Reklam
Kategoriler: ManşetSol Şerit

TKH’den önemli açıklama ve çağrı: ABD Kürtlerin dostu, Türkiye’nin müttefiki değildir!

Reklam

Türkiye Komünist Hareketi, AKP’nin ABD emperyalizmiyle Suriye konusunda bir kez daha masaya oturması ve Trump’ın “ekonomiyi mahvetme” tehdidi ve PYD’nin ABD ile işbirliğine ilişkin yazılı bir açıklama yaptı.

ABD’nin bölgede Arap-Fars ve Türk-Kürt düşmanlığı yaratarak yeni tuzaklar kurma çalışmasında olduğuna işaret eden TKH açıklamasında AKP’nin de bu planlara ortak olduğu ve Suriye’de yaşanan terör ve yıkım politikasının başından beri parçası haline gelerek büyük bir yanlış yaptığına dikkat çekildi.

AKP iktidarının ABD emperyalizminin peşinden gitmesi gibi Suriye’nin kuzeyinde bulunan Kürt siyasi güçlerinin de ABD emperyalizmiyle siyasi ve askeri işbirliğine gitmesinin de asla mazur görülemeyecek büyük bir yanlış ve işbirlikçilik olarak görülmesi gerektiği belirtilen açıklamada “Bugün ABD emperyalizminin şemsiyesi altında Kürt emekçilerinin değil ancak ve ancak ABD emperyalizminin çıkarları korunabilir. Kürt siyasi hareketi, ABD emperyalizmi ile bütün bağlarını sonlandırmalı, emperyalizm ile değil Arap ve Türk halkları ile ortak bir geleceğin yollarını aramalıdır.” denildi.

Trump’ın Türkiye’ye dönük “tehdit”lerine karşı AKP tarafından verilen tepkinin, ABD’nin Türkiye’deki askeri üsleri varlığını korurken, ABD’nin çıkarları için Ortadoğu’da siyasal İslamcıların hamiliğine soyunulmuşken ve başından beri Amerikancı bir dış politikayı sürdürürken hamasi bir söylemden öteye geçemeyeceği kaydedilen açıklama, şu çağrıyla sonlandırıldı:

“Yapılacaklar bellidir: Türkiye Astana sürecinde altına imza attığı Suriye’nin toprak bütünlüğü ilkesine bağlı kalmalı, Suriye’yi parçalayacak tüm unsurlar ile ilişkisini kesmeli, meşru Suriye devleti ile görüşmelidir.

Türk ve Kürt emekçileri bu ikileme ve ikiyüzlülüklere boyun eğmemelidir. Bölgedeki tüm ilericiler işbirlikçi sermaye iktidarlarına, onların temsilcilerine, işbirlikçi siyasetlere karşı net bir duruş sergilemelidir. Eşit, özgür ve kardeşçe bir yaşamın yolunun buradan geçtiği asla ve asla unutulmamalıdır.”

“ABD Kürtlerin dostu, Türkiye’nin müttefiki değildir!” başlıklı TKH açıklamasının tam metni şöyle:

Ortadoğu’da yaşanan yıkım ve savaşın baş müsebbibi ABD emperyalizmidir. ABD emperyalizminin, radikal ya da ılımlı olsun siyasal İslamcılar eliyle Ortadoğu’da hayata geçirmeye çalıştığı planın özünde emperyalist çıkarlarını ve İsrail’in güvenliği korumak bulunmaktadır. İran hedef tahtasına oturtulmuş, Ortadoğu halkları etnik ve mezhepsel temelde bizzat emperyalizm tarafından bölünerek karşı karşıya getirilmiş, gerici Körfez Arap rejimleri eliyle kanlı senaryolar uygulanmaya konmuştur. Dün Sünni-Şii ayrımı üzerinden bölgede ayrılıkları körüklemek isteyen ABD, bugün Arap-Fars ve Türk-Kürt “düşmanlığı” yaratarak bölgede yeni tuzaklar kurmaktadır.

ABD emperyalizminin bu planlarına AKP iktidarı ortak olmuş, Suriye’de yaşanan terör ve yıkım politikasının başından beri parçası haline gelerek büyük bir yanlış yapmıştır. AKP iktidarının özünde Amerikan emperyalizminin çıkarlarına hizmet eden siyasal İslamcı güçlerin hamiliğine soyunmasının ülkemize bedelleri her gün daha fazla ortaya çıkmaktadır. Yanlış Ortadoğu politikasından bir an önce dönülmeli, cihatçı çetelerin hamiliğinin üstlenilmesinden vazgeçmelidir.

AKP iktidarının ABD emperyalizminin peşinden gitmesi gibi Suriye’nin kuzeyinde bulunan Kürt siyasi güçlerinin de ABD emperyalizmiyle siyasi ve askeri işbirliğine gitmesi asla mazur görülemeyecek büyük bir yanlış ve işbirlikçilik olarak görülmelidir. Bugün ABD emperyalizminin şemsiyesi altında Kürt emekçilerinin değil ancak ve ancak ABD emperyalizminin çıkarları korunabilir. Kürt siyasi hareketi, ABD emperyalizmi ile bütün bağlarını sonlandırmalı, emperyalizm ile değil Arap ve Türk halkları ile ortak bir geleceğin yollarını aramalıdır. Kürt emekçileri, emperyalizmin “vaatlerine” kanmamalıdır.

