İstanbul Barosu Başkanı Mehmet Durakoğlu, 30 Haziran Salı günü saat 12.30’da Çağlayan Adliyesinde gerçekleştirilecek Savunma Mitingi’ne çağrıda bulundu.
AKP’nin baroların yapısı ve seçim sistemini değiştirmeye yönelik yasa tasarısına karşı avukatların mücadelesi sürüyor. Geçtiğimiz hafta Ankara’ya ‘Savunma Yürüyüşü’ başlatan baro başkanlarına polis tarafından kent girişinde müdahalede bulunulmuş, avukatların 2 günlük direnişinin ardından yürüyüşe izin verilmek zorunda kalınmıştı.
Avukatlara yönelik müdahale ve baroların yapısında değişikliğe karşı İstanbul Barosu, ‘Savunma Mitingi’ kararı aldı. İstanbul Barosu Başkanı Mehmet Durakoğlu tarafından yapılan çağrıda ”Ülkemiz yargısının teslim alınmasına yönelik çok ciddi bir tehdidin arifesindeyiz. İktidar, yasa yapma gücünü silaha dönüştürüyor. Hukuksuzluğun yasa gücüyle meşrulaştırılmasına izin veremeyiz.” ifadelerine yer verildi.
30 Haziran Salı günü saat 12.30’da Çağlayan Adliyesinin karşısındaki meydanda Savunma Mitingi’nin gerçekleştirileceği bildirilen çağrıda ”Beni bağışlayın ama bu kez gelmeye mecbursunuz. 50000 avukat olmalıyız.” denildi.
Durakoğlu’nun çağrı metni şöyle:
“Sevgili Meslektaşım; ülkemiz yargısının teslim alınmasına yönelik çok ciddi bir tehdidin arifesindeyiz. İktidar, yasa yapma gücünü silaha dönüştürüyor. Hukuksuzluğun yasa gücüyle meşrulaştırılmasına izin veremeyiz. Biz Avukatız. Bunu anlatabilmemiz gerekiyor. Sizi, çocuklarınıza gururla anlatacağınız bir direniş gününe davet ediyorum. 30 Haziran Salı günü saat 12.30’da Çağlayan Adliyesinin karşısındaki meydanda, ‘Savunma Mitingi’ yapıyoruz. Beni bağışlayın ama bu kez gelmeye mecbursunuz. 50000 avukat olmalıyız. Sevgi ve saygılarımla”
Gezi olayları bir tesadüf değil, Cumhuriyet ve laikliğe karşı girişilen uygulamalara tepki anlamına geliyordu. Bu…
Laiklik kavramsal olarak toplumsal ve kültürel alanla ilgili görünüyor olsa bile, laikliğin din ve inanç…
Cumhuriyeti, laikliği militarizm ve despotik sıfatlarıyla yaftalayan, Siyasal İslam’ın yükselişini demokrasi heyecanı ile karşılayan, karşı…
Bugüne kadar doğrudan şeriat talep etmekten kaçındılar, özgürlüklerden dem vurdular, mağduru oynadılar. Zamanı geldiğini düşündükleri…
Bir kez daha laikliği gündem yaptık. Bir yandan laiklik konusunda dinci gericilerin yalanlarını ve tezlerini…
Laiklik Meclisi'nden yapılan açıklamada "karşı devrim saldırılarının önemli parçası olan “yeni anayasa” dayatması ile ülkemiz…