Reklam
Kategoriler: İç Açı

Eğitim-Sen’den açıklama: Karanlığa teslim olmayacak, geleceğimiz için mücadele edeceğiz

Reklam

Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim-Sen), AKP’nin son dönemde hızlanan dinselleşme adımları ve Diyanet kanalıyla laikliği hedef alan çıkışlarına karşı bir açıklama yaptı.

“Yaratılmak İstenen Karanlığa Teslim Olmayacak, Geleceğimiz İçin Mücadele Edeceğiz!” başlıklı açıklamada,  “Yaşadığı güç kaybını durdurmaya çabalayan siyasi iktidar çareyi muhafazakâr ve milli görüş geçmişli tabanının hassasiyetlerini harekete geçirmekte buldu. Siyasi iktidar, 2023 hedeflerinden uzaklaşılmadığı ve bu hedeflerin hala gerçekleşebilir olduğu düşüncesinin güçlendirilmesini ve bu konuda oluşturulacak beklentiyi olası bir dağılmayı engelleyecek en önemli unsur olarak kabul etmektedir. Bu nedenle de Ayasofya’nın cami olarak kullanıma açılması başta olmak üzere siyasal İslam’ı güçlendirme hedefi ile çeşitli adımlar atılmaktadır. Ayasofya ile beraber hilafet ve Latin alfabesi tartışmalarını ve İstanbul Sözleşmesi’nden çıkılmasına dair kamuoyunu ikna etme çabalarını, Mustafa Kemal Atatürk’e ve Cumhuriyet’in kazanımlarına dönük saldırılar izlemektedir. Tüm yaşananlar siyasi iktidarın geleceğini garanti altına almak için nafile şekilde yeni rejimi inşa etme çabalarından başka bir şey değildir.” denildi.

Siyasi iktidarın kendisini değişmez ve seçeneksiz kılacak yeni bir rejimi inşa etmek için kullandığı en önemli araçlardan birinin eğitim olduğuna dikkat çekilen açıklamada, “Bu nedenle de eğitim ve yükseköğretim alanına yönelik sürekli bir değişim, dağılma ve yeniden oluşturma süreci izlenmektedir.” denilerek eğitim alanında yaşanan adımlar şöyle sıralandı:

  • İmam hatip okulları temel okullar haline getirilmeye çalışılmaktadır. Okullaşma politikaları ve yerleştirme sistemi bu hedefe göre yeniden yapılandırılmaktadır.
  • Öğretim programlarının içerikleri bilimsellikten uzaklaştırılmakta, dini bir bakış açısıyla sürekli yeniden yapılandırılmaktadır.
  • Dini vakıf ve derneklerle yapılan iş birlikleri, imzalanan protokoller aracılığıyla eğitim hizmeti bu yapılara devredilmekte; devlet bu alanda bulunan görevlerini dini oluşumlara bırakmaktadır.
  • Eğitim yöneticilerinin belirlenmesinde liyakat değil siyasi iktidara sadakat ve sendikal, siyasal yakınlık etkili olmaktadır.
  • Tüm okullarda mescit açılması başta olmak üzere örtük müfredat uygulamaları ile “din” referanslı bir yaşam normalleştirilmeye çalışılmaktadır.
  • Zorunlu din dersleri ve seçmeli derslerle ilgili düzenlemelerle öğrencilerin sürekli dini içerikli dersler alması sağlanmaya çalışılmaktadır.
  • Ders kitapları ve araçlarının içerikleri dini referanslarla oluşturulmaktadır.
  • Öğretmen alımında uygulanan mülakat sistemi ile siyasal iktidarın makbul görmediği öğretmenler elenmektedir.
  • Öğrenci yurtları ve pansiyonları tarikatlarca kuşatılmakta ve kontrol altına alınmaya çalışılmaktadır.
  • Okul bahçelerinin namazlar için kullanılmaya başlanması, öğretmenlerin namazlarda görevlendirilmesiyle yeni rejim görünür hale getirilmeye çalışılmaktadır.
  • Eğitim yöneticileri başta olmak üzere kamu yöneticileri öğrencilerin imam hatip okullarına gitmesi için yoğun çaba göstermektedir.
  • Diyanet İşleri Başkanlığı adeta gölge eğitim bakanlığı gibi çalışmaktadır.
  • Yaşam şeklimiz, bilim, sanat, felsefe, laiklik, hayallerimiz, eşit ve özgür bir gelecek düşümüz dâhil hayatın her alanı tahrip edilmektedir. “Muktedir”, oluşturmaya çalıştığı korku iklimi ile bizlerin de derin bir sessizliğe ve suskunluğa girmesini beklemektedir. “Egemen” bizi susan, soru sormayan, eleştirmeyen, hakları ve özgürlükleri için mücadele etmeyen, itaat eden milyonlar olarak görmek istemektedir.

