Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi’nde akademisyen alımlarında konulan “özel şartlar” dikkat çekti.
Üniversitenin ilahiyat fakültesinee alınacak doçent için “Rus Ortodoks kilisesi konusunda çalışmaları olmak” özel şartı konuldu. Bu şartı taşıyan ve aynı üniversitede çalışan tek akademisyen Şir Muhammed Dualı göreve atandı.
Sözcü‘den Ali Ekber Ertürk’ün haberine göre, Yine İlahiyat Fakültesi için alınacak doçent için “Alevilik üzerine çalışmaları olma” özel şartı getirildi. Üniversitede bu şartı taşıyan tek kişi olan Hasan Coşkun göreve alındı.
Dikkat çeken diğer atamalar ise şöyle oldu:
Müzik Eğitimi Anabilim Dalı’na alınacak doçentlik kadrosuna, “Müzik öğretmenliğine güdülenme çalışmaları olmak” şartı getirildi. Bu şartı taşıyan tek kişi Özlem Onuk kadroya alındı.
Göz Anabilim Dalı’na alınacak bir profesör için, “Psoriasis ve KOAH da görsel uyarılmış potansiyel ve görme alanı üzerine çalışmalar yapmış olmak” şartı arandı. Bu şartı taşıyan tek kişi olan Helin Deniz Demir başvurdu ve atandı.
Tıp Fakültesi’ndeki doçent kadrosu için “Kırım Kongo Kanamalı Ateşi hastalığı üzerine moleküler seviyede çalışmaları olmak” özel şartı arandı. Bu şartı taşıyan Umut Safiye Şay Coşkun atandı.
Gıda Mühendisliği doçent kadrosunda “Temel işlemler, kinetik ve modelleme alanında çalışmaları olmak” şartını sağlayan Hilal İşleroğlu getirildi.
Bu haber en son değiştirildi 6 Mart 2020 16:32 16:32
ABD ve İsrail'in İran'a saldırılarının ardından 8 Ubatta Trump'ın "ateşkes" ilan etmesiyle başlayan süreçte Pakistan'ın…
Çağrı metninde, "2026 yılında NATO Zirvesi’ne ülkemizin ev sahipliği yapmasını istemiyoruz. Temmuz ayında Ankara’da yapılması…
Gezi olayları bir tesadüf değil, Cumhuriyet ve laikliğe karşı girişilen uygulamalara tepki anlamına geliyordu. Bu…
Laiklik kavramsal olarak toplumsal ve kültürel alanla ilgili görünüyor olsa bile, laikliğin din ve inanç…
Cumhuriyeti, laikliği militarizm ve despotik sıfatlarıyla yaftalayan, Siyasal İslam’ın yükselişini demokrasi heyecanı ile karşılayan, karşı…
Bugüne kadar doğrudan şeriat talep etmekten kaçındılar, özgürlüklerden dem vurdular, mağduru oynadılar. Zamanı geldiğini düşündükleri…