Reklam
Kategoriler: İç Açı

Ankara Barosu: Ülke genelinde sokağa çıkma yasağı derhal ilan edilmelidir

Reklam

Ankara Barosu yaptığı açıklamada, koronavirüs salgını nedeniyle başlatılan “bağış kampanyası” yerine sosyal devletin gereklerinin yerine getirilmesi çağrısı yaptı.

Baro’nun açıklamasında salgının önüne geçilmesi için sokağa çıkma yasağının bir an önce hayata geçirilmesini istendi. Açıklamada, desteğe ihtiyacı olan her vatandaşın beyanı yeterli görülerek, insan onuruna yaraşır şekilde yaşamalarını sürdürmeleri için salgın süresince nakdi ve ayni destek verilmesi çağrısı yapılırken “Kira ödemeleri durdurulmalı, doğalgaz,su,elektrik ve internet ücretsiz sunulmalıdır” denildi.

Ankara Barosu’ndan yapılan açıklamada şu ifadeler kullanıldı:

“Her türlü ayırt edici nitelikten bağımsız olarak hayatta kalma savaşında eşitlenen tüm insanlığın yaşamakta olduğu küresel kriz, içinde bulunduğumuz her günü tarihin yüzyıllar önce vebayla sınandığı sayfalarına eklemeye devam etmektedir.

Devletlerin devlet olmakla üzerlerine almış oldukları her türlü sorumluluk; coğrafyadan bağımsız olarak artık hiç olmadığı kadar görünür haldedir. Devletlerin hayati sorumluluğu, dünyanın her yerinde öncelikle bireyleri ve kitleleri yaşatmaya evrilmiştir. Devamının sağlanmasının birincil hedef olduğu yaşamlarımız ise insan onuru temelinde sürmelidir. Bu sorumluluk, devletleri devlet yapan temel felsefenin savaşta, barışta ve her türlü mücbir sebepte bizzat merkezindedir.

Bugün, Kovid-19 Küresel Salgını sebebiyle dünya üzerinde yaşayan neredeyse her meslek grubu, tüm insanlıkla birlikte tehlikededir. Varlık sebebi; bizzat halkın mevcudiyetinden, hukuktan, adaletten ve insanların oluşturduğu düzenlerin kendisinden kaynaklanan biz avukatlar da aynı tehlike altındayız.

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, ikinci maddesiyle devletin nitelikleri arasında “sosyal” niteliğini değişmez hüküm altına almış ve beşinci maddesiyle Devletin temel amaç ve görevleri arasında “Kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddî ve manevî varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmak.” olduğunu düzenlemiştir.

Bugün salgının geldiği boyut ve ekonomik kaos, Sayın Cumhurbaşkanı’nın başlattığı bağış kampanyasının ötesine geçmiştir. Kişisel bağışların değil devlet politikalarının çözmeye muktedir olduğu bu kriz, başlangıcından sonuna lütfa ve merhamete değil toplanan vergiler temelinde etkin devlet politikalarına ihtiyaç duymaktadır. Kaldı ki; sosyal hukuk devleti ve sosyal adalet, Türkiye Cumhuriyeti’ne vatandaşlık bağıyla bağlı her vatandaşın en kıymetli güvencelerinden biridir ve siyasal iktidarların merhamet ya da lütuf sınırlarına tabi değildir.

Bizler, Anayasa’dan aldığımız hak, yetki ve güvencelere dayanarak, her vatandaşın insan onuruna yaraşır şekilde yaşaması ve mesleklerini devam ettirmeleri için tarihin önünde yetkili, görevli ve sorumlu mercilerden aşağıdaki taleplerde bulunmayı kendimize hak, mesleğimize borç görüyoruz:

1.Söz konusu olan insan hayatıdır ve ülke çapında sokağa çıkma yasağı ivedilikle, derhal, bir gün dahi geç kalınmadan ilan edilmelidir. Kamu sağlığı birey farkındalığına indergenemeyecek kadar hayati öneme sahiptir.

2.Desteğe ihtiyacı olan her vatandaşın beyanı yeterli görülerek, insan onuruna yaraşır şekilde yaşamalarını sürdürmeleri için salgın süresince nakdi ve ayni destek verilmelidir. Kira ödemeleri durdurulmalı, doğalgaz,su,elektrik ve internet ücretsiz sunulmalıdır. Bu desteğin zamanı, şimdiye kadar vatandaşların ödedikleri vergilerin vücut bulacağı en insani ana tekabül etmektedir.

3. Zorunlu mal ve hizmet üretimi dışında bütün işler salgın süresince durdurulmalı, işvereni destekleyici tedbirler alınmalı ve çalışanların tamamına şartsız olarak kısa çalışma ödeneği bağlanmalıdır.

4.Sağlık güvencesi, küresel kriz tamamıyla geçene kadar her vatandaş için sınırsız ve prim borcundan muaf tutulmalı ve bu süreçte her vatandaşın sigorta ve bağkur primleri ödenmiş kabul edilmelidir. Çünkü söz konusu olan insan hayatıdır ve dünyanın bütün devletleri insanı ve insanlığı yaşatmak için kurulmuştur.

Bizler; yarın çok geç olmadan, Anayasa’dan ve sadece insan onurundan aldığımız hak, yetki ve güvencelere dayanarak tüm bu taleplerimizi tarih ve kamuoyu önünde tüm yetkili mercilerden büyük bir kararlılıkla talep ederiz.”

Reklam

Önceki Haberler

Fahrettin Altun’a yeni görev iddiası

AKP'li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın İletişim Başkanlığı'ndan alıp TİHEK Başkanlığı'nda görevlendirdiği Fahrettin Altun’un sürpriz bir göreve atanacağı…

6 Şubat 2026 17:16

TBMM’deki deprem oturumuna sadece 45 milletvekili katıldı

6 Şubat Kahramanmaraş depremlerinin yıl dönümünde TBMM'de gerçekleştirilen özel oturum, milletvekillerinin düşük katılımıyla gündeme oturdu.

6 Şubat 2026 15:22

Boğaziçi’nde ‘kayyım rektör’ protestosuna katılan mezunların okula girişi yasaklandı

Boğaziçi Üniversitesi Rektörlüğü, “kayyım rektör” atanmasına karşı düzenlenen nöbete katıldıkları gerekçesiyle bazı mezunların üniversiteye girişini…

6 Şubat 2026 14:23

Bakan Tunç, deprem davalarındaki son durumu açıkladı

Adalet Bakanı Tunç, "deprem davalarına" ilişkin açıklama yaptı. Tunç, ceza yargılamaları hakkında 2 bin 673…

6 Şubat 2026 14:18

Beyaz Saray: ICE’ın ara seçimlerde sandıkların çevresinde olmayacağının garantisi yok

Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt, Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza görevlilerinin kasımdaki ara seçimlerde oy verme…

6 Şubat 2026 14:15

Erdoğan’dan 6 Şubat depremi mesajı: Sözümüzü tuttuk, ihya ettik

Depremin yıldönümünde sosyal medya üzerinden açıklama yapan AKP'li Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sözümüzü tuttuk, ihya ettik” dedi.

6 Şubat 2026 14:13
Reklam