Kültür ve Turizm Bakanlığı, müze ücretine ve müze kartlara 1 Ocak’tan itibaren geçerli olmak üzere zam yaptı.
Yapılan zamlarla birlikte en düşük 7 lira olan müze giriş ücreti 10 liraya çıkarıldı. Söz konusu fiyat artışı, Türkiye genelindeki 94 müze ve ören yerini kapsıyor.
Bakanlık temmuz ayında da müze giriş ücretlerine ve müze kartlarına yüzde 20 oranında zam yapmıştı. Böylelikle 6 müze ve ören yeri girişleri 6 ay içinde yüzde 40 zamlanmış oldu.
CHP Antalya Milletvekili Çetin Osman Budak, yapılan zamları TBMM gündemine taşıdı. Budak, “Kültür ve Turizm Bakanlığı müze ve ören yerlerine giriş ücretlerine son iki yıldır zam üstüne zam yağdırıyor. En düşük giriş ücreti bile 10 TL oldu. Asgari ücretli bir aile hiç müzeye gitmesin mi? “ dedi.
Konuya ilişkin Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un yanıtlaması istemiyle TBMM Başkanlığına bir soru önergesi veren Budak, şu ifadelere yer verdi:
“Kültür ve Turizm Bakanlığı 2018 Ekim ayında yüzde 50, 2019 Temmuz ayında ise yüzde 20 zam yaptığı müze ücretlerine 01 Ocak 2020 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere bir zam daha yapmıştır. Bu yeni düzenlemeye göre en düşük müze bileti ücreti 7 TL’den 10 TL’ye çıkarılmıştır. Kültür ve Turizm Bakanlığı müze ve ören yerlerinin giriş ücretlerine son iki yıldır zam üstüne zam yağdırmaktadır.
Sayın Bakan, TBMM’de gerçekleşen bütçe görüşmeleri sırasında müze giriş ücretlerinin artırılmasını ‘Biz maalesef bazen fiyatları yükselttiğimiz için eleştiri alıyoruz ama halen müze giriş fiyatlarımız Avrupa standartlarının ortalamasının altında. Bizim bu fiyatları yükseltmeye devam etmemiz gerekiyor’ sözleriyle savunmuştur. Sayın Bakan ayrıca yerli turistlerin 70 TL’lik müze kartı edinmeleri konusunda tavsiyelerde de bulunmuştur.
Avrupa standartlarında ekonomik koşullara sahip olmadığımız, Türkiye’de asgari ücretin 2.324 TL olduğu göz önüne alınırsa, iki kişilik bir ailenin sadece müze karta 140 TL vermesinin çok da mümkün olmadığı görülmektedir. Bu durumda çözüm nedir asgari ücretli bir aile hiç müzeye gitmesin mi?
Öte yandan devletin en önemli görevlerinden birisi de vatandaşlarının kendi toprakları üzerindeki kültürel mirası tanımasına vereceği destektir. Kültürel alanlarda adeta bir şirket yönetir gibi ‘kâr-zarar’ hesaplamalarının yapılmasının toplumsal gelişime fayda sağlamadığı görülmekle birlikte, bu alanlarda kamu yanlısı politikalar izlenmesi sosyal bir devlet olmanın da gereğidir.
Budak, önergede şu sorulara yer verdi:
Bu haber en son değiştirildi 6 Ocak 2020 21:17 21:17
İzmir Konak'ta 2 üniversite öğrencisi, "boykot" yazılaması gerekçe gösterilerek, "Cumhurbaşkanı'na hakaret" suçundan tutuklandı.
Gaziantep Gaziantep 4. Organize sanayi bölgesinde Eruslu Global fabrikasında çalışan Cüneyt Tişkaya. 'nisan tarihinde yurt…
Türkiye Barolar Birliği'nin Ankara'daki genel merkezinde toplanan binlerce avukat 5 Nisan Avukatlar Günü'nde "Savunmanın Bağımsızlığı…
Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK), yarından itibaren elektriğe konut aboneleri için yüzde 25 zam yapılacağını…
‘Komünizm tehlikesine karşı’ ABD öncülüğünde 4 Nisan 1949’da kurulan savaş örgütü NATO, 76 yıldır katliamlar,…
Trabzon'da CHP Gençlik Kolları tarafından Ekrem İmamoğlu'na yönelik imza kampanyası için kurulan standa bıçaklı saldırı…