Reklam
Kategoriler: Kadın

Aleyna Çakır’ın şüpheli ölümüyle ilgili soruşturmada polis raporu çelişkisi

Reklam

Ankara’da 21 yaşındaki Aleyna Çakır’ın  ölü bulunduğu evinin önündeki kamera kayıtlarına ilişkin 2 farklı polis raporu soruşturma dosyasına girdi. Aynı kamera görüntüleri izlenerek hazırlanan ilk raporda Çakır’ın öldüğü apartmanın önünde 2 kişi, ikinci raporda ise tek kişi olduğu belirtildi.

Geçen 3 Haziran’da Keçiören ilçesindeki evinde ölü bulunan Aleyna Çakır’ın ölümüyle ilgili soruşturma sürdürülüyor. Çakır’ın sevgilisi olduğu belirtilen 22 yaşındaki Ümitcan Uygun’un olay anında evde olup olmadığını tespit etmek için istenilen HTS kayıtları analizi ve güvenlik kamerası görüntülerine ilişkin hazırlanan 2 rapor dosyaya girdi.

İLK RAPORA GÖRE GÖRÜNTÜLERDE 2 KİŞİ VAR

Çakır’ın evinin karşısındaki binaya ait güvenlik kamerasından alınan görüntülere ilişkin ilk polis raporu 8 Haziran’da, yani olaydan 5 gün sonra hazırlandı. Görüntüleri izleyen 2 polis memurunun hazırladığı ‘CD İzleme ve İnceleme Tutanağı’na göre, Çakır’ın öldüğü 3 Haziran gecesi saat 01.05 sıralarında beyaz renkli bir otomobilden inen 2 erkek binaya doğru ilerledi, ardından siyah renkli bir araç olay yerinden hareket ederek uzaklaştı. Tutanakta bu durum, “3 Haziran günü saat 01.05 sıralarında söz konusu bina önüne plakası net olarak görünmeyen, beyaz renkli bir otomobilin geldiği, karanlıktan dolayı eşkalleri net anlaşılmayan 2 erkek şahsın araçtan indiği şahısların binaya doğru ilerledikleri, 2 dakika sonra plakası net olarak anlaşılmayan siyah renkli bir aracın da belirtilen yerden hareket edip uzaklaştığı, havanın karanlık olduğu, güvenlik kamerasının olay yerinin tamamını görmediği, olay anı ile ilgili görüntülerin bu şekilde güvenlik kamerasına yansıdığı anlaşılmıştır” şeklinde anlatıldı.

İKİNCİ RAPORDA SADECE ÜMİTCAN UYGUN VAR

Olaydan yaklaşık 3,5 ay sonra, şüpheli ifadeleri, kamera kayıtları ve HTS kayıtları değerlendirilerek hazırlanan ikinci raporda ise, Çakır’ın öldüğü geceye ait aynı kamera görüntüleri için farklı tespitlerde bulunuldu. Emniyetin HTS kayıtları analizinde olay gecesi Çakır’ın evinin önünde tek kişi olduğu kaydedilerek, “İfade ve kamera kayıtları birlikte değerlendirildiğinde kamera açısına giren hacback tipi açık renkli aracın Musa C.Ö.’ye ait olduğu, araçtan inerek Sema Esen (Aleyna Çakır) isimli şahsın ikametinin bulunduğu kısma giden ve burada bulunan araç ile çıkan şahsın Ümitcan Uygun olduğu değerlendirilmektedir” denildi.

Ümitcan Uygun, Çakır’ın ölümüyle ilgili verdiği ifadesinde, dışarıda yemek yedikten sonra Çakır’ı gece evine bıraktığını, daha sonra başka bir arkadaşının evine gidip, birlikte alkol aldıklarını söylemişti.

İKİNCİ TELEFON ŞÜPHESİ

Dosyaya giren HTS kayıtları incelendiğinde ise, Ümitcan Uygun’un cep telefonunun 3 Haziran gecesi 00.57 – 01.13 ve 01.13 – 08.59 saatleri arasında kapalı olduğu tespit edildi. Ancak olay ile ilgili ağabeyi Erol Uygun ve arkadaşı Mehmet Can Çiftçi’nin verdiği ifadeler dikkat çekti.

HTS kayıtlarına göre Uygun’un cep telefonu sabah 08.59’a kadar kapalıyken, ağabeyi Erol Uygun olay gecesine ilişkin ifadesinde “01.30 sıralarında kardeşim Ümit beni telefonumdan arayarak ne yaptığımı sorduğunda ben de ‘eşimle kavga ettim canım sıkkın’ dedim o da bana hitaben ‘geldim evin önündeyim aşağı in’ dedi, aşağı indiğimde Ümit’in arkadaşına ait olduğunu bildiğim siyah renk bir Şahin marka araçla Ümit’in beni beklediğini gördüm” dedi. Mehmet Can Çiftçi de ifadesinde, 3 Haziran günü tahminen 02.00 sıralarında ben Ümit ile telefonda konuştuklarını söyledi.

Çakır ailesinin avukatı Umur Yıldırım, kamera kayıtlarına ilişkin raporlardaki çelişkiye ilişkin ve Ümitcan Uygun’da ikinci cep telefonu olma ihtimalinin araştırılması için savcılığa dilekçe vereceği belirtildi.

Reklam

Önceki Haberler

ABD ve İran görüşmeleri Pakistan’ın İslamabad kentinde yapılacak

ABD ve İsrail'in İran'a saldırılarının ardından 8 Ubatta Trump'ın "ateşkes" ilan etmesiyle başlayan süreçte Pakistan'ın…

11 Nisan 2026 13:35

“Tam bağımsız Türkiye için NATO’ya hayır!” imza kampanyasına yoğun destek

Çağrı metninde, "2026 yılında NATO Zirvesi’ne ülkemizin ev sahipliği yapmasını istemiyoruz. Temmuz ayında Ankara’da yapılması…

11 Nisan 2026 11:46

Amasız fakatsız laiklik

Gezi olayları bir tesadüf değil, Cumhuriyet ve laikliğe karşı girişilen uygulamalara tepki anlamına geliyordu. Bu…

11 Nisan 2026 00:13

Laiklik ve emek mücadelesi: İşçi sınıfının neden laiklik bayrağına ihtiyacı var?

Laiklik kavramsal olarak toplumsal ve kültürel alanla ilgili görünüyor olsa bile, laikliğin din ve inanç…

11 Nisan 2026 00:07

Feminist yaklaşımlar ve laikliği yeniden hatırlamak

Cumhuriyeti, laikliği militarizm ve despotik sıfatlarıyla yaftalayan, Siyasal İslam’ın yükselişini demokrasi heyecanı ile karşılayan, karşı…

10 Nisan 2026 23:58

İnanç özgürlüğünün yanında irticanın karşısındayız

Bugüne kadar doğrudan şeriat talep etmekten kaçındılar, özgürlüklerden dem vurdular, mağduru oynadılar. Zamanı geldiğini düşündükleri…

10 Nisan 2026 23:50
Reklam