Reklam
Kategoriler: İç Açı

Denizli’de devlet arazilerine çöküp, yıllarca kiraya verdiler

Reklam

Denizli’nin Tavas ilçesinde ovayı sulaması için planlanan ve su tutmaya 2010 yılında başlayan Yenidere barajında su seviyesi kuraklık nedeniyle birkaç metreye düştü. Yenidere çayı üzerine kurulu olan ve 1995 yılında yapımına başlanan baraj için DSİ bölgede binlerce dekarlık tarım arazisi istimlak edildi.

Sözcü Gazetesi’nden Selami Aydın‘ın haberine göre, son yıllarda yaşanan kuraklıklar nedeniyle su çekilince eski tarım arazileri yeniden ortaya çıktı. Fırsatçılar da hiçbir izin almayıp bedel ödemeden devletin arazisinde üretim yapmaya başladı. Bölge köylüleri bu durumun 7 yıldır devam ettiğini söyledi.

TARLAYA ÇÖKÜLDÜ, BARAJ SUYU İZİNSİZ KULLANILDI

İlçenin Çalıköy, Karahisar ve Çiftlikköy köylerinde bazı uyanıkların DSİ’ye ait arazileri sahiplendikleri, bu bölgeye ayçiçeği, mısır ve hububat ektikleri gözlendi. Bu uyanıkların Tavas Ovasına su veren baraj suyunu izinsiz kullandığı, tarlalarına borularla su hattı döşedikleri belirtildi.

Birkaç yıl içinde yaklaşık 20 metre düşen su seviyesi her geçen gün yeni arazilerin ortaya çıkmasına neden oluyor. Ortaya çıkan yeni alanlar da yine uyanıklar tarafından sahipleniyor. Bölgede tesisleri bulunan DSİ’nin ise şikayetlere rağmen işlem yapmadığı ifade edildi. Bölge köylüleri kaymakamlığa ve DSİ’ye defalarca şikayette bulunduklarını fakat sonuç alamadıklarını kaydetti.

DSİ GÖZÜNÜN ÖNÜNDEKİ GASPI GÖRMEDİ

Baraj alanında tesisleri bulunan DSİ kendi malına sahip çıkamadı. Bir uyanığın barajın taşma savağının altında, suyun tahliye yolu üzerindeki toprağı sürüp tarlaya çevirdiği görüldü. DSİ kendi tesislerine 50 metre mesafedeki bu durumu da göremedi. Köylüler bölgeye DSİ personelinin gelip gittiğini fakat bu uyanıklara müdahale etmediğini söyledi. Bölgedeki tarımsal faaliyetlerin aynı zamanda göl zemininin toprakla dolmasına neden olduğu da belirtildi.

ÇÖKÜLEN ARAZİ KİRAYA DA VERİLDİ

Devletin toprağını gasp eden uyanıkların aynı zamanda köylülere bu toprakları kiraya verdikleri dekarına bin lira aldıkları öğrenildi. Üretici Fethi Alacık gaspın yıllardır sürdüğünü belirterek; “Burası devletin arazisi. Yıllardır ekip biçiyorlar. Kimse müdahale etmiyor. Birilerine peşkeş çekiliyor. Başta eski muhtar Nihat Atan olmak üzere peşkeş çekiliyor. Barajın suyu azaldıkça dekar sayısı artıyor. Hem araziyi işgal ediyor hem suyu kullanıyor. Ben DSİ’ye gittim bedelini ödeyerek kullanayım istedim, izin vermediler. Diğer köylüler de istiyorlar. Nihat Atan burayı kiraya veriyor. Kimse bu adama bir şey demiyor” ifadelerini kullandı.

“DEKARDA 30 TON BUĞDAY” İDDİASI

Bölgedeki sulama kooperatifinin DSİ tarafından yönetilmeye başlandığında kasasında 2,7 milyon lira nakit para bulunduğu ayrıca 700 bin lira alacağı olduğunu söyleyen üretici İsmail Zeyrek ise; “Kooperatifin başına birini atadılar. Daha sonra işçi olduğunu öğrendik. Duyuyoruz ki bir kuruş para kalmamış. Oysa 2,7 milyon lira nakit 700 bin lira alacak bırakılmıştı. Burası baraj yatağı. DSİ parasını ödedi istimlak etti. Kontrolsüz olunca vatandaş burayı ekti. Ekilen toprak barajı doldurdu. Ayrıca bu bölgede su gözleri vardı. Karahisar’ın pınarları vardı onlar da kurudu. Burayı eken çok. DSİ geldi, yazdılar çizdiler. 15-20 kişiye ceza yazdılar gittiler. Yüzlerce insan ekiyor. Ekilen yeri görüyorsunuz. Su gelirce ekini boşa gidecek. Adam razı oluyor. Çünkü toprak verimli. Dekarda 30 ton buğday kaldırıyor” diye konuştu.

Gazete Manifesto’nun notu: 1 dönüm tarladan ortalama olarak 300 kilogram ile 1000 kilogram arası buğday üretilebilmektedir. Bu noktada iddianın abartılı olduğunu düşünmekteyiz.

“MİLLETİN HAKKINA SAHİP ÇIKILSIN”

Üretici İsmail Palavuz baraj alanında özellikle ayçiçeği ekildiğini ve önemli gelir elde edildiğini belirterek, “Buraya çekirdek ekiyorlar. Barajın suyunu da istedikleri gibi kullanıyorlar. Ürün iyi para ediyor. Çok büyük paralar kazanıyorlar. Devletin arazisini suyunu işgal ediyorlar. Kimin işgal ettiği de belli değil. Binlerce dekar alan. Her yıl gelip buraları ekiyorlar. Milletin hakkına hukukuna sahip çıkılmasını istiyoruz” diye konuştu.

Reklam

Önceki Haberler

ABD ve İran görüşmeleri Pakistan’ın İslamabad kentinde yapılacak

ABD ve İsrail'in İran'a saldırılarının ardından 8 Ubatta Trump'ın "ateşkes" ilan etmesiyle başlayan süreçte Pakistan'ın…

11 Nisan 2026 13:35

“Tam bağımsız Türkiye için NATO’ya hayır!” imza kampanyasına yoğun destek

Çağrı metninde, "2026 yılında NATO Zirvesi’ne ülkemizin ev sahipliği yapmasını istemiyoruz. Temmuz ayında Ankara’da yapılması…

11 Nisan 2026 11:46

Amasız fakatsız laiklik

Gezi olayları bir tesadüf değil, Cumhuriyet ve laikliğe karşı girişilen uygulamalara tepki anlamına geliyordu. Bu…

11 Nisan 2026 00:13

Laiklik ve emek mücadelesi: İşçi sınıfının neden laiklik bayrağına ihtiyacı var?

Laiklik kavramsal olarak toplumsal ve kültürel alanla ilgili görünüyor olsa bile, laikliğin din ve inanç…

11 Nisan 2026 00:07

Feminist yaklaşımlar ve laikliği yeniden hatırlamak

Cumhuriyeti, laikliği militarizm ve despotik sıfatlarıyla yaftalayan, Siyasal İslam’ın yükselişini demokrasi heyecanı ile karşılayan, karşı…

10 Nisan 2026 23:58

İnanç özgürlüğünün yanında irticanın karşısındayız

Bugüne kadar doğrudan şeriat talep etmekten kaçındılar, özgürlüklerden dem vurdular, mağduru oynadılar. Zamanı geldiğini düşündükleri…

10 Nisan 2026 23:50
Reklam