Yaratılmaya çalışılan bu karanlık karşısında kimsenin umutsuzluğa kapılmaması gerektiği belirtilen açıklamada “Laikliğin kalan kırıntılarına karşı dozu artan bir şekilde dinselleştirme, piyasalaştırma saldırısını sürdüren siyasi iktidara karşı eğitim alanında gereken direnci, mücadeleyi dün olduğu gibi bugün de ısrarla sürdüreceğiz. Siyasi iktidarın eğitim alanında yapmak istediklerine karşı halkımızın çağrımıza kayıtsız kalmayacağına yürekten inanıyoruz.” denildi.

Açıklama, “Biliyoruz ki, laiklik mücadelesi geleceğimizi savunmak demektir. Eğitim yeni rejimin kurucu unsuru olarak kullanılmaktadır. Bu nedenle, eğitim alanında yürütülecek mücadele de ortak geleceğimiz, aydınlık yarınlar içindir. Eğitim Sen olarak bulunduğumuz her yerde eğitim alanının mücadele alanına dönüştürülmesinin bugünün en acil görevi olduğunun farkındayız. Şimdi yapılması gereken yan yana gelmek, sözümüzü ortaklaştırmak ve geleceğimiz için ayağa kalmaktır.” ifadeleriyle son buldu.

Bu haber en son değiştirildi 31 Temmuz 2020 10:15 10:15

Reklam

Önceki Haberler

Trump’tan tehdit: İran’dan dönerken Küba meselesini de halledeceğiz

Trump, İran’la yaşanan çatışmanın ardından Küba’yı gündemine alacağını ve anlaşma sürecinde Dışişleri Bakanı Marco Rubio’yu…

24 Ekim 2026 12:56

Sarıgül soruşturması: 3 kişi daha tutuklandı, koruması dahil 2 kişiye ev hapsi verildi

İstanbul’da kara para aklama iddiasıyla yürütülen soruşturmada adliyeye sevk edilen 5 kişiden 3’ü daha tutuklandı.…

24 Ekim 2026 12:17

ABD ambargosunun ağır bilançosu: Küba nefessiz bırakılıyor!

Küba Dışişleri Bakanlığı, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu'nun A/RES/80/4 sayılı kararı doğrultusunda hazırlanan "Küba 2026…

23 Ekim 2026 19:09

Eğitimci Yeliz Toy MESEM’lerdeki yaşanan çocuk ölümlere karşı çıktığı için ifade verdi

Eğitim-İş Genel Özlük-Hukuk ve TİS Sekreteri Yeliz Toy, hakkında başlatılan soruşturma kapsamında ifade verdi. Toy…

23 Ekim 2026 18:29

ABD 850 adet F-25 için anlaşma sağladı

Pentagon, 850 adet F-35 üretimi konusunda Lockheed Martin ile çerçeve anlaşmaya vardı. Öte yandan Rusya'dan…

23 Ekim 2026 17:47

Girne’deki gemi faciasında kara kutu kayıtları ortaya çıktı

Girne’de 27 kişinin yaşamını yitirdiği gemi kazasına ilişkin kara kutu kayıtlarında, mürettebatın teknik arızalardan ve…

23 Ekim 2026 17:41
Reklam