Geçtiğimiz ay kurulan Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu’nun üyeliğine atanan isimlerden eski Meclis Başkanı Bülent Arınç, Habertürk TV’deki ‘Açık ve Net’ programında Kübra Par’ın sorularını yanıtladı.
Erdoğan ile geçmişte bir dargınlık yaşadığını söyleyen Arınç, daha sonraki süreçte “kucaklaşarak hasret giderdiklerini” anlattı. “Dargınlık”la ilgili olarak 15 Temmuz döneminin etkisinden söz eden Arınç, “250 şehit, Allah hepsinden razı olsun. O zaman kendisine mektup yazdım. ‘Bundan önce aramızda çok tartışmalar oldu. Bu insanlar hakkında hüsnü zan besledik. Şimdi görüyoruz ki ülkemiz büyük bir tehdit altındadır’ dedim. Bir dargınlığımız hemen hemen vardı. Mektubu yazdım, 1 ay sonra görüşme gerçekleştirdik. Birbirimizi kucaklaştık. Bu mektup yayınlandı. Yeni bir yöntem yaptık. O süreçte bize karşı büyük suçlamalar oldu. Onların hepsini göğüsledik.” ifadelerini kullandı.
Arınç, Yüksek İstişare Kurulu üyeliği için ne kadar maaş alacağına ilişkin soru üzerine net yanıt vermekten kaçınırken “Şimdi YİK üyesi olduğunu ben açıkladım. Benim için büyük şereftir. Cumhurbaşkanlığımız için çok önemli kuruluştur. Şimdi sosyal medyaya bakıyorum, ‘kaç para aylık alacaklar?’. Kimisi 13 bin kimisi 15 bin diyor. Yazılanları söylüyorum. Bir başka gün 54 bin lira alacakmışız, onun üzerine bir sürü ahlak dışı yorumlar. Geçen birisi söyledi, ‘yanlış söylüyorlar 500 bin lira alacaklar’ dedi. Bir ücret alacaksak, biz bunu hiç konuşmadık ki. Konuşmaya değer mi? Biz Meclis Başkanlığı yaptık. Meclis Başkanlığı bize araç tahsis etti. 4 koruma verdiler. Hayatımı sürdürüyorum. Emekli maaşımızı alıyoruz, ofisimizde oturuyoruz. Meclis Başkanlığında yerimiz var. Şimdi benim ne alacağımı ben düşünmüyorum ki, birtakım edepsizler yorum yapsınlar.” dedi.
Arınç, partisinin ve MHP’nin muhalefetin ittifakına yönelik ‘zillet’ ve ‘illet’ gibi ifadeler kullanmasını da yanlış bulduğunu belirterek “Şimdi Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nde olduğumuza göre bizim artı oylara ihtiyacımız var. Karşımızdaki her gruptan, her kesimden oy almamız lazım. Bu sistemi biz getirdik. Bir ittifak bize haksa, bizim karşımızdakiler için de hak. ‘Zillet’,’ İllet’ ittifakı ifadelerini kullanamayız, kullanmamalıyız. Bizi her kesimden aldığımız oylar iktidar yaptı. Bizim doğal müttefiklerimiz vardı her seçimde. Liberaller, AB taraftarları bizi beğenip, oy veriyorlardı. Demokrasi ve özgürlük yanlıları ‘yetmez ama evet’ diyorlar oy veriyorlardı, muhafazakarlar, dindarlar oy veriyorlardı.” dedi.
Arınç, 23 Haziran İBB Başkanlığı seçimlerine kendi adayıyla giren ve seçim sonuçlarına etki etmesi nedeniyle partisi için kritik önemi bulunan Saadet Partisi için ise “Saadet Partisi’nin öncesiyle sayın Erbakan hocamızla 31 yıllık beraberliğim var. Kitabımda anlatıyorum. Hocama saygıda kusur etmedim. AK Parti’nin kuruluşuna kadar hiç kırıcı bir şeyimiz olmadı. Ben onun yanında şunu öğrendim: Biz kendi adayımızı çıkarır ona oy veririz. İki kişi olsa bir beldede birisi aday olur diğeri ona oy verir. Başka bir partiye oy verilmesi konusunda Erbakan hocamızın hiçbir zaman yumuşak bir tavrı olmamıştır. 83’te Hoca kendisine ANAP’tan gelenlere izin vermedi. Fakat bu kuralların istisnaları olmuştur. Hoca der ki ‘Siz kendiniz bakın, karar verin’. Mesela herhangi bir konuda iki şer arasında kaldığınız zaman ‘ehven olanını, biraz daha zayıf olanı tercih edin’ der. Bu islami kuraldır. İkincisi hocam der ki, ‘siz kararınızı verin’. Ahmet Necdet Sezer’in Cumhurbaşkanı seçilmesinde böyle olmuştur. Nevzat Yalçıntaş merhum üçüncü turdan sonra elenmiş ve Sezer’e oy verilmiş.” diye konuştu.
Arınç’ın sözlerinin devamında partisinin yöneticilerinin ve diğer Cumhur İttifakı destekçilerinin aksine Saadet Partisi’ni koruyan ve öven sözler kullanması dikkat çekti. “Saadet Partililer benim özkardeşimdir. Onlara hakaret düzeyine varan sözleri kınıyorum, lanetliyorum. Saadet Partililer’in her birinin hukukunu korumak bizim hedefimizdir.” diyen Arınç, “Hiç kimse Saadet Partisi’ni hedef alarak onları belli bir noktada daha ısrarlı olmaya sevk edecek yanlışlar yapmasın. Saadet Partililer bu seçimde kendi oylarına ihtiyaç olduğunu biliyorlar. Birinci turda bir kısmı AK Parti’ye oy vermiştir bunu biliyorum. Her seçimde biz bunu görürüz. Yüzde 5-6 arası oy alması gereken Saadet yüzde 3 oy almıştır. Yüzde 3’ü bize gelmiştir. Saadet Partililer ‘Bize çok yanlışlar yapılıyor ama gelin ülkenin menfaati için bu defa Binali Yıldırım’a oy kullanalım’ demeliler. Bunu zaten Saadet seçmeni söyleyecek üst düzey yöneticileri de söylerse kaymaklı baklava olur’ ifadelerini kullandı.
Bu haber en son değiştirildi 14 Haziran 2019 23:14 23:14
Türkiye Barolar Birliği'nin Ankara'daki genel merkezinde toplanan binlerce avukat 5 Nisan Avukatlar Günü'nde "Savunmanın Bağımsızlığı…
Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK), yarından itibaren elektriğe konut aboneleri için yüzde 25 zam yapılacağını…
‘Komünizm tehlikesine karşı’ ABD öncülüğünde 4 Nisan 1949’da kurulan savaş örgütü NATO, 76 yıldır katliamlar,…
Trabzon'da CHP Gençlik Kolları tarafından Ekrem İmamoğlu'na yönelik imza kampanyası için kurulan standa bıçaklı saldırı…
28 Ocak'tan bu yana görüntü vermeyen MHP lideri Devlet Bahçeli, aylar sonra ilk kez ortaya…
Özelde AKP genelde ise İslamcılık, darbe-cunta karşıtlığı üzerinden kendilerini tanımlama “hakkını” çoktan yitirmiştir. 15 Temmuz…