İmamlardan, maaşlarını faizsiz finans kurumlarından alma şartı getiren Diyanet'e tepki
Diyanet İşleri Başkanlığı, bundan böyle merkez ve taşra teşkilatında görevli olan personelin, maaş ve ücretlerinin faizsiz finans kurumları olan katılım bankaları tarafından ödenmesini kararlaştırdı. Bu karar, Diyanet personeli arasında görüş ayrılıklarına neden olurken, birçok ilde katılım bankası bulunmadığı için personelin güçlüklerle karşılaşacağı bildirildi.
Din görevlileri, “Bu genelge, katılım bankası olmayan yerdeki tüm imamları mağdur ediyor” dedi.
Kamu görevlilerinin aylık ve ücretlerinin, Maliye Bakanlığı Muhasebat Genel Müdürlüğü’nün belirlediği esas ve usuller çerçevesinde bankalar vasıtasıyla ödendiğini, bu amaçla kamu kurum ve kuruluşları ile bankalar arasında aylık ücret ödeme protokolleri yapıldığını hatırlatan Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş, genelgesinde şu ifadeleri kullandı:
“Bu protokoller uyarınca verilecek bankacılık hizmetlerinin yanı sıra ‘promosyon’ adı altında nakdi ek mali imkanlar da sağlanıyor. Başkanlığımızda bir komisyon oluşturulmuş ve söz konusu komisyon Başkanlık personelinin taşra teşkilatı da dahil maaş ve ücretlerinin faizsiz finans kurumları olan katılım bankalarından alınmasının uygun olacağını değerlendirmiştir. Bu itibarla, il ve ilçe müftülüklerinde yapılacak kurum maaş ödeme Protokollerimizde komisyonun tavsiyesi doğrultusunda hareket edilmesini rica ederim.”
Sözcü’den Saygı Öztürk’ün haberine göre; bir Diyanet yetkilisi, şöyle konuştu:
“Katılım bankası tarafından gönderilen 11 Kasım tarihli yazıda maaş ve promosyon anlaşması genelgeye dayanarak bildiriliyor. Örneğin bana en yakın faizsiz finans kurumu, görev yaptığım ilin dışında. 190 kilometre uzaklıkta. Katılım bankasının verdiği prim üç yıllığına 300 TL. Oysa görev yaptığım ilçedeki banka 1500 lira veriyor. Din görevlisi, kredi işi için başka şehre gitmek zorunda bırakılıyor.”
Bu haber en son değiştirildi 28 Kasım 2020 10:38 10:38
ABD ve İsrail'in İran'a saldırılarının ardından 8 Ubatta Trump'ın "ateşkes" ilan etmesiyle başlayan süreçte Pakistan'ın…
Çağrı metninde, "2026 yılında NATO Zirvesi’ne ülkemizin ev sahipliği yapmasını istemiyoruz. Temmuz ayında Ankara’da yapılması…
Gezi olayları bir tesadüf değil, Cumhuriyet ve laikliğe karşı girişilen uygulamalara tepki anlamına geliyordu. Bu…
Laiklik kavramsal olarak toplumsal ve kültürel alanla ilgili görünüyor olsa bile, laikliğin din ve inanç…
Cumhuriyeti, laikliği militarizm ve despotik sıfatlarıyla yaftalayan, Siyasal İslam’ın yükselişini demokrasi heyecanı ile karşılayan, karşı…
Bugüne kadar doğrudan şeriat talep etmekten kaçındılar, özgürlüklerden dem vurdular, mağduru oynadılar. Zamanı geldiğini düşündükleri…