Hatay'daki yangının maden arama ruhsatı verilen yerlerde yaşandığına dikkat çekildi
Hatay Belen’de ormanlık alanda çıkan ve yerleşim yerlerine yayılan yangını söndürme çalışmaları devam ederken, doğa koruma örgütleri de son dönemde artan bu yangınların, bölgede maden arama ruhsatı verilen alanlarda yaşandığına dikkat çekti.
Her Yer Kazdağları hesabı, Twitter üzerinden yaptığı paylaşımda “766 maden ihalesinin 9’unun bulunduğu Hatay’da, ruhsatlandırılmış alanlarda çıkan yangın söndürülemiyor. Her canı kucaklayan #HatayYanıyor, canımız yanıyor” ifadeleri ile maden ruhsatlarına dikkat çekti.
Toros Kardeşliği ise yine sosyal medyadan yaptığı paylaşımda şunları yazdı:
“1) Hatay’daki yangınlar Türkiye’deki biyoçeşitliliğin önemli parçası olan Anadolu Çaprazı adlı dağ silsilesinin güneyini oluşturuyor. Bilinenden çok daha önemli bir bölge
2) Yanan alanlar yakın zamanda maden ruhsat alanları içine alındı
3) Yangın hâlâ devam ediyor #HatayYanıyor”
Geçtiğimiz ay Hatay’ın Samandağ ilçesinde yaşanan orman yangını, beşinci gününde kontrol altına alınabilmişti.
Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü (MAPEG), 68 ildeki 766 bölgede maden ruhsatı verilmesi için 24 Ağustos’ta ihale süreci başlatmıştı.
MAPEG tarafından 140. grupta ihale edilecek maden arama sahaları arasında Hatay’da; Payas, Arsuz, Belen, Dörtyol ve Hassa ilçelerinde olmak üzere 9 nokta bulunuyor.
7 Eylül tarihinde bu bölgeler için gerçekleştirilecek ihalelere karşı çıkan İskenderun Çevre Platformu, siyasi parti ve dernekler geçtiğimiz ay Arsuz’da yaptıkları eylemde Hatay’ın hiçbir bölgesinde maden aramasına izin vermeyeceklerini belirtmiş ve “Bu alanların ormanlık alan mı, mera alanı mı, tarım alanı mı, ne olduğunu bilmiyoruz. Koordinatlardan anlamaya çalışıyoruz. Ya da ne madeni olduğunu da henüz bilmiyoruz. Demir, bakır, gümüş, iyot, altın, taş kömürü, linyit… Bunların hepsi bu bölgelerden çıkabilir” demişti.
Bazıları derdi ki her devrimci hareketin merkez komitesinde mutlaka bir Yalçın Küçükçü vardır. Yalçın Küçük’ün…
İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan, ABD ile yürütülen müzakerelere ilişkin yaptığı açıklamada, "İran halkının haklarına saygı gösterirse,…
ABD ve İsrail'in İran'a saldırılarının ardından 8 Ubatta Trump'ın "ateşkes" ilan etmesiyle başlayan süreçte Pakistan'ın…
Çağrı metninde, "2026 yılında NATO Zirvesi’ne ülkemizin ev sahipliği yapmasını istemiyoruz. Temmuz ayında Ankara’da yapılması…
Gezi olayları bir tesadüf değil, Cumhuriyet ve laikliğe karşı girişilen uygulamalara tepki anlamına geliyordu. Bu…
Laiklik kavramsal olarak toplumsal ve kültürel alanla ilgili görünüyor olsa bile, laikliğin din ve inanç…