Türkiye Komünist Hareketi (TKH), 12 Eylül 1980 Darbesinin 40. yıldönümünde ”AKP eliyle kurulan düzen 12 Eylül’ü aratmıyor!” başlığıyla açıklama yayımladı.
TKH’nin açıklamasında ”12 Eylül askeri darbesiyle ülkemizde solun, işçi sınıfı hareketinin ve ilerici birikimin yok edilmesi hedeflenmiş, bu faşist darbenin sonucu ise bugün sermayenin gerici ve emek düşmanı diktatörlüğü olmuştur” sözlerine yer verildi.
12 Eylül askeri faşist darbesinin gözaltılar, tutuklamalar, işkenceler, idamlar ve yargısız infazlarla ülkemizin tarihine kara bir leke olarak yazıldığı ifade edilen açıklamada ”12 Eylül darbecilerinin Amerikancı ve NATO’cu kimlikleri artık herkes tarafından bilinmektedir” denildi.
Açıklamada son olarak, 12 Eylül’ün AKP iktidarıyla devam ettiği vurgulanarak ”12 Eylül darbesini göstermelik olarak yargılayan AKP’nin, hem darbenin çocuğu olduğu hem de AKP eliyle kurulan düzenin 12 Eylül’ü aratmadığı gün gibi ortadadır.” ifadelerinde bulunuldu.
TKH’nin açıklaması şöyle:
”Bugün ülke tarihimizin en karanlık günlerinden birisi olan faşist darbenin 40. yıldönümü. 12 Eylül askeri darbesiyle ülkemizde solun, işçi sınıfı hareketinin ve ilerici birikimin yok edilmesi hedeflenmiş, bu faşist darbenin sonucu ise bugün sermayenin gerici ve emek düşmanı diktatörlüğü olmuştur.
12 Eylül askeri faşist darbesi, gözaltılar, tutuklamalar, işkenceler, idamlar ve yargısız infazlarla ülkemizin tarihine kara bir leke olarak yazılmıştır.
12 Eylül darbecilerinin Amerikancı ve NATO’cu kimlikleri artık herkes tarafından bilinmektedir. Aynı zamanda bu darbenin sermaye diktatörlüğünün 24 Ocak kararları diye bilinen emeğe saldırı politikasını hayata geçirmek için yapıldığı da çok iyi bilinmektedir.
12 Eylül darbesini göstermelik olarak yargılayan AKP’nin, hem darbenin çocuğu olduğu hem de AKP eliyle kurulan düzenin 12 Eylül’ü aratmadığı gün gibi ortadadır. Bugün 12 Eylül AKP iktidarıyla devam etmektedir.”
ABD ve İsrail'in İran'a saldırılarının ardından 8 Ubatta Trump'ın "ateşkes" ilan etmesiyle başlayan süreçte Pakistan'ın…
Çağrı metninde, "2026 yılında NATO Zirvesi’ne ülkemizin ev sahipliği yapmasını istemiyoruz. Temmuz ayında Ankara’da yapılması…
Gezi olayları bir tesadüf değil, Cumhuriyet ve laikliğe karşı girişilen uygulamalara tepki anlamına geliyordu. Bu…
Laiklik kavramsal olarak toplumsal ve kültürel alanla ilgili görünüyor olsa bile, laikliğin din ve inanç…
Cumhuriyeti, laikliği militarizm ve despotik sıfatlarıyla yaftalayan, Siyasal İslam’ın yükselişini demokrasi heyecanı ile karşılayan, karşı…
Bugüne kadar doğrudan şeriat talep etmekten kaçındılar, özgürlüklerden dem vurdular, mağduru oynadılar. Zamanı geldiğini düşündükleri…