Seyidoğlu Baklavaları’nın sahibi Mustafa ve yeğeni Serdar Seyidoğlu’nun ‘anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etmek’ ve ‘silahlı terör örgütüne üye olmak’ suçlarından yargılandığı davada karar çıktı.
İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmada mahkeme heyetinin, son savunmalarını sorduğu sanıklar, haklarındaki suçlamaları kabul etmeyerek beraat talebinde bulundu.
Cumhuriyet savcısı ise, daha önce verdiği mütalaasını tekrar ederek, sanıkların “silahlı terör örgütüne üye olmak” suçundan cezalandırılmalarını istedi.
Mahkeme heyeti, Mustafa ve Serdar Seyidoğlu hakkında “anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etmek” ve “silahlı terör örgütüne üye olmak” suçlamaları ile ilgili ‘her türlü şüpheden uzak, kesin, inandırıcı, somut ve nitelikli bir delil elde edilemediğini’ belirterek sanıkların beraatlerine karar verdi.
Mahkeme Başkanı Ahmet Uğuz karara muhalefet şerhi koydu. Uğuz şerhinde şu ifadeleri kullandı:
“Sanıklar hakkında ‘anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etmek’ ve ‘silahlı terör örgütüne üye olmak’ suçundan verilen beraat kararlarına katılmakla birlikte, dosya kapsamındaki delil durumu dikkate alındığında sanık Mustafa Seyidoğlu’nun ‘silahlı terör örgütüne yardım etmek’ suçundan cezalandırılması gerektiği kanaati ile bu sanık bakımından verilen karara muhalif kalıyorum.”
Sanıklar hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapis ve 7,5 -15 yıl arasında hapis cezaları isteniyordu.
ABD ve İsrail'in İran'a saldırılarının ardından 8 Ubatta Trump'ın "ateşkes" ilan etmesiyle başlayan süreçte Pakistan'ın…
Çağrı metninde, "2026 yılında NATO Zirvesi’ne ülkemizin ev sahipliği yapmasını istemiyoruz. Temmuz ayında Ankara’da yapılması…
Gezi olayları bir tesadüf değil, Cumhuriyet ve laikliğe karşı girişilen uygulamalara tepki anlamına geliyordu. Bu…
Laiklik kavramsal olarak toplumsal ve kültürel alanla ilgili görünüyor olsa bile, laikliğin din ve inanç…
Cumhuriyeti, laikliği militarizm ve despotik sıfatlarıyla yaftalayan, Siyasal İslam’ın yükselişini demokrasi heyecanı ile karşılayan, karşı…
Bugüne kadar doğrudan şeriat talep etmekten kaçındılar, özgürlüklerden dem vurdular, mağduru oynadılar. Zamanı geldiğini düşündükleri…