Ali Erbaş'tan din görevlilerine sosyal medya çağrısı
‘Camiler ve Din Görevlileri Haftası’nın açılışında konuşan Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş, “Dini kavramları bağlamından kopararak kendi menfaat ve emelleri doğrultusunda kullanan din istismarcılarıdır. Maalesef bugün bazı şahıs ve gruplar tarafından İslam’la, ilimle ve hakikatle hiçbir alakası bulunmayan birtakım işler, rüyalar, saçmalıklar, sahte kişilikler ve gizemli söylemlerle insanların duyguları sömürülmekte; inançları istismar edilmektedir” dedi.
Ayasofya’nın avlusunda konuşan Diyanet İşleri Başkanı Erbaş, konuşmasına şöyle devam etti:
“Bir yerde şiddete davet eden, tekfir ve tehdit eden bir dil, İslam coğrafyasında kavga ve tefrikaya çağıran bir tutum varsa orada Müslümanca bir feraset, basiret, davranış ve ahlak yok demektir.
Diğer yandan istismar sadece dini alanla sınırlı değildir. Algı operasyonlarıyla milli değerler ve şahsiyetleri kullanarak menfaat devşirmeye çalışması da dikkat edilmesi gereken vahim ve tehlikeli bir istismar çeşididir.
Aynı şekilde reyting adına, bütün aile, gelenek, ahlak ve inanç değerlerini hiçe sayarak şüyuu vukuundan beter çirkinlikleri ekranlara taşımak, gayrimeşru ilişkileri sıradanlaştıran, şiddeti ve istismarı teşvik eden yayınlar yapmak milletimize, medeniyetimize, nesillerimize ve geleceğimize karşı işlenen büyük bir suçtur, pervasızlıktır, sorumsuzluktur.”
İsimleri sürekli cinsel istismar ve dolandırıcılıkla anılan tarikatlar için medyaya kimseyi zan altında bırakmamalıdır uyarısında bulunan Erbaş şu ifadeleri kullandı:
“Bu anlamda şunu özellikle vurgulamak istiyorum, asırlardan beri doğru dini bilgi ve yöntemle hizmet eden, Kur’an-sünnet çizgisinden ayrılmayan, hayır hasenat yapan, garip gurebaya yardım eli uzatan, vatana-millete hizmet eden nice insanın yetişmesine katkıda bulunan örnek ve önder şahsiyetler, gruplar, STK’lar, irfan mektepleri asla zan ve töhmet altında bırakılmamalıdır.”
ABD ve İsrail'in İran'a saldırılarının ardından 8 Ubatta Trump'ın "ateşkes" ilan etmesiyle başlayan süreçte Pakistan'ın…
Çağrı metninde, "2026 yılında NATO Zirvesi’ne ülkemizin ev sahipliği yapmasını istemiyoruz. Temmuz ayında Ankara’da yapılması…
Gezi olayları bir tesadüf değil, Cumhuriyet ve laikliğe karşı girişilen uygulamalara tepki anlamına geliyordu. Bu…
Laiklik kavramsal olarak toplumsal ve kültürel alanla ilgili görünüyor olsa bile, laikliğin din ve inanç…
Cumhuriyeti, laikliği militarizm ve despotik sıfatlarıyla yaftalayan, Siyasal İslam’ın yükselişini demokrasi heyecanı ile karşılayan, karşı…
Bugüne kadar doğrudan şeriat talep etmekten kaçındılar, özgürlüklerden dem vurdular, mağduru oynadılar. Zamanı geldiğini düşündükleri…