Trump'ın 'resesyon' açıklaması sonrasında 2 trilyon dolar buharlaştırdı
Gazeteci Çiğdem Toker, kur korumalı TL vadeli mevduat hesabı uygulama sonucunun “Vatandaşın bükülen sırtı ve pahalı seçim” olarak yorumladı.
Toker, Sözcü gazetesinde yer alan yazısında, dövize çevrilebilir mevduat uygulamasına geçileceğini bilenlerin yüksek fiyattan döviz sattışı yaptıkların belirterek, “İddia o ki, ‘Kur Korumalı TL Vadeli Mevduat’ gibi gayet masum (!) bir isim takılmış bu düzenlemeyi önceden öğrenenler gece 18 TL’den 1 milyar dolar sattı. Ertesi sabah da gerilemiş kur üzerinden döviz aldı.” ifadesini kullandı.
Toker, alınan kararla Hazine’nin yükünün arttığına işaret ederek, “Dolaylı vergileri artıracak. Kamu hizmetleri için gereken harcamalardan vazgeçecek. Banknot Matbaası fazla mesai yapacak. Yani para basacak. Mali disiplinin darmadağın olması iktidar için önemsiz. Önemli dertler belli: Erdoğan’ın takıntısı nedeniyle faiz artırımına gitmeden, hatta faizin adını bile anmadan seçime hazırlanmak” dedi.
Temel yaşam kaynaklarından biri olan gıdada büyük bir daralma yaşanacağı uyarısını yapan Toker, şöyle devam etti:
“Çiftçi vatandaşına gübre desteği vermekten kaçınan bir iktidar, kamu bankalarını da kullanarak vatandaşın sırtından zengini daha da zenginleştirecek servet transferi için kolları sıvamış bulunuyor. Çok pahalı bir seçime gidiyoruz.”
Bu haber en son değiştirildi 22 Aralık 2021 12:47 12:47
ABD ve İsrail'in İran'a saldırılarının ardından 8 Ubatta Trump'ın "ateşkes" ilan etmesiyle başlayan süreçte Pakistan'ın…
Çağrı metninde, "2026 yılında NATO Zirvesi’ne ülkemizin ev sahipliği yapmasını istemiyoruz. Temmuz ayında Ankara’da yapılması…
Gezi olayları bir tesadüf değil, Cumhuriyet ve laikliğe karşı girişilen uygulamalara tepki anlamına geliyordu. Bu…
Laiklik kavramsal olarak toplumsal ve kültürel alanla ilgili görünüyor olsa bile, laikliğin din ve inanç…
Cumhuriyeti, laikliği militarizm ve despotik sıfatlarıyla yaftalayan, Siyasal İslam’ın yükselişini demokrasi heyecanı ile karşılayan, karşı…
Bugüne kadar doğrudan şeriat talep etmekten kaçındılar, özgürlüklerden dem vurdular, mağduru oynadılar. Zamanı geldiğini düşündükleri…