Çavuşoğlu: Afganistan için Taliban tanınmalı
Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu Suudi Arabistan ziyareti kapsamında bulunduğu Riyad’da Filistin’e yönelik İsrail saldırılarına ilişkin konuştu.
Yaptığı görüşmeler için “Son derece açık, samimi bir toplantı gerçekleştirdik. Bölgesel konularda işbirliğimizi nasıl geliştiririz diye görüştük. Bu diyalogumuzu devam ettirme kararı aldık.” diyen Bakan Çavuşoğlu, Filistin’e yönelik saldırılar için ise şunları söyledi:
“Bu ziyaretimiz İsrail’in acımasızca Filistinlilere en kutsal mekanda saldırmasına şahit olduk. Bu dönemde sessiz kalamazdık. Sayın Cumhurbaşkanımız birçok lideri aradı. Bizim de çalışmalarımızı takip etti. Güvenlik Konseyi üyelerini aradık. Sergey Lavrov gibi. Bölge ülkelerinin Dışişleri Bakanları ile de görüştük.
Filistin Dışişleri Bakanı Cuma günü Ankara’daydı. Yine temasta olduk. Pakistan, İran, Cezayir Fas, Tunus Dışişleri Bakanları ile de görüştük. Bu konunun daha üst düzeyde ele alınması için Dışişleri Bakanlığı konseyinin gerçekleştirilmesi gerekiyor. Bugün zirve dönem başkanlığını Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı düzeyinde toplantı gerçekleştirmek için çalışacağız. Daha önce Türkiye’deki zirvelerden sonra BM’ye acil oturum çağrısı yapmıştık. Genel Kurul 3 kere geçmişte çağrıya cevap vermişti.
Yine hep kınıyoruz ama ümmet adım atmamızı bekliyor. Böyle saldırılar durması gerekiyor. Hukuk çerçevesinde Filistinlilerin hakkını korumak lazım.”
ABD ve İsrail'in İran'a saldırılarının ardından 8 Ubatta Trump'ın "ateşkes" ilan etmesiyle başlayan süreçte Pakistan'ın…
Çağrı metninde, "2026 yılında NATO Zirvesi’ne ülkemizin ev sahipliği yapmasını istemiyoruz. Temmuz ayında Ankara’da yapılması…
Gezi olayları bir tesadüf değil, Cumhuriyet ve laikliğe karşı girişilen uygulamalara tepki anlamına geliyordu. Bu…
Laiklik kavramsal olarak toplumsal ve kültürel alanla ilgili görünüyor olsa bile, laikliğin din ve inanç…
Cumhuriyeti, laikliği militarizm ve despotik sıfatlarıyla yaftalayan, Siyasal İslam’ın yükselişini demokrasi heyecanı ile karşılayan, karşı…
Bugüne kadar doğrudan şeriat talep etmekten kaçındılar, özgürlüklerden dem vurdular, mağduru oynadılar. Zamanı geldiğini düşündükleri…