Morales, Bolivyalı askerleri protestoların bastırılmasına ilişkin sorumluluktan kaçmayı başaramayacakları konusunda uyardı. Morales, “Silahlı kuvvetler, uluslararası normların her kanunun veya kararnamenin üzerinde olduğunu bilmeliler. Bu, insanlık suçu” dedi.
Sputnik’e verdiği demeçte şu anda kendisi için en önemli hususun Bolivya’da barışın sağlanması olduğunu kaydeden Morales, “Eğer ABD ve geçici hükümet benden bu kadar korkuyorsa, o halde seçimlerde aday olmak istemiyorum. Eğer bir şekilde barışı tesis edebilirsem, bunu yapacağım” ifadelerini kullandı.
Morales, ülkesine hemen yarın dönmeye hazır olduğunu ve bunun için geçici hükümetin güvenlik garantisi vermesi gerektiğini belirterek, “ABD’nin ülkeye geri dönmeme karşı çıktığını söylediler. Ben hemen yarın ülkeme dönmek istiyorum, geçici hükümetten garanti bekliyoruz. Eğer bana bir şey olursa, sorumlusu geçici hükümettir” diye ekledi.
Seçimlerde hile yapıldığı iddiasındaki muhaliflerin şiddet eylemlerine dönüşen protestolarda şu ana kadar en az 30’a kişi hayatını kaybetti.. Yüzlerce kişinin yaralandığı en az bin kişinin ise gözaltına alındığı belirtiliyor.
Kendini Devlet Başkanı ilan eden Anez’in imzasıyla yürürlüğe giren kararname, darbeye karşı gösterilerde, ordunun protestoculara “meşru müdafaa ve zorunluluk halinde” bulunduğu müdahaleden dolayı cezai sorumluluktan muaf olmasını içeriyor.
ABD ve İsrail'in İran'a saldırılarının ardından 8 Ubatta Trump'ın "ateşkes" ilan etmesiyle başlayan süreçte Pakistan'ın…
Çağrı metninde, "2026 yılında NATO Zirvesi’ne ülkemizin ev sahipliği yapmasını istemiyoruz. Temmuz ayında Ankara’da yapılması…
Gezi olayları bir tesadüf değil, Cumhuriyet ve laikliğe karşı girişilen uygulamalara tepki anlamına geliyordu. Bu…
Laiklik kavramsal olarak toplumsal ve kültürel alanla ilgili görünüyor olsa bile, laikliğin din ve inanç…
Cumhuriyeti, laikliği militarizm ve despotik sıfatlarıyla yaftalayan, Siyasal İslam’ın yükselişini demokrasi heyecanı ile karşılayan, karşı…
Bugüne kadar doğrudan şeriat talep etmekten kaçındılar, özgürlüklerden dem vurdular, mağduru oynadılar. Zamanı geldiğini düşündükleri…