Türk Halk Müziği sanatçısı Güler Işık, “dinde kadın sesinin günah olduğu” gerekçesiyle şarkı söylemeyi bıraktığını açıkladı.
Göğüs kanserini yenen Güler Işık, Kanal D ekranlarında yayınlanan ‘Müge ve Gülşen’le 2. Sayfa’ programına konuk oldu.
Programda kanserden kurtulma sürecinde yaşadıklarını anlatan Işık, “Göğüs kanserini yenen o süreci yaşayanlara Allah şifalar versin. Sanatçısın bir de saçın, kaşın, kirpiğin hep dökülüyor. Beni inanılmaz etkiledi. Rüyamda koltuk altımdan 3 tane böcekle her şeyin çıktığını gördüm. Umreden döndükten sonra ameliyat olmam lazımdı doktoruma ‘bende o hastalık gitti biliyorum dedim’ Doktorum koltuk altı lenflerime bakmak istedi. Ameliyattan sonra kontrol edildiğinde ‘süper süper süper hiçbir şeyin yok tertemizsin’ dedi. Böyle geçip gitti. Umredeki yaşadığım şeyler Rabb’im herkese nasip etsin.” dedi.
“KONUŞMAK GÜNAH DEĞİL TABİ Kİ”
Işık, “Sanatını neden bıraktın?” sorusunu ise şöyle yanıtladı:
“Ben dinimizi öğrendikten sonra kadın sesinin günah olduğunu öğrendim. Konuşmak günah değil tabi ki. İlahi de söyleyebilirsin ama yine halka açık değil. Kadın sesi günahtır. Ondan dolayı olmadı ve istemedim. 3-4 yıldır hiç şarkı söylemiyorum. Evde kendi kendime söylüyorum ama dışarıda söylemeyi hiç özlemiyorum.”
O dünyanın çok boş ve yapmacık olduğunu anladım. Eskiden konuştuğum kimse beni aramıyor. Allah onlara hidayet versin.”
Bu haber en son değiştirildi 22 Ocak 2019 00:07 00:07
Erzincan'ın İliç ilçesindeki altın madeninde 9 işçinin toprak altında kalarak yaşamını yitirdiği heyelana ilişkin 3'ü…
Ankara Valiliği tarafından yaşlı ve engellilere için tahsis edilen “Kimsesizler Misafirhanesi”nin sözleşmesi 1 Mayıs’ta sona…
Macaristan’da 16 yıllık Orban iktidarını sona erdiren Saygı ve Özgürlük Partisi (Tisza) lideri Peter Magyar,…
Doruk Madencilik işçileri, ödenmeyen ücret ve tazminat hakları için Eskişehir’den Ankara’ya yürüyüş başlattı. İşçiler alacaklarının…
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun “güvenlik ve siyasi nedenler” gerekçesiyle yaptığı başvuru üzerine, yolsuzluk davalarındaki bu…
Bazıları derdi ki her devrimci hareketin merkez komitesinde mutlaka bir Yalçın Küçükçü vardır. Yalçın Küçük’ün…