Rusya'dan S-400 ve Türkiye açıklaması
Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, ABD ile yaşanan S-400 gerilimini değerlendirdi. “S-400’ler konusu kendi mecrasında devam ediyor. Bu arada Savunma Sanayii Başkanlığı (SSB) Patriot tedariki konusunda ABD ile temasta” diyen Akar, şöyle devam etti:
“Avrupa ile SAMP-T süreci ilerliyor. Fakat Amerikalılar ‘S-400 varsa, gerisi yok’ anlayışındalar, çok katı tutum sergiliyorlar. Bu konuya medyamız ve herkes milli menfaatler bağlamında bakmalı. Benim dediğim şu: ‘S-400 bir savunma sistemi. Türkiye’ye karşı bir taarruz niyeti yoksa kimseye zararı yok. Savunma sistemleri kriz durumunda, lüzum üzerine, ihtiyaç halinde kullanılır. Ayrıca görüşmeye de hazırız.”
S-400 meselesinin ABD ile aralarındaki konulardan sadece biri olduğunu vurgulayan Akar, öncelikli sorunun YPG’yle ilgili olduğunu kaydetti:
“S-400, ABD ile aramızdaki konulardan sadece biri. Öncelikli sorunumuz YPG terör örgütü. Onlar, terör örgütüne ‘Kürtler’ diyor. Terörü, Kürt meselesi gibi algılatmaya çalışıyorlar. Oysa bizim Kürtlerle bir meselemiz yok. YPG’nin Suriye’de 1.5 milyon Kürt kardeşimizi toprağından ettiğine dair uluslararası raporlar var. Dünyanın bunu görmesi lâzım. 2016’dan bu yana ABD ve müttefiklerimiz bu gerçeği anlamak istemedi. Bize göre burada başka bir gündem var. Nitekim protokollere rağmen Ruslar da Amerikalılar da YPG’yi bölgeden çıkarmadı. Keza silahlar da toplanmadı.”
ABD ve İsrail'in İran'a saldırılarının ardından 8 Ubatta Trump'ın "ateşkes" ilan etmesiyle başlayan süreçte Pakistan'ın…
Çağrı metninde, "2026 yılında NATO Zirvesi’ne ülkemizin ev sahipliği yapmasını istemiyoruz. Temmuz ayında Ankara’da yapılması…
Gezi olayları bir tesadüf değil, Cumhuriyet ve laikliğe karşı girişilen uygulamalara tepki anlamına geliyordu. Bu…
Laiklik kavramsal olarak toplumsal ve kültürel alanla ilgili görünüyor olsa bile, laikliğin din ve inanç…
Cumhuriyeti, laikliği militarizm ve despotik sıfatlarıyla yaftalayan, Siyasal İslam’ın yükselişini demokrasi heyecanı ile karşılayan, karşı…
Bugüne kadar doğrudan şeriat talep etmekten kaçındılar, özgürlüklerden dem vurdular, mağduru oynadılar. Zamanı geldiğini düşündükleri…