Reklam
Kategoriler: Sol Şerit

Komünistlerden Dünya Barış Günü açıklaması

Reklam

Komünistler, 1 Eylül Dünya Barış Günü vesilesiyle yayımladığı açıklamada, gericilik ve emperyalizme karşı mücadeleye işaret etti.

Türkiye Komünist Hareketi (TKH), “Gericilik ve emperyalizm ile mücadele etmeden barış gelmez!” başlıklı bir açıklama paylaştı. Bölgedeki yakın geçmişte yaşanan dış müdahalelerin hatırlatıldığı açıklamada, “Irak ve Afganistan ile birlikte İran’ın hedefte olduğunu biliyoruz. Yanı başımızda Suriye’yi yakıp yıkan bir savaş devam ediyor. Ukrayna’da Nazi işbirlikçilerinin artığı faşist çeteler bir iç savaşı sürdürürken eskisi gibi gündemde olmasa da Yemen’de ve Libya’da benzer şekilde iç savaşın sonu görülmüyor.” denildi.

TKH’nin Dünya Barış Günü açıklaması şöyle:

“1 Eylül günü, bir emperyalist kutup olarak dünyayı yeniden paylaşma peşindeki Alman faşizminin 1939 yılında Polonya’yı işgal ederek başlattığı ve en sonunda 1945 Mayısı’nda Sovyetler Birliği Kızıl Ordusu tarafından Alman Meclisi’ne dikilen bayrakla sona erdirilen insanlık tarihinin en büyük kıyımı İkinci Dünya Savaşı’nın başlangıcı olarak dünya halklarına barışı hatırlatmak için kutlanmaktadır.

Savaşın tarihi ve sonu barışın uzlaşmayla değil, emperyalizme direniş ve mücadeleyle elde edilen bir zaferin ta kendisi olduğunu bize göstermektedir. Bu barış, böylesi bir zaferin kazanılması için on milyonlarca komünistin ve başta Sovyet halkları olmak üzere tüm kıtalardan emekçilerin canları pahasına ortaya koydukları büyük bir fedakarlığın eseri olmuştur.

Çatışmalar ve savaşlar reel sosyalizmin çözülmesinden bu yana dünyanın dört bir yanından eksik olmadı. Emperyalist ülkeler önce eski sosyalist blok ülkelerini ve ardından “Soğuk Savaş” döneminin “üçüncü dünya” ülkelerini bağımlı kılmak üzere türlü yöntemlerle müdahalelerini sürdürüyor.

Irak ve Afganistan ile birlikte İran’ın hedefte olduğunu biliyoruz. Yanı başımızda Suriye’yi yakıp yıkan bir savaş devam ediyor. Ukrayna’da Nazi işbirlikçilerinin artığı faşist çeteler bir iç savaşı sürdürürken eskisi gibi gündemde olmasa da Yemen’de ve Libya’da benzer şekilde iç savaşın sonu görülmüyor.

Ekvador’da başarıya ulaşan Amerikancı müdahale Venezuela’yı ve Küba’yı hedefinde tutuyor. Yugoslavya’yı parçalayan NATO ve Avrupa Birliği’nin hedefinde son olarak Belarus’ta yine Nazi işbirlikçilerinin artığı faşist çetelerin başını çektiği işbirlikçiler emperyalizmin ülkeye müdahalesine maşa oluyorlar.

ABD’nin Çin’e karşı müdahaleleri bir yandan Şincan’dan Arakan’a Müslümanların yaşadığı bölgelerde cihatçı terör çeteleri üzerinden sürdürülürken bir yandan da Hindistan sınırında ve Güney Çin Denizi’nde sıcak çatışmalara varan gerilimler yaşanıyor.”

ANTİ-EMPERYALİST MÜCADELE ÇAĞRISI

“Tüm bunların ortasında ülkemiz AKP iktidarının eliyle uluslararası enerji tekellerinin çıkarları doğrultusunda şekillenen bir Doğu Akdeniz kriziyle uğraşıyor.

Tüm bu tablonun gösterdiği emperyalizmin işbirlikçileri eliyle sürdürdüğü ve savaşlara dönüşmesinden çekinmediği müdahalelerin karşısında emekçilerin tek seçeneği emperyalizmle ve onun gerici işbirlikçileriyle sonuna kadar mücadele etmektir.

Tüm dünyada adil ve kalıcı barış için sömürü düzenine ve emperyalizme karşı mücadele bir zorunluluktur. Emperyalizme, gericiliğe ve sömürü düzenine karşı yürütülmeyen bir barış mücadelesi halkları ancak köleleştirir.

Bölgemizde ve dünyada barışın egemen kılınması sermayeye, gericiliğe ve emperyalizme karşı mücadeleyi büyütmekten geçer.

Bu topraklar, anti-emperyalist mücadeleyi büyütmek için gerekli olan potansiyele sahiptir.

Ülkemizde ve bölgemizde barış, Türk, Kürt, Arap başta olmak üzere bütün emekçilerinin anti-emperyalist mücadelesiyle gelecektir.

Partimiz Türkiye Komünist Hareketi, bunun bilinciyle, bölgemizdeki bütün halkların kardeşçe yaşayacağı bir gelecek için mücadelesini yükselterek sürdürecektir.

Kahrolsun emperyalizm!

Kahrolsun gericilik!

Yaşasın barış!

Türkiye Komünist Hareketi

Reklam

Önceki Haberler

Amasız fakatsız laiklik

Gezi olayları bir tesadüf değil, Cumhuriyet ve laikliğe karşı girişilen uygulamalara tepki anlamına geliyordu. Bu…

11 Nisan 2026 00:13

Laiklik ve emek mücadelesi: İşçi sınıfının neden laiklik bayrağına ihtiyacı var?

Laiklik kavramsal olarak toplumsal ve kültürel alanla ilgili görünüyor olsa bile, laikliğin din ve inanç…

11 Nisan 2026 00:07

Feminist yaklaşımlar ve laikliği yeniden hatırlamak

Cumhuriyeti, laikliği militarizm ve despotik sıfatlarıyla yaftalayan, Siyasal İslam’ın yükselişini demokrasi heyecanı ile karşılayan, karşı…

10 Nisan 2026 23:58

İnanç özgürlüğünün yanında irticanın karşısındayız

Bugüne kadar doğrudan şeriat talep etmekten kaçındılar, özgürlüklerden dem vurdular, mağduru oynadılar. Zamanı geldiğini düşündükleri…

10 Nisan 2026 23:50

İrticaya karşı laiklik

Bir kez daha laikliği gündem yaptık. Bir yandan laiklik konusunda dinci gericilerin yalanlarını ve tezlerini…

10 Nisan 2026 23:41

Laiklik Meclisi: 98 yıl önce bugün, “Devletin dini İslam’dır” hükmü Anayasadan çıkarılarak laiklik yönünde büyük bir adım atıldı

Laiklik Meclisi'nden yapılan açıklamada "karşı devrim saldırılarının önemli parçası olan “yeni anayasa” dayatması ile ülkemiz…

10 Nisan 2026 17:59
Reklam