Erdoğan Bayraktar: Dosyamı namuslu bir savcı incelesin, Yüce Divan'a gitmekten korkmam
17-25 Aralık soruşturmaları ile ilgili “Dosyamda ne varsa, hem tapeler hem teknik takip doğrudur” diyen Çevre ve Şehircilik Eski Bakanı Erdoğan Bayraktar, bir açıklama daha yaptı.
Gazeteci – yazar Fikret Bila, Bayraktar’la birkaç gün önce yaptığı görüşmeyi Halk TV yayınında şöyle anlattı:
“Sayın Bayraktar iki nokta üzerinde duruyor. Birincisi; ‘Benim para pulda işim yok. İmar işleri yapmışsam, yasaya aykırıysa mahkeme iptal eder’ diyor. Yani ‘ben rüşvet almadım. Para almadım. Aynı kefede bir insan değilim. Bu benim için çok önemli. Benim 8 yıldır boğazımda bir düğüm var. Ne içersem içeyim bunu yutamıyorum, sindiremiyorum içime’ diyor.
O nedenle bir tarafsız savcı istiyor. ‘Mutlaka bu dosya incelensin, eğer gerek görürlerse Yüce Divan’a gitmekten de korkmam’ diyor. Yani bunu bir onur meselesi haline getirdiğini ifade etti.”
Bayraktar daha önce de Gazeteci Altan Sancar’a açıklamalar yapmış, “Dosyamda ne varsa, hem tapeler hem teknik takip doğrudur hem de benim telefon konuşmalarım A’dan Z’ye kadar doğrudur” demişti.
“Reis, sayın cumhurbaşkanım beni hırsız çuvalının içine koydu ve attı” ifadelerini kullanan Bayraktar, ilerleyen günlerde ise geri adım atmış ve sosyal medya üzerinden yaptığı son paylaşımında “Tapeleri ve teknik takip tutanaklarını tarafsız gözle okuyan herkes, dosyanın ne kadar boş olduğunu ve ne kadar zalimce hazırlandığını anlayacaktır” demişti.
Çağrı metninde, "2026 yılında NATO Zirvesi’ne ülkemizin ev sahipliği yapmasını istemiyoruz. Temmuz ayında Ankara’da yapılması…
Gezi olayları bir tesadüf değil, Cumhuriyet ve laikliğe karşı girişilen uygulamalara tepki anlamına geliyordu. Bu…
Laiklik kavramsal olarak toplumsal ve kültürel alanla ilgili görünüyor olsa bile, laikliğin din ve inanç…
Cumhuriyeti, laikliği militarizm ve despotik sıfatlarıyla yaftalayan, Siyasal İslam’ın yükselişini demokrasi heyecanı ile karşılayan, karşı…
Bugüne kadar doğrudan şeriat talep etmekten kaçındılar, özgürlüklerden dem vurdular, mağduru oynadılar. Zamanı geldiğini düşündükleri…
Bir kez daha laikliği gündem yaptık. Bir yandan laiklik konusunda dinci gericilerin yalanlarını ve tezlerini…