Prof. Dr. Necati Dedeoğlu: Birçok veri Bilim Kurulu’ndan bile gizleniyor
Prof. Dr. Dedeoğlu, 12 Eylül darbesiyle kapatılan Hıfzıssıhha Okulu’nun Epidemiyoloji Bölüm Başkanlığını da yapmış olan salgın ve afetler konusunda deneyimli bir uzman olan Prof. Dr. Necati Dedeoğlu, ülkemizde salgın yönetimine ilişkin çok önemli açıklamalarda bulundu.
Gazete Duvar‘dan Özlem Akarsu Çelik‘e konuşan Prof. Dr. Necati Dedeoğlu, “Bilim Kurulu’na sonradan davet edilen halk sağlığı öğretim üyelerinin hiçbiri salgın yönetimi konusunda uzmanlaşmış değildir. Neye göre seçildikleri bilinmemektedir.” diyor.
Halk sağlığı uzmanları, salgının ilk günlerinden beri, Çin’in yaptığı gibi gerekli işletmeler hariç tüm üretimin durdurulması ve bütün nüfusun 4-5 hafta eve kapanmasını öngören politikayı savundular. Ancak böyle bir uygulamanın ekonomik yükü ağır gelmiş olmalı’ diye konuşan Dedeoğlu, Bilim Kurulu üyelerinin görevinin çoğunlukla, yapılanlara bilimsel bir görüntü kazandırmak olduğunu söylüyor
Dedeoğlu’nun açıklamalarından bir kısmı şu şekilde;
“Öte yandan konunun en yetkin kişileri olmuş olsa da pek fark etmeyecekti çünkü arkadaşlarımızdan öğrendiğimize göre bizlerden gizlenen pek çok veri, bilgi onlardan da gizleniyor. Bunlar olmadan bir öngörüde bulunmak, politika belirlemek mümkün değildir. Zaten onların önerileri de dikkate alınmamaktadır. Örneğin, AVM’lerin açılmasına karşı çıktıklarını biliyoruz. Buna karşın yine kendi bildiklerini okudular.
Bilim Kurulu’nun başlıca görevinin çoğunlukla, yapılanlara bilimsel bir görüntü kazandırmak olduğunu düşünüyorum. Bazı basit öneriler işlerine geldiği, akılları erdiği oranda yerine getiriliyor ama pek çok şey aynen eskiden de olduğu gibi yukarıdan, tek adam tarafından kararlaştırılıyor. Örneğin, hastalık bulaştırılmasında çok olumsuz etkileri olmuş bulunan o ilk hafta sonu eve kapanma kararı tamamen Erdoğan tarafından verilmiş bir karardır. Daha sonra sürdürülen hafta sonları eve kapanma uygulamalarının da salgın bilimi açısından, hastalıkları 2-3 gün ötelemek dışında bir yararı yoktur.”
ABD ve İsrail'in İran'a saldırılarının ardından 8 Ubatta Trump'ın "ateşkes" ilan etmesiyle başlayan süreçte Pakistan'ın…
Çağrı metninde, "2026 yılında NATO Zirvesi’ne ülkemizin ev sahipliği yapmasını istemiyoruz. Temmuz ayında Ankara’da yapılması…
Gezi olayları bir tesadüf değil, Cumhuriyet ve laikliğe karşı girişilen uygulamalara tepki anlamına geliyordu. Bu…
Laiklik kavramsal olarak toplumsal ve kültürel alanla ilgili görünüyor olsa bile, laikliğin din ve inanç…
Cumhuriyeti, laikliği militarizm ve despotik sıfatlarıyla yaftalayan, Siyasal İslam’ın yükselişini demokrasi heyecanı ile karşılayan, karşı…
Bugüne kadar doğrudan şeriat talep etmekten kaçındılar, özgürlüklerden dem vurdular, mağduru oynadılar. Zamanı geldiğini düşündükleri…