18 Ağustos 1944: Alman işçi sınıfının önderi Ernst Thalmann, Hitler'in emri ile kurşuna dizildi
1903 yılında Alman Sosyal Demokratları safında Sosyalizm mücadelesine katılan Thalmann, Sosyal Demokratların “çoğunluk” kesiminin, sosyalizm mücadelesine ihanet etmesi ve kapitalistlerin savaş kredisine onay vermesi sonucunda parti içinde yaşanan bölünmede Bağımsız Sosyal Demokratlar (USPD) safında kalarak işçi sınıfı mücadelesine bağlılığını gösterdi.
Hamburg İşçi Ve Asker Şurası’nın kuruluşunda önemli görevler üstelenen Thalmann, 1919’da USPD’nin Almanya Komünist Partisi (KPD) ile birleşmesinde önemli çaba sarf etmiş, aynı yılın aralık ayında KPD merkez komitesine seçilmiştir. 1921 yılında Komintern’in 3. Kongresinde KPD temsilcisi olarak Moskova’ya gitmiş ve Moskova’da Lenin ile görüşmüştür.
Bu süreç içerisinde kendisine ve çevresindeki insanlara suikast girişiminde bulunulduysa da bu girişimlerin hepsi başarısızlıklar ile sonuçlandı.
HAMBURG AYAKLANMASI
Birinci Dünya Savaşının ekonomik bunalımdan çıkamayan Almanya, bölgesel bir dizi grev ile karşı karşıya kalmıştı. Özellikle hükümetin, işçilere karşı uyguladığı sert politika hükümet ile işçilerin arasındaki anlaşmazlığı daha da arttırmış bunun sonucunda 1923 Ağustos ayında grevler bütün ülke çapına yayılmış, grevleri önlemekte zorlanan hükümet Eylül ayında olağanüstü hal ilan ederek işçi sınıfını bastırma girişiminde bulundu.
Hükümet ile işçilerin karşı karşıya gelmesi Almanya Komünist Partisi’ni güçlendirmiş ve ayaklanma için uygun koşulları oluştu. Komünistler bu süreci işçi sınıfı iktidara taşımak adına ayaklanma çağrısı yapsa da bu çağrı karşılık bulmamış bunun üzerine ayaklanma planı iptal edilmiş, fakat bu karar Hamburg’a ulaşmamıştır.
Ayaklanma 22 Ekim 1923’te başlamıştır, polis noktalarının işgal eden ve silahlarına el koyan işçiler Storman Sovyet Cumhuriyetinin kuruluşunu ilan etmişti. Ancak diğer bölgelerin desteğini alamayan ayaklanma iki gün içerisinde iktidar tarafından bastırılmıştı.
Thalmann ayaklanmanın başarısızlığa uğramasının nedeninin partinin Bolşevik kimliğinin güçlü olmamasından kaynaklandığını savunmuş ve parti içinde başlayan tartışmalar sonucunda KPD’nin Genel Başkanı olmuştur.
Nazi Partisi’nin iktidara gelişi ile beraber Thalmann, SPD’ye genel grev çağrısı yapmış fakat bu çağrısına karşılık bulamamıştı.
3 Mart 1933 seçimlerinden birkaç gün önce tutuklanan Ernst Thalmann tam on bir yıl boyunca Naziler tarafından tecritte tutuldu. Fakat bu durum onun partili kimliğinden hiçbir şey eksiltmemiş her türlü zorluğa rağmen parti ile olan ilişkisini sürdürmüştür.
Ernst Thalmann, 18 Ağustos 1944’te Buchenwald Toplanma Kampında, Hitlerin emri üzerine vurularak katledildi.
ABD ve İsrail'in İran'a saldırılarının ardından 8 Ubatta Trump'ın "ateşkes" ilan etmesiyle başlayan süreçte Pakistan'ın…
Çağrı metninde, "2026 yılında NATO Zirvesi’ne ülkemizin ev sahipliği yapmasını istemiyoruz. Temmuz ayında Ankara’da yapılması…
Gezi olayları bir tesadüf değil, Cumhuriyet ve laikliğe karşı girişilen uygulamalara tepki anlamına geliyordu. Bu…
Laiklik kavramsal olarak toplumsal ve kültürel alanla ilgili görünüyor olsa bile, laikliğin din ve inanç…
Cumhuriyeti, laikliği militarizm ve despotik sıfatlarıyla yaftalayan, Siyasal İslam’ın yükselişini demokrasi heyecanı ile karşılayan, karşı…
Bugüne kadar doğrudan şeriat talep etmekten kaçındılar, özgürlüklerden dem vurdular, mağduru oynadılar. Zamanı geldiğini düşündükleri…