Çiftlik kredisi çekmek için aldığı hayvanlar açlık ve susuzluktan öldü!
Antalya’nın Döşemealtı ilçesinde bir arazideki kafesler içinde bakımsız bırakılan 100’e yakın kaz ve tavuk sıcak havada açlık ve susuzluktan öldü.
İddiaya göre bir kişi bankadan çiftlik kredisi çekmek için 100’e yakın kaz ve tavuk satın aldı. Kiraladığı araziyi de çitle çeviren kişi, krediyi çektikten sonra kaz ve tavukları ölüme terk etti. Bir süre sonra sıcak havanın da etkisiyle açlık ve susuzluktan kazların tamamı, tavukların da bir kısmı öldü. Çevreye yayılan kötü koku üzerine vatandaşlar rahatsız olunca korkunç manzara ortaya çıktı.
Kötü manzara karşısında ilgili yerlere şikayette bulunacaklarını belirten Antalya Candost Derneği Başkanı Arife Yanık, “Bu resmen cinayet. İnsanla hayvan öldürmenin hiçbir farkı yok. Bunu her ne amaçla yaptılarsa yazıklar olsun. Her yere şikayet edip takipçisi olacağız” dedi.
Bölgede kavga eden köpekleri ayırmaya gelen ve durumu fark eden gençler ise, “Bu hayvanların bir çoğu ölmüş, gerisinin yaşamasını istiyoruz. Hayvanların, bu sıcakta başı boş, sahipsiz bırakılması doğru değil. Havalar aşırı sıcak. Tel örgünün arkasındaki sahipsizce bekleyen hayvanlar öldü. Bu manzara çok kötü. Bu da bir canlı insandan farkı yok. Bu hayvanların yaşamaya hakkı vardı. Ağır bir koku da etrafa yayılmış durumda.” diye konuştu.
Bu haber en son değiştirildi 14 Eylül 2020 09:45 09:45
ABD ve İsrail'in İran'a saldırılarının ardından 8 Ubatta Trump'ın "ateşkes" ilan etmesiyle başlayan süreçte Pakistan'ın…
Çağrı metninde, "2026 yılında NATO Zirvesi’ne ülkemizin ev sahipliği yapmasını istemiyoruz. Temmuz ayında Ankara’da yapılması…
Gezi olayları bir tesadüf değil, Cumhuriyet ve laikliğe karşı girişilen uygulamalara tepki anlamına geliyordu. Bu…
Laiklik kavramsal olarak toplumsal ve kültürel alanla ilgili görünüyor olsa bile, laikliğin din ve inanç…
Cumhuriyeti, laikliği militarizm ve despotik sıfatlarıyla yaftalayan, Siyasal İslam’ın yükselişini demokrasi heyecanı ile karşılayan, karşı…
Bugüne kadar doğrudan şeriat talep etmekten kaçındılar, özgürlüklerden dem vurdular, mağduru oynadılar. Zamanı geldiğini düşündükleri…