Reklam
Kategoriler: 100 Yaşındayız

Tarihsel TKP üyesi Erdoğan Alçınkaya: Sınıf siyaseti öne çıkarılmalıdır

Reklam

Tarihsel TKP üyesi Erdoğan Alçınkaya ile Parti ile tanışma sürecini, dönemin sınıf hareketini ve tarihsel TKP’yi konuştuk.

Merhaba sizi tanıyabilir miyiz? İşçi sınıfı saflarına katılma sürecinizi ve Parti’yi tanıma döneminizi anlatır mısınız?

Ben 1954 doğumluyum. Erzincan’da doğdum ama babam İstanbul’da çalıştığı için bizi de İstanbul’a getirdiğinde ben kundaktaymışım. ’72 senesine kadar da İstanbul’daydım. 72’de İzmit’e geçtik ve işçiliğe başladık. Makine bakımcısı olarak işe başladım. Ailede de genelde böyle, babam işyeri temsilcisiydi mesela, amcam yine sendikada temsilciydi. Yani sola yakın bir ailede olduğum için fabrikada da arayış içindeydim.

Lise yıllarımda Dev Gençle tanışmıştım. Fakat askere gidip geldikten sonra fabrika yaşamımda işçi olduğumuz için TKP’ye sempati duymaya başladık. Yanlış hatırlamıyorsam ’76 yılında da TKP ile fiilen ilişkim başladı. 76’nın sonları veya ’77 gibi TKP’ye illegal olarak üye oldum. Ondan sonra Partili yaşamımız başlamıştı.

Zaten çevremizdeki insanlardan dolayı işçi sınıfını ağzına alan, öne çıkaran o dönem bir tek TKP’ydi. Türkiye İşçi Partisi de vardı tabii. İşçi sınıfının iktidarını hedefleyen, bunu açık açık söyleyen TKP’ydi; bu yüzden biraz daha ciddi olarak sempatimiz işçi olmamız nedeniyle bizi TKP’ye yöneltti.

Dönemin TKP’si o koşullarda hangi kanallar yoluyla işçi sınıfı siyasetini partililere, işçilere ulaştırıyordu?

Şimdi bizden önce TKP’li olan, beraber çalıştığımız arkadaşlarımız da vardı. Onlardan bize, bizden TKP’ye yakınlık duyan işçi arkadaşlara… O koşullarda, ufak ufak genişliyorduk öyle diyeyim yani. Hücre hücre örgütleniyordu Parti.

O dönem birkaç fabrika değiştirmek zorunda kaldım. Örgütlenme çalışmasından dolayı işten atılıyorduk vs. Ama işte oradan atılıyorduk, mesleğimiz makine bakımcısı olduğu için iş bulabiliyorduk o dönemde. Parti okulu eğitimi de gördüm. Böyle sürdü 12 Eylül’e kadar. İşte 12 Eylül’de içeri girdik TKP davasından. 12 Eylül sonrasında gerileme oldu malumunuz.

Bahsettiğiniz eğitimler sendika aracılığı ile mi oldu, Parti içerisinde mi?

Yok, o ayrı parti yapılanması içinde oluyordu. Parti, parti okuluna gönderiyordu Moskova’ya. Benim de oraya gitmem Parti tarafından uygun görülmüştü, gelişme içerisinde ve genç yaşlarda olduğumuz için.

Parti okuluna gittik, orada felsefeden tutun, komünist hareketin tarihi gibi birtakım eğitimler aldık. Tabi bizlere kültürel anlamda da ciddi bir katkı sundu. Kişiliğimizin oluşması anlamında söylüyorum. Zaten ben ’89 – ’90 arasında bir senelik süreyi kaplıyordu. Oradan döndükten kısa bir süre sonra da 12 Eylül oldu. Onun çilesini çektik, cezaevine girdik falan.

Peki, ’80 sonrası Parti’nin likidasyon sürecine dair fikirleriniz nelerdir?

Şimdi yasallaşma sürecinde illegalden legale geçmek için katkı verdik; ama ilerleyen zamanlarda aramızda çelişkiler ve tartışmalar oldu. TKP olarak devam etmek yerine birtakım birleşmeler onay görmedi Parti tabanında. Ben de dahil olmak üzere tartışmalarımız oldu. Detaylarına girmek istemiyorum ama öyle olmasaydı; sadece Parti olarak yürütülmek istenseydi mücadele daha olumlu gelişmeler olabilirdi diye düşünüyorum.

İtirazınız neydi tam olarak?

İşçi sınıfının iktidar olma amacı pek dile getirilmiyordu artık. Yıllardır öğrendiğimiz, bize öğretilen, eğitimlerde anlatılan geleneksel yaklaşımımız pek kabul görmüyordu artık. Neticede bir dizi çelişkiler ve tartışmalar yaşadık.

Tartışmaların çekirdeğinde Leninizm vardı, sosyalist iktidardan vazgeçmek vardı diyebilirim. Varlığımızla savunduğumuz tezleri artık söylememek; onun yerine başka şeyler söylemek pek içimize sinmedi, öyle diyeyim. Dönem bir dizi tartışmalara ve dargınlıklara yol açtı ve kamplaşmaya kadar da gitti.

Bugün 100 yaşında artık Türkiye Komünist Partisi. 100. yılında sizin Parti hakkında görüşünüz nelerdir, nasıl bir komünist partisi olmalı 100. yılında?

Bizim geçmişte öğrendiğimiz kimi şeyler var; sadece gözlemleyen birisi olarak ukalalık da yapmak istemiyorum; ancak Parti için uğraşanların, çaba harcayanların emeğine saygı duyuyorum. Parti’ye ve tarihine sahip çıkılmasını olumlu buluyorum; güzel bir gelişim olduğunu görüyorum. İşçi sınıfı siyaseti öne çıkarılmalıdır.

Bu haber en son değiştirildi 23 Eylül 2020 09:27 09:27

Reklam

Önceki Haberler

İliç maden faciasında hayatını kaybedenler Kadıköy’de anıldı

İliç’te 9 işçinin yaşamını yitirdiği maden katliamının ikinci yılında Kadıköy’de bir araya gelen yurttaşlar sorumluların…

15 Şubat 2026 13:27

Emeklinin Sesi Derneği’nin paneline yoğun ilgi: Emekliler mücadeleyi büyütüyor

Özyürek ülkemizde yalanın gerçek haline geldiğini, kurumların kişilerin ve bir bütün olarak sömürü düzeninin yalan…

14 Şubat 2026 20:55

Polis cami kapısında elinde ayakkabı ve keratayla kaymakamı bekledi!

Karabük'te bir koruma polisi, cuma namazı çıkışında elinde ayakkabı ve kerata ile kaymakamı cami kapısında…

13 Şubat 2026 22:23

TÜİK’e göre Türkiye’nin en fakir ilçeleri belli oldu

Türkiye İstatistik Kurumu, iller ve ilçeler arasındaki refah farkını ortaya koyan son verileri kamuoyuyla paylaştı.…

13 Şubat 2026 22:12

AKP’li başkanın “mezunum” açıklamasına üniversiteden yalanlama

AKP Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Alemdar’ın, biyografisinde yer alan Doğu Akdeniz Üniversitesi’nden mezun olmadığı…

13 Şubat 2026 17:33

İmamoğlu’nun diploma iptali İstanbul Üniversitesi’ne pahalıya patlayabilir

İBB Başkanı ve CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun diplomasının usulsüz iptali sonrası İstanbul Üniversitesi İşletme…

13 Şubat 2026 17:13
Reklam