Diyanet harcamalarda sınır tanımıyor
29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nın kutlandığı bugün, Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından 81 ildeki camilerde okutulmak üzere hazırlanan Cuma hutbesinde Cumhuriyet’in kurucusu Mustafa Kemal Atatürk yer almadı.
Cumhuriyet’in kuruluşunun kutlandığı bugünde Diyanet’in hutbesinin konusu Cumhuriyet değil, “yaşlılara saygı ve sevgi” oldu.
“Yaşlılarımıza Vefa, Rahmet ve Magˆfiret Vesilemizdir” konulu cuma hutbesinde büyükleri, anne ve babaları yalnız bırakmamayıp ihtiyaçlarını karşılamanın önemine dikkat çekildi.
Hutbenin “Aziz Müslümanlar” denilerek seslenildiği son bölümünde ise günün anlam ve önemine değinildi. Ancak Cumhuriyet’in ilanının 98. yıl dönümü olduğu hatırlatılarak başlanan, 3 cümleden oluşan ilgili bölümde Atatürk’e yer verilmedi.
Hutbenin ilgili bölümü şöyle:
“Bugün Cumhuriyetimizin ilanının 98. yıl dönümü. Bu vesileyle şanlı Kurtuluş Mücadelemizde canlarıyla, kanlarıyla bu toprakları savunan ve vatanımızı bize emanet eden aziz şehitlerimizi, kahraman gazilerimizi ve devlet büyüklerimizi rahmet ve minnetle yâd ediyoruz. Yüce Rabbimiz kıyamete kadar bu mukaddes vatanda birlik ve beraberliğimizi, huzur ve kardeşliğimizi daim eylesin.”
Öte yandan Cuma hutbesini her hafta bir gün önceden yayınlayan Diyanet’in bu kez farklı davranarak son saatlere bırakması da dikkat çeken ayrı bir nokta oldu.
ABD ve İsrail'in İran'a saldırılarının ardından 8 Ubatta Trump'ın "ateşkes" ilan etmesiyle başlayan süreçte Pakistan'ın…
Çağrı metninde, "2026 yılında NATO Zirvesi’ne ülkemizin ev sahipliği yapmasını istemiyoruz. Temmuz ayında Ankara’da yapılması…
Gezi olayları bir tesadüf değil, Cumhuriyet ve laikliğe karşı girişilen uygulamalara tepki anlamına geliyordu. Bu…
Laiklik kavramsal olarak toplumsal ve kültürel alanla ilgili görünüyor olsa bile, laikliğin din ve inanç…
Cumhuriyeti, laikliği militarizm ve despotik sıfatlarıyla yaftalayan, Siyasal İslam’ın yükselişini demokrasi heyecanı ile karşılayan, karşı…
Bugüne kadar doğrudan şeriat talep etmekten kaçındılar, özgürlüklerden dem vurdular, mağduru oynadılar. Zamanı geldiğini düşündükleri…