Sakarya'daki patlamaya ilişkin iddianame: 7 kişi hakkında 22 yıl hapis istendi
Sakarya’nın Hendek ilçesinde 3 Temmuz’da meydana gelen, 7 işçinin hayatını kaybettiği, 127 işçinin yaralandığı havai fişek fabrikasındaki patlamaya ilişkin hazırlanan bilirkişi raporu tamamlandı. Patlama büyüklükleri, sayısı ve zamanlarının belirlenmesi amacıyla 11 kişiden oluşan heyet tarafından hazırlanan 200 sayfalık bilirkişi raporu, Hendek Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildi.
Sakarya Üniversitesi kampüsünde yer alan SAU1 deprem kayıt istasyonu geniş bant kayıtlarının incelendiği belirtilen raporda, 4 büyük patlama sürecinin gerçekleştiği, patlamaların evresinin 1 dakika 54 saniye sürdüğü bildirildi.
Bilirkişi raporunda, en büyük patlayıcı miktarının 5 bin 700 kilogram gök bombası (13 ton 396 kilogram TNT’ye eş değer) olduğu ve 19 metre çapında çukur oluşturduğu belirtildi.
Patlayıcı mamullerin muhafaza edildiği depolarda herhangi bir olası patlama, parlama ve yangın etkilerine karşı yapısal anlamda hiçbir önlem alınmadığının, hepsinin patlamadan sonra büyük yangında kullanılamaz hale geldiğinden anlaşıldığına dikkati çekilen raporda, söz konusu depolar arasında herhangi bir sütre yapılmadığı gibi güvenlik mesafelerine de dikkat edilmediğinin belirlendiği kaydedildi.
Havai fişek fabrikasının yerleşkesinde bir sığınak yapısına ait proje hazırlandığı ve resmi makamlarca onaylanmasına rağmen bu tür elzem ve önemli bir yapının sahada inşa edilmediğinin belirlendiği anlatılan raporda, “İdari binanın ikinci katına ait kullanım ruhsatı olmadığı gibi arazinin kuzeyinin uç kısmında depo amaçlı kullanılan irili ufaklı baraka türünden yapıların da ruhsat kayıtlarına ulaşılamamıştır.” tespitinde bulunuldu.
Raporda, yıkılmamış binalarda yapılan incelemelerde parlama, patlama tehlikesi olan binalarda kıvılcım çıkarabilecek elektrikli cihazlar konulduğu, tehlike bölgelerine uzatma kablolarıyla elektrik çekildiği, makine tamiratları yapılırken elektrik bağlantılarında güvenlik kurallarına uyulmadığı, bağlantı noktalarında sızdırmazlık özelliğinin bozulduğu, statik elektriğe karşı yeterli tedbirlerin alınmadığı, çalışanların kontrolünün muntazaman yapılmadığı, gelişen teknolojiyi kullanarak alınabilecek güvenlik tedbirlerinin alınmadığının görüldüğü bildirildi.
İş sağlığı ve güvenliği hukuku bakımından düzenlenen yükümlülüklerin tam olarak sağlanmadığının anlaşıldığına işaret edilen bilirkişi raporunda, iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması için gerekli olan tüm önlemlerin alınmadığı sonucuna ulaşıldığı vurgulandı.
Raporda, patlayıcı materyallerin depolandığı toplam alanın 2 bin 400 metrekare olduğu belirtilerek, “Depo başına yaklaşık 6 ton patlayıcı/kimyasal içerik bulunduğu görülmektedir. İlgili mevzuata göre bu depoların minimum 2 ton kapasiteli patlayıcı madde muhafaza yapıları olarak ele alınması gerekirdi.” ifadeleri yer aldı.
Bu haber en son değiştirildi 31 Ağustos 2020 13:01 13:01
Filmden ilk çıktığımda ben de bu duygusal yoğunluğun izleyiciyi çok yorduğunu ve onu manipüle ettiğini…
2026 sonbaharından itibaren, tüm Florida ortaokul ve lise öğrencileri komünizmin tarihi üzerine yıllık bir sosyal…
Doğan Avcıoğlu’nun öncülüğü, Cumhuriyetçiliğin ancak objektif koşulları doğru kavrayan bir entelektüel birikimle yapılabilecek olan sözcülüğü,…
Bilimsel sosyalizmin kurucusu, işçi sınıfının önderi Karl Marx ölümünün 143. yılında Komünizm ideali ve sosyalist…
Irak’ın başkenti Bağdat’taki ABD Büyükelçiliği, insansız hava aracıyla düzenlenen bir saldırının hedefi oldu.
DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, belediyelere yönelik operasyonların “usul olarak siyasi” göründüğünü söyledi ancak…