Uluslararası Af Örgütü: Türk ordusu ve ÖSO savaş suçu işledi
Uluslararası Af Örgütü, Türk Silahlı Kuvvetleri ve müttefiki ”Suriye Milli Ordusu”na (eski adıyla Özgür Suriye Ordusu) bağlı milisleri Suriye’nin kuzeydoğusunda ağır insan hakları ihlallerinde bulunmak ve savaş suçu işlemekle suçladı.
Af Örgütü’nden Cuma günü Berlin’de yapılan açıklamada, Suriye’nin kuzeydoğusunda sivillerin de yaralandığı veya öldürüldüğü belirtildi. “Meskûn yerlere keyfi saldırılara ilişkin yoğun kanıtlar” olduğuna dikkat çekilerek bir apartman, bir fırın ve bir okula saldırı düzenlendiği ifade edildi. Bunun yanı sıra Suriyeli Kürt siyasetçi Hevrin Halef’in ”Suriye Milli Ordusu”nun bir parçasını oluşturan Ahrar el-Şarkiye adlı gruba mensup kişiler tarafından öldürüldüğü bilgisi yer aldı.
DW haberine göre; Af Örgütü’nün hazırladığı rapor 12 ile 16 Ekim tarihleri arasında aralarında doktor, ilk yardım personeli, kaçmak zorunda kalan siviller, gazeteciler ve yardım örgütlerinin temsilcilerinin bulunduğu 17 görgü tanığının ifadesine dayanıyor.
Uluslararası Af Örgütü Genel Sekreteri Kumi Naidoo, Türkiye’nin Suriye’nin kuzeydoğusuna yönelik askeri harekâtının bölgede yaşayan siviller üzerinde “korkunç etkilerinin” olduğunu belirterek “Yine evlerinden kaçmak zorunda kaldıklarını, bombardıman, kaçırılma ve öldürülme korkusu altında yaşadıklarını” söyledi.
Türkiye’nin askeri harekâta başladığı 9 Ekim’den beri bölgede kaç sivilin öldüğüne dair çelişkili bilgiler bulunuyor.
Londra merkeli Suriye İnsan Hakları Gözlemevi’nin verilerine göre askeri harekâtın başlamasından bu yana bölgede en az 72’si sivil olmak üzere yaklaşık 500 kişi öldürüldü, 300 binden fazla kişi de evlerini terk etmek zorunda kaldı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bugün İstanbul’da yabancı basın mensuplarıyla düzenlediği toplantıda konuyla ilgili bir soruya yanıt verdi. ”Suriye Milli Ordusu” içinde bu tür hataları yapanların bulunduğunu belirten Erdoğan, ordunun konuyu araştırdığını ve istihbarat yöntemleri ile sorumluların bulunacağını ifade etti.
ABD ve İsrail'in İran'a saldırılarının ardından 8 Ubatta Trump'ın "ateşkes" ilan etmesiyle başlayan süreçte Pakistan'ın…
Çağrı metninde, "2026 yılında NATO Zirvesi’ne ülkemizin ev sahipliği yapmasını istemiyoruz. Temmuz ayında Ankara’da yapılması…
Gezi olayları bir tesadüf değil, Cumhuriyet ve laikliğe karşı girişilen uygulamalara tepki anlamına geliyordu. Bu…
Laiklik kavramsal olarak toplumsal ve kültürel alanla ilgili görünüyor olsa bile, laikliğin din ve inanç…
Cumhuriyeti, laikliği militarizm ve despotik sıfatlarıyla yaftalayan, Siyasal İslam’ın yükselişini demokrasi heyecanı ile karşılayan, karşı…
Bugüne kadar doğrudan şeriat talep etmekten kaçındılar, özgürlüklerden dem vurdular, mağduru oynadılar. Zamanı geldiğini düşündükleri…