Üniversite öğrencisi 22 yaşındaki Şule Çet, 29 Mayıs 2018’de Ankara’da bir plazanın 20. katından düşerek şüpheli bir şekilde yaşamını yitirdi. Binadan aşağı atılarak öldürüldüğünden şüphe edilen Şule’nin katil zanlıları Çağatay Aksu ve Berk Akand’ın yargılandığı davaya bugün Ankara 31. Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam edilecek.
Dava öncesi ise olayın bir numaralı şüphelisi Çağatay Aksu mahkemeye tepki çekecen bir dilekçe verdi. Dilekçede, Şule ile babası İsmail Çet arasındaki banka hesap hareketlerinin incelenmesi talep edildi. Babanın kızına para göndermediği öne sürülerek bu durumun “Çet’in psikolojisini etkileyebileceği” iddia edildi.
Birgün’ün haberine göre Şule Çet davası avukatı Umur Yıldırım talebe tepki göstererek, “Bu zamana kadar cinayete, intihar süsü verebilmek için gerçeğe aykırı birçok beyanda bulundular” derken “Gelinen noktada faillerin yeni savunması Şule’ye babasının para göndermediği için intihar ettiği gibi izahtan vareste bir beyan. Şule zaten faillerin yanında günlüğü 120 TL’den çalışıyor, devletten öğrenci kredisi alıyordu. Üstelik babası da para gönderiyordu. Yani aylık 3 bin TL’ye ye yakın bir geliri vardı. Bu bir öğrenci için muazzam bir rakamdır. Kaldı ki hangi birimiz babamız para göndermediği için intihar ettik? Katil zanlılarının suçtan kurtulmaya yönelik beyanları bizleri gerçekten şaşırtıyor.” ifadelerini kullandı.
Dava öncesi İlerici Kadınlar Derneği (İKD) de bir açıklama yaparak “Şule Çet’in yarın yapılacak duruşmasının takipçisi olduğumuzu ve bu davanın aynı zamanda kadınların gericilik ile olan hesaplaşması olduğunu biliyoruz. Kadın katillerinin cezalarını alana dek bu mücadeleyi vereceğimizi İKD olarak ilan ediyoruz.” dedi.
Bu haber en son değiştirildi 15 Mayıs 2019 09:12 09:12
Çağrı metninde, "2026 yılında NATO Zirvesi’ne ülkemizin ev sahipliği yapmasını istemiyoruz. Temmuz ayında Ankara’da yapılması…
Gezi olayları bir tesadüf değil, Cumhuriyet ve laikliğe karşı girişilen uygulamalara tepki anlamına geliyordu. Bu…
Laiklik kavramsal olarak toplumsal ve kültürel alanla ilgili görünüyor olsa bile, laikliğin din ve inanç…
Cumhuriyeti, laikliği militarizm ve despotik sıfatlarıyla yaftalayan, Siyasal İslam’ın yükselişini demokrasi heyecanı ile karşılayan, karşı…
Bugüne kadar doğrudan şeriat talep etmekten kaçındılar, özgürlüklerden dem vurdular, mağduru oynadılar. Zamanı geldiğini düşündükleri…
Bir kez daha laikliği gündem yaptık. Bir yandan laiklik konusunda dinci gericilerin yalanlarını ve tezlerini…