ABD emperyalizminin bugün Suriye’nin kuzeyinden askeri varlığını çekeceğini açıklaması Ortadoğu’dan çekileceği anlamına gelmemektedir. Başta Irak, Katar ve Türkiye olmak üzere bir dizi ülkede sahip olduğu askeri üsler varlığını sürdürürken ABD emperyalizminin yeni planlar içinde olduğu herkes tarafından görülmelidir.

ABD başkanı Trump’ın “Kürtleri korumak adına” Türkiye’ye yönelik “ekonomik tehdit” savurması ABD emperyalizminin Türkiye’nin müttefiki olmadığını gösterdiği gibi, “Kürt kartını” kullanarak kendi emperyal çıkarlarını hayata geçirmeye çalışması da Kürtlerin dostu olmadığını açıkça göstermektedir. ABD emperyalizmi, bir kez daha Kürtler ve Türkler arasında düşmanlığı körükleyerek yeni bir savaşın kapısını açmaktadır. Türkiye bu tuzaktan uzak durmalıdır.

Yapılmak istenen bellidir: Suriye’nin parçalanması, Türkiye’nin ve Kürt siyasetinin ABD emperyalizminin çıkarlarının yanında yer alacak yeni bir planın devreye sokulması istenmektedir. ABD emperyalizmi Suriye’yi bölerek emperyalizmin güdümünde yeni yönetimler oluşturup yerleşme hedefini Suriye’nin kuzeyinde yaşama geçirmek hedefindedir; Kürt siyaseti bu politikanın aracı olurken, AKP iktidarı başından beri bu politikanın ortağı olarak işlev görmüştür. Daha dün Suriye’nin kuzeyinde güvenli bölge tezinin bizzat AKP iktidarı tarafından gündeme getirildiği hatırlanırsa bugün bu tezin bizzat bugün ABD tarafından dillendirilmesi ve AKP ile görüşülmesi kimseye şaşırtıcı gelmemelidir. AKP’nin Fırat’ın batısında cihatçı çetelere hamiliği üzerinden kurduğu modelin Fırat’ın doğusunda ortaya çıkmasıyla yaşadığı sıkışma Amerikancı dış politikasının yanlışlığından başka bir şey değildir. Ancak AKP iktidarının ABD’ye önerisi ile ABD’nin son kertede AKP’ye önerisi arasında temelde bir fark bulunmamaktadır.

Trump’ın Türkiye’ye dönük tehditlerine yönelik AKP tarafından verilen tepki ise içi boş hamasi bir söylemden başka bir şey değildir. ABD’nin ülkemiz topraklarındaki askeri üsleri varlığını korurken, bu üsler termonükleer bombalarla güçlendirilirken, ABD’nin çıkarları için Ortadoğu’da siyasal İslamcıların hamiliğine soyunulmuşken, başından beri Amerikancı bir dış politikayı sürdürürken AKP iktidarının verdiği tepki ikiyüzlüdür.

Yapılacaklar bellidir: Türkiye Astana sürecinde altına imza attığı Suriye’nin toprak bütünlüğü ilkesine bağlı kalmalı, Suriye’yi parçalayacak tüm unsurlar ile ilişkisini kesmeli, meşru Suriye devleti ile görüşmelidir.

Türk ve Kürt emekçileri bu ikileme ve ikiyüzlülüklere boyun eğmemelidir. Bölgedeki tüm ilericiler işbirlikçi sermaye iktidarlarına, onların temsilcilerine, işbirlikçi siyasetlere karşı net bir duruş sergilemelidir. Eşit, özgür ve kardeşçe bir yaşamın yolunun buradan geçtiği asla ve asla unutulmamalıdır.

TÜRKİYE KOMÜNİST HAREKETİ

15 Ocak 2019

Bu haber en son değiştirildi 15 Ocak 2019 14:52 14:52

Reklam

Önceki Haberler

Butlan CHP’sinden Üsküdar Belediyesi’ne yönelik operasyona kopyala yapıştır tepki

Atanmış CHP yönetiminin sözcüsü Müslim Sarı, Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş'ın gözaltına alındığı operasyona dair…

29 Temmuz 2026 11:51

Uşak Belediyesine operasyon: 15 kişi gözaltına alındı

Soruşturma kapsamında, tutuklanarak görevden uzaklaştırılan eski Belediye Başkanı Özkan Yalım’a ait işletmelerde arama yapıldı.

29 Temmuz 2026 11:29

Figüran

CHP içindeki tepişmeye düzen muhalefetinin yerleşmek isteği alana dair yaptıkları ayak oyunlarına denk düştüğü için…

29 Temmuz 2026 11:16

Trump, Netanyahu’yla görüşmesi hakkında konuştu: Çok verimli bir toplantı yaptık

ABD Başkanı Trump, Washington'da İsrail Başbakanı Netanyahu ve Ukrayna Devlet Başkanı Zelenski ile ayrı ayrı…

29 Temmuz 2026 10:57

Köprü ve otoyolların özelleştirilmesinde masada iki model var

Hükümetin köprü ve otoyolların 25 yıllık işletme hakkının devrine yönelik özelleştirme çalışmasında iki model öne…

29 Temmuz 2026 10:48

Fuat Koku Sitesi davasında yeni bilirkişi raporu: Kamu kurumlarının kusuru düşürüldü

Hatay'da Fuat Koku Sitesi'nin yıkılmasına ilişkin tazminat davasında hazırlanan ek bilirkişi raporunda, kamu kurumlarına atfedilen…

29 Temmuz 2026 10:44
Reklam