USK'dan çiğ süt kararı: Fiyatı 14,65 lira olarak belirlendi
21 Mayıs Dünya Süt Günü nedeniyle Gıda Mühendisleri Odası İzmir Şubesi yaptığı açıklamada, perakende süt fiyatlarındaki yüksekliğin tüketiciyi kayıt dışı çiğ süt alımına yönelttiğini, kontrol dışı çiğ süt tüketiminin kolera, veba, sıtma, tifo gibi hastalıklara neden olabileceğini belirtti.
Her bireyin günde ortalama iki bardak süt tüketiminin B12, B2 vitamini, kalsiyum, fosfor ve magnezyum gereksiniminin karşılanması için önemli olduğunu belirten Oda, Türkiye’deki süt üretimindeki sorunlara da dikkat çekti.
Ulusal Süt Konseyi tarafından çiğ süt tavsiye fiyatının (15 Kasım 2019 – 31 Aralık 2020 döneminde %3,6 yağlı ve %3,2 proteinli çiğ süt için) 2,30 TL/L olarak belirlendiğini vurgulayan Oda, bu fiyatın market raflarından tüketiciye ulaşana kadar 2-3 katına çıktığını kaydetti.
Fiyatlardaki yüksekliğin tüketicileri kayıt dışı üretime yönlendirdiğini belirten Oda, “Sokakta satılan sütler kayıt dışı olup satın alınmamalıdır. Ambalajsız olarak satılan bu sütlere, dayanma süresinin uzatılması amacıyla kimyasal maddeler katılabilmekte, yağı alınarak su ilave edilebilmekte veya değişik hileli işlemler uygulanabilmektedir. Bu sütler tüketiciye ulaşana kadar soğuk zincir sağlanamadığından mikroorganizma yükü artabilir. Uygun olmayan çiğ süt tüketimi birçok önemli sağlık riskini beraber getirmektedir. Veba, kolera, tüberküloz, sıtma, tifo ve malta humması çiğ sütten geçen çok önemli hastalıklardır” dedi.
Gıda Mühendisleri Odası İzmir Şubesi süt fiyatları arasındaki farkın düşürülmesinin tüketicinin sağlıklı süte erişimine hizmet edeceğini belirterek şu tavsiyelerde bulundu:
Açıklamada kimi basın yayın organlarında spekülatif bilgiler verildiğine de vurgu yapıldı:
“Basın ve yayın organlarında, izlenebilirliğin en yüksek olduğu yayın saatlerinde konunun uzmanı olmayan kişiler tarafından hiçbir bilimsel temeli olmayan, spekülatif ve bir o kadar da tehlikeli, tüketiciyi yanlış bilgilendirip, yönlendiren “medyatik” birtakım insanlar tarafından işlenmiş sütün tüketilmemesi gerektiği konusunda yoğun çaba sarf edildiği görülmektedir. Gıdada bilgi kirliliğinin önüne geçilmesi için basın yayın organları bu konu hakkında hassas davranmalıdır. Tüketicinin doğru haber alma hakkının önüne geçecek yanlış uygulamalardan vazgeçilmelidir.
Bu tür yanlış, bilimsellikten uzak ve halk arasında infiale yol açacak kadar mesnetsiz iddiaları ortaya atanlara karşı kamu kurumları, üniversiteler ve sivil toplum örgütlerinin işbirliğine ihtiyaç duyulmaktadır.
Bizler uzmanlar olarak bu konuda tüketicilerimizi doğru yönlendirmeye çalışırken; kimi "uzman"
olduğunu iddia eden kişilerce pastörize ve UHT sütün karalanması kabul edilebilir ve anlaşılır değildir.
Böylesi önemli bir gıda maddesi üzerine felaket senaryoları yazmaya ve tüketiciyi kandırmaya
kimsenin hakkı yoktur.”
İliç’te 9 işçinin yaşamını yitirdiği maden katliamının ikinci yılında Kadıköy’de bir araya gelen yurttaşlar sorumluların…
Özyürek ülkemizde yalanın gerçek haline geldiğini, kurumların kişilerin ve bir bütün olarak sömürü düzeninin yalan…
Karabük'te bir koruma polisi, cuma namazı çıkışında elinde ayakkabı ve kerata ile kaymakamı cami kapısında…
Türkiye İstatistik Kurumu, iller ve ilçeler arasındaki refah farkını ortaya koyan son verileri kamuoyuyla paylaştı.…
AKP Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Alemdar’ın, biyografisinde yer alan Doğu Akdeniz Üniversitesi’nden mezun olmadığı…
İBB Başkanı ve CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun diplomasının usulsüz iptali sonrası İstanbul Üniversitesi İşletme…