Dünya sürekli yayılan ve şimdiye dek çok sayıda kişinin hayatını kaybetmesine yol açan yeni tip koronavirüs (COVİD-19) salgınına karşı mücadelenin yollarını ararken, Türkiye’de ‘bilim insanı’ denilen bazı kişiler ise bu çabaya ortak olmak yerine insanlık dışı tepkilerle öne çıkmanın peşine düşüyor.
Son açıklamalara göre en az 14 kişinin virüs nedeniyle öldüğü, 100’e yakın kişide ise vakanın tespit edildiği İran’da yaşanan durum sınır komşumuz olması nedeniyle Türkiye’yi de doğrudan ilgilendiriyor. Ancak durum böyle olmasa dahi insanlığın ortak sorunu olarak algılanması ve kaygı duyulması gereken bu salgın, gerici zihniyet tarafından bir “intikam” ve “ceza” olarak addedilip sevindirebiliyor.
İşte Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Sinan Kıvrak, Twitter üzerinden yaptığı utanç verici paylaşımla bu zihniyetin örneğini gösterdi.
Sinan Kıvrak, İran’ı “Viran olasın İran, sırf mezhebinden dolayı katlettiğin çocukların hesabını Allah elbet soracak, yeryüzündeki ordular yapmazsa yerin altından ve üstünden üstüne bela yağacak.” ifadelerini kullanarak hedef aldı.
Salgın için “Allah’ın hesap sorması”ymış gibi akıl ve bilim dışı yorumlar yapan Kıvrak, paylaşımının devamında da mezhepçilik kusarak “Tedbir amaçlı İranlılara ve irancılara virüs salgını geçinceye kadar yaklaşmayın. Sonrasında da geçerli.” dedi.
Bu haber en son değiştirildi 26 Şubat 2020 15:27 15:27
ABD ve İsrail'in İran'a saldırılarının ardından 8 Ubatta Trump'ın "ateşkes" ilan etmesiyle başlayan süreçte Pakistan'ın…
Çağrı metninde, "2026 yılında NATO Zirvesi’ne ülkemizin ev sahipliği yapmasını istemiyoruz. Temmuz ayında Ankara’da yapılması…
Gezi olayları bir tesadüf değil, Cumhuriyet ve laikliğe karşı girişilen uygulamalara tepki anlamına geliyordu. Bu…
Laiklik kavramsal olarak toplumsal ve kültürel alanla ilgili görünüyor olsa bile, laikliğin din ve inanç…
Cumhuriyeti, laikliği militarizm ve despotik sıfatlarıyla yaftalayan, Siyasal İslam’ın yükselişini demokrasi heyecanı ile karşılayan, karşı…
Bugüne kadar doğrudan şeriat talep etmekten kaçındılar, özgürlüklerden dem vurdular, mağduru oynadılar. Zamanı geldiğini düşündükleri…