gerekçesinde, hukuk devletinin temel ilkelerinden birinin “belirlilik ilkesi” olduğuna işaret edilerek, “Belirlilik ilkesi, yasal düzenlemelerin hem kişiler hem de idare yönünden herhangi bir duraksamaya ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde açık, net, anlaşılır ve uygulanabilir olmasını, ayrıca kamu otoritelerinin keyfi uygulamalarına karşı koruyucu önlem içermesini ifade etmektedir” denildi.
Milli Eğitim Bakanlığı’nın Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin 12. maddesine göre, davaya konu protokolü imzalayan Milli Eğitim Bakanlığı Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü’nün görevlerinin yaygın eğitimle sınırlı olduğu belirtilen kararda, dava konusu protokolün örgün eğitim öğrencilerini de kapsayıp kapsamadığının ortaya konulmasının uyuşmazlığının çözümü açısından önem taşıdığı vurgulandı. Kararda, şöyle denildi:
“Protokolün, öğrencilere yönelik sosyal, kültürel, sportif etkinlikler ile mesleki ve teknik kurslar düzenlemek amacıyla imzalandığı görülmekle birlikte; bu öğrencilerin örgün eğitim öğrencileri mi yoksa yaygın eğitim öğrencileri mi olduğu konusunda net bir düzenlenmenin protokolde yer almadığı görülmektedir. ‘Kapsam’ başlıklı 2. maddesinde bu protokolün öğrencilere yönelik sosyal, kültürel, sportif etkinlikler ile mesleği ve teknik kurslar düzenlenmesine yönelik esas ve usulleri kapsadığı ifade edilmekte olup açıkça yaygın eğitim öğrencileri olduğu ifadesine yer verilmeksizin sadece ‘öğrenci’ ibaresinin yazılması, örgün eğitim öğrencilerinin de kapsamda yer alması sonucunu doğuracak nitelikte olduğundan belirsizlik taşımaktadır. Bu durum, belirlilik ilkesine aykırılık taşımaktadır. Uygulamada tereddütlere sebep olacak niteliktedir. Bu itibarla, uygulanması halinde giderilmesi güç veya imkânsız zararların doğmasına yol açacağı sonucuna ulaşılmıştır.”
Eğitim-Sen Genel Başkanı Feray Aytekin Aydoğan, kararın ardından “Bu karar Din Öğretimi GM tarafından imzalanan tüm protokoller için geçerli!MEB mahkeme kararının gereğini yapmalı,protokolleri sonlandırmalıdır.
Protokoller eğitim hakkı ihlâlidir.” dedi.
Bu haber en son değiştirildi 21 Ekim 2019 13:09 13:09
Türk-İş Konfederasyonu tarafından hazırlanan açlık ve yoksulluk araştırmasına göre Eylül'de açlık sınırı 37 bin 801…
ABD yönetimi, Küba'ya yönelik seyahatlere yeni kısıtlamalar getirirken, bazı finansal işlemlere ilişkin yasağı genişletti ve…
TÜİK verilerine göre, zamana bağlı eksik istihdam, potansiyel işgücü ve işsizlerden oluşan atıl işgücü oranı…
Tüm bu sorunların çözümü, “sistem karşıtı” bir muhalefetle ve kapitalist sisteme son verilerek yerine emekçilerin…
Flydubai’nin Dubai-Tel Aviv seferini yapan yolcu uçağının Ürdün hava sahasında önce acil durum, ardından uçak…
Siyaset ve diplomasi halkların ortak çıkarlarından giderek uzaklaşıp tacir liderlerin al-ver düzenine teslim oluyor.