Pakistan’ın İslamabad kentindeki Karaçi ve Lahor Yüksek Mahkemeleri başkanlarının da yer aldığı özel mahkemede, ABD’nin Afganistan işgalini protesto eden Pakistanlıların üzerine acımasız şekilde giden darbeyle iş başına gelen eski Cumhurbaşkanı Pervez Müşerref’in 2007 yılında anayasayı askıya alarak olağanüstü hal ilan etmesi sebebiyle açılan vatana ihanet davası görüldü. Duruşmada hükumeti temsil eden avukat Ali Ziya Bajva, dönemin başbakanı, Adalet Bakanını ve Anayasa Mahkemesi Başkanının da şüpheli sıfatıyla aynı gün dinlenmesini istedi. Bajva özellikle dönemin Başbakanı Şevket Aziz’in, Müşerref’i olağanüstü hal ilan etmesi için ikna ettiğini belirtti. Sürekli ertelenen karar bugünkü duruşmada alındı ve Müşerref’e idam cezası verildi.
Müşerref hakkında, 2007 yılında anayasayı askıya aldığı ve olağanüstü hal ilan ettiği için 2013 yılında dönemin Pakistan Müslüman Ligi-Navaz (PML-N) tarafından vatana ihanet suçundan dava açılmıştı. Sürekli ertelenen dava sonucu Müşerref 2016 yılında Pakistan’dan ayrılarak Birleşik Arap Emirlikleri’ne yerleşmişti. Tedavisini öne sürerek Pakistan’a dönmeyen Müşerref, duruşmalara katılmadığı ve ifade vermediği için duruşmalar sürekli ertelenmişti. Özel mahkeme 5 Aralık’ta aldığı kararla iki taraf da savunmasını tamamlamasa dahi kararın 17 Aralık’ta açıklanacağını belirtmişti.
Bu haber en son değiştirildi 16 Ocak 2020 23:11 23:11
ABD ve İsrail'in İran'a saldırılarının ardından 8 Ubatta Trump'ın "ateşkes" ilan etmesiyle başlayan süreçte Pakistan'ın…
Çağrı metninde, "2026 yılında NATO Zirvesi’ne ülkemizin ev sahipliği yapmasını istemiyoruz. Temmuz ayında Ankara’da yapılması…
Gezi olayları bir tesadüf değil, Cumhuriyet ve laikliğe karşı girişilen uygulamalara tepki anlamına geliyordu. Bu…
Laiklik kavramsal olarak toplumsal ve kültürel alanla ilgili görünüyor olsa bile, laikliğin din ve inanç…
Cumhuriyeti, laikliği militarizm ve despotik sıfatlarıyla yaftalayan, Siyasal İslam’ın yükselişini demokrasi heyecanı ile karşılayan, karşı…
Bugüne kadar doğrudan şeriat talep etmekten kaçındılar, özgürlüklerden dem vurdular, mağduru oynadılar. Zamanı geldiğini düşündükleri…