AYM'den 6 yıl önce polis tarafından darp edilen gazeteciye ilişkin emsal karar
Yükseköğretim Kurulu’nun (YÖK) kuruluş yıldönümünde İstanbul Üniversitesi’nde düzenlenen eylemde maruz bırakıldığı polis şiddeti nedeniyle Anayasa Mahkemesi (AYM), eski bianet muhabiri Beyza Kural Yılancı hakkında insan haysiyetiyle bağdaşmayan muamele yasağının, ifade özgürlüğü ve basın özgürlüğünün ihlal edildiğine hükmedildi karar verdi.
Yılancı, YÖK’ün kuruluş yıldönümüne ilişkin İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi önünde 6 Kasım 2015’te öğrenciler tarafından düzenlenen eylemi takip ettiği sırada basın mensubu olduğunu belirtmesine rağmen gözaltına alındı. Ters kelepçe yapılarak gözaltına alınan Yılancı’ya polis, “Bundan sonra hiçbir şey eskisi gibi değil artık, bunu öğreteceğiz size” diye bağırdı. Yılancı, diğer muhabirlerin müdahalesi sonucu serbest bırakıldı.
Hakkında herhangi bir ceza soruşturması başlatılmayan Yılancı, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na polisler hakkında suç duyurusunda bulundu. Adli tıp raporunda, Yılancı’ya yönelik müdahalenin basit tıbbi müdahale ile giderilebileceğine değinildi. Soruşturma başlatılan 3 polisin ise ‘zor kullanma yetkisinin sınırını’ aşmadığı belirtilerek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildi. Daha sorna Yılancı, AYM’ye başvurdu.
AYM’nin gerekçeli kararında, Yılancı’nın boynunda sarı renkli gazeteci olduğuna dair kurum kartının asılı olduğu belirtilirken polisin davranışının da kamera kayıtlarına yansıdığına dikkat çekildi:
“Dosya içinde bulunan fotoğraflardan ve video kaydından başvurucunun bir göstericiye yapılan sert polis müdahalesini görüntülemeye çalışırken polislerce engellenerek ve güç kullanılarak olay yerinden uzaklaştırıldığı, gazeteci kartını görevlilere gösterdiği ve görülecek şekilde elinde tutmaya devam ettiği, basın mensubu olduğunu defalarca tekrar ettiği anlaşılmıştır.”
Yılancı’nın basın mensubu olduğunu yüksek sesle ve defalarca dile getirdiğine vurgu yapılan kararda, mesleki faaliyetinin engellendiği de aktarıldı. Yılancı’nın keyfi olarak kelepçelenip gözaltına alındığı bildirildi.
Yüksek Mahkeme, polisin Yılancı’ya sarf ettiği “Bundan sonra hiçbir şey eskisi gibi değil artık, bunu öğreteceğiz size” şeklindeki sözlerin ise küçük düşürücü olduğunun altını çizdi.
Mahkemenin bugün açıkladığı gerekçeli kararında, insan haysiyetiyle bağdaşmayan muamele yasağı, ifade özgürlüğü ve basın özgürlüğünün ihlal edildiğine hükmedildi. Ayrıca, insan haysiyetiyle bağdaşmayan muamele yasağı ile ifade ve basın özgürlüğünün ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden soruşturma yapılmasına karar verildi. Yılancı’ya 15 bin lira manevi tazminat ödenecek.
İliç’te 9 işçinin yaşamını yitirdiği maden katliamının ikinci yılında Kadıköy’de bir araya gelen yurttaşlar sorumluların…
Özyürek ülkemizde yalanın gerçek haline geldiğini, kurumların kişilerin ve bir bütün olarak sömürü düzeninin yalan…
Karabük'te bir koruma polisi, cuma namazı çıkışında elinde ayakkabı ve kerata ile kaymakamı cami kapısında…
Türkiye İstatistik Kurumu, iller ve ilçeler arasındaki refah farkını ortaya koyan son verileri kamuoyuyla paylaştı.…
AKP Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Alemdar’ın, biyografisinde yer alan Doğu Akdeniz Üniversitesi’nden mezun olmadığı…
İBB Başkanı ve CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun diplomasının usulsüz iptali sonrası İstanbul Üniversitesi İşletme…