Şeyhten müritlerine 'Devletin kontrol mekanizmalarında olalım' çağrısı
AKP eliyle faaliyet gösteren sayısız dinci yapılanmadan biri olan ‘Uşşaki’ isimli cemaat, devlet içerisinde kadrolaşma isteğini açıkça dile getirdi.
Uşşaki cemaati “şeyh”i olan Fatih Nurullah adlı şahıs, cemaatin Nurani Tv adlı Youtube kanalında kendisine yöneltilen “Sarık veya cübbe giymek, resmî işlerimizde engel oluşturuyorsa nasıl bir yol izlemeliyiz?” sorusuna, “devletin kontrol mekanizmaları içerisinde olalım” çağrısı yaptı.
“O kisveyi taşıyacağım diye devletten kopma yok” diyen Nurullah, laikliği yıkma hedefini de gizlemediği ifadelerinde şunları söylüyor:
“Hizmetten kopma yok, ticaretten kopma yok. Tembellik yok. Biz devleti bıraktığımız zaman oraya ne idüğü belirsizler geliyor. Daha sonra amir oluyorlar, başımızı ezmeye uğraşıyorlar. Hele İslami devlet olsun; en güzel sarığı biz saracağız, en güzel cübbeleri biz giyeceğiz. Vakti saati var her şeyin. Mesela başörtü meselesi çözüldü değil mi? Ayasofya mayasofya, Tayyip Bey ‘bekleyin’ dedi. Ayasofya açıldı…. Devletin kontrol mekanizmalarında olalım. Çünkü ne idüğü belirsizler karar mekanizmalarına geçince Müslümanlar sıkıntı çekiyor.”
Nurullah, 15 Temmuz darbe girişiminin ardından da Türkiye Cumhuriyeti’nin artık son bulduğunu öne sürmüş ve “2. Osmanlı kuruluyor, onun başı da Tayyip Bey birinci padişahımız olarak gözüküyor” demişti.
Bu haber en son değiştirildi 17 Ağustos 2020 14:28 14:28
ABD ve İsrail'in İran'a saldırılarının ardından 8 Ubatta Trump'ın "ateşkes" ilan etmesiyle başlayan süreçte Pakistan'ın…
Çağrı metninde, "2026 yılında NATO Zirvesi’ne ülkemizin ev sahipliği yapmasını istemiyoruz. Temmuz ayında Ankara’da yapılması…
Gezi olayları bir tesadüf değil, Cumhuriyet ve laikliğe karşı girişilen uygulamalara tepki anlamına geliyordu. Bu…
Laiklik kavramsal olarak toplumsal ve kültürel alanla ilgili görünüyor olsa bile, laikliğin din ve inanç…
Cumhuriyeti, laikliği militarizm ve despotik sıfatlarıyla yaftalayan, Siyasal İslam’ın yükselişini demokrasi heyecanı ile karşılayan, karşı…
Bugüne kadar doğrudan şeriat talep etmekten kaçındılar, özgürlüklerden dem vurdular, mağduru oynadılar. Zamanı geldiğini düşündükleri…