Reklam
Kategoriler: Dış Açı

Jeffrey’den İdlib açıklaması: Türkiye’nin rolünün ne olduğunu hepimiz biliyoruz

Reklam

Bugün Moskova’da Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin arasında gerçekleşecek görüşme öncesinde Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı’nın düzenlediği İdlib Konferansı’nda konuşan ABD Suriye Özel Temsilsi James Jeffrey konuyla ilgili açıklamalarda bulundu.

Jeffrey, “İdlib halkıyla dayanışma duygularımızı göstermemiz lazım. Bu bölgede 3 milyon kişi var, gerçekten çok zor şartlar altında yaşıyorlar. Bir yandan Esad rejiminin baskısına maruzlar. Söz konusu rejim bir kez daha tamamen kendi vatandaşlarının umurunda olmadığını gösteriyor. Çok acımasız saldırılar düzenliyor sivillere karşı. Bu durum sadece ABD hükûmetinin görüşünü yansıtmıyor aynı zamanda başka bağımsız kuruluşlarında hazırladıkları raporlarda aynı durumu görüyoruz. Birleşmiş Milletler yetkililerine sunulacak raporlarda da bu durum tekrar ifade ediliyor. Dayanışma dediğimiz ne anlama geliyor? Öncelikle insani yardım gerekiyor. Burada daha önce görüşmemiş boyutlarda bir insani kriz yaşanıyor, 21. yüzyılın en büyük insani krizi yaşanıyor. Suriye sınırında Birleşmiş Milletler Yüksek Komiserliği de bu görüşü tekrar ifade etti. Ancak burada sadece bir insani krizden bahsetmiyoruz, bunu da unutmamamız gerekiyor. Suriye’de kimyasal silah kullanıldığını daha önce gördük. Kimyasal silah kullanımı sadece Birleşmiş Milletler kararlarının ve uluslararası anlaşmaların ihlali, kitle imha silahları kullanımın ötesine geçen bir durum söz konusudur. Esad rejiminin genel olarak attığı adımlar bütününün bir yansımasıdır” dedi.

James Jeffrey, “Rusya ve İran gibi Suriye destekçilerinin adımlarının İdlib’de kritik bir noktaya geldiğini görüyoruz. İdlib artık Suriye ihtilafının merkezi haline gelmiştir. Burada yıllarca öncesine, 1930’lu yıllara dönmemiz gerekiyor. O dönemde hatırlayacaksınız uluslararası toplumu zorlayan başka durumlarda vardı. Özellikle Güney Çin denizinde, Kırım’da huzursuzluk yaratan şeyler vardı. Ancak İdlib’de yaşananlar uluslararası sisteme bir meydan okumaktır. Ve birçok başka ülkeyi de etkilemektir. Açık veya kapalı biçimde bu sürece dahil olan bir çok sayıda ülke var. Türkiye’nin rolünün ne olduğunu hepimiz biliyoruz. Rusya, İran, Lübnan’da Hizbullah koalisyon güçleri ki başında ABD var, kuzeydoğu da ve güneyde çeşitli operasyonlar yapıyor bu güç. Aynı zamanda İsrail hava kuvvetlerinin özellikle İran’a karşı operasyonlarının olduğunu, harekatları olduğunu biliyoruz. Aynı zaman bu güçler arasında bir ihtilaf olması söz konusu. Türkiye ve Rusya’nın mesela İdlib’de böyle bir ihtilaf yaşama olasılığı çok yüksek. Bu yüzden uluslararası düzen açısından ciddi bir risk var. Söz konusu riskin kaynağı kolektif güvenliğe karşı bir tehdit olabilir, Birleşmiş Milletler şartına karşı bir tehdit olabilir ya da doğrudan bir askeri çatışma söz konusu olabilir. Böyle bir riskin yüksek olduğuna inanıyoruz biz. Bu yüzden komşu ülke olarak Türkiye’nin bazı sorumlulukları var tabi. Özellikle güvenlik konusunda Türkiye’nin bazı sorumlulukları var. Suriye’nin bütün diğer komşularının benzer sorumlulukları var. Aynı zamanda ABD’nin sorumlulukları var, Arap dünyasının var, Avrupa Birliği’nin var, NATO’nun var. Yani bütün ilgili tarafların sorumlulukları var” dedi.

Jeffrey, “Biz bütün bu ülkelerin çözüme dahil olması gerektiğine inanıyorum. Birleşmiş Milletler liderliğinde siyasi bir çözüm olmasını istiyoruz. Bir askeri çözüm kabul etmiyoruz biz. Suriye devletinin İran ile beraber yaptıklarının ne olduğunu hepimiz biliyoruz zaten. Her düzeyde çok hızlı olarak çalışmalarımızı devam ettirmemiz gerekiyor. Başkan Trump ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın direkt olarak insani yardım konusunda ne yapılacağını ele alma konusunda görüşmesi de gündem de tabi. Özellikle de en direkt yanıt olarak yapabileceğimiz şey bu. Ama bunun ötesine geçmemiz gerekiyor” şeklinde konuştu.

Jeffrey, S-400’ler konusunda da, “Çok ciddi bir endişe yaratıyor” ifadesini kullandı. Jeffrey, Washington’ın Avrupalılara, Suriye konusunda çok daha büyük bir anlaşma yapmaları konusunda baskı yaptığını ifade etti.

Bu haber en son değiştirildi 5 Mart 2020 16:08 16:08

Reklam

Önceki Haberler

Türk-İş açıkladı: Eylül ayında yoksulluk sınırı 123 bin lirayı, açlık sınırı 37 bin lirayı aştı

Türk-İş Konfederasyonu tarafından hazırlanan açlık ve yoksulluk araştırmasına göre Eylül'de açlık sınırı 37 bin 801…

30 Eylül 2026 11:20

ABD’den Küba’ya yönelik yeni yaptırımlar

ABD yönetimi, Küba'ya yönelik seyahatlere yeni kısıtlamalar getirirken, bazı finansal işlemlere ilişkin yasağı genişletti ve…

30 Eylül 2026 10:59

TÜİK gerçek işsizlik verilerini açıkladı

TÜİK verilerine göre, zamana bağlı eksik istihdam, potansiyel işgücü ve işsizlerden oluşan atıl işgücü oranı…

30 Eylül 2026 10:40

Şaşırıyor muyuz? Hayır!

Tüm bu sorunların çözümü, “sistem karşıtı” bir muhalefetle ve kapitalist sisteme son verilerek yerine emekçilerin…

30 Eylül 2026 10:27

Dubai-Tel Aviv seferinde kaçırılma iddiası yalanlandı

Flydubai’nin Dubai-Tel Aviv seferini yapan yolcu uçağının Ürdün hava sahasında önce acil durum, ardından uçak…

30 Eylül 2026 10:17

Tacir liderlerin al-ver düzeni

Siyaset ve diplomasi halkların ortak çıkarlarından giderek uzaklaşıp tacir liderlerin al-ver düzenine teslim oluyor.

30 Eylül 2026 09:58
Reklam