İstanbul, Ankara, Antalya ve Mersin baroları, Türkiye’nin İstanbul Sözleşmesinden çekilmesine yönelik Cumhurbaşkanlığı Kararnamesine karşı Anayasaya aykırılık iddiası ve yürütmenin durdurulması istemiyle başvuruda bulundu.
Ankara Barosu’nun dava dilekçesinde, “Anılan Cumhurbaşkanı Kararı Anayasamızın 90. Maddesi uyarınca “kanun” hükmünde sayılan uluslararası sözleşmeden idari tasarrufla çekilmeye yönelik bir karar olduğundan yok hükmündedir. Anılan kararın dayanağı olan 9 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 3. Maddesinin birinci ve üçüncü fıkrasında yer alan “bunların hükümlerinin uygulanmasını durdurma ve bunları sona erdirme” ve üçüncü fıkrasında yer alan “uygulanmasının durdurulduğu ve sona erdiği tarihler; Cumhurbaşkanı kararı ile tespit olunarak Resmî Gazete’de yayımlanır” ibarelerinin yasama organının yetkisinde olan işlemlerin Cumhurbaşkanı kararı ile yapılabilmesine olanak vermesi nedeniyle Anayasaya aykırıdır.” denildi.
Dilekçede Cumhurbaşkanı Kararı ile uluslararası bir sözleşmenin feshedilemeyeceği ifade edilerek “Uluslararası andlaşmalar genel, soyut, kişilik dışı kurallar tesis etmek suretiyle yasaları değiştirebildiği için de Anayasa bu kuralların istisnai durumlar dışında mutlaka onay kanunu ile uygun bulunması şartına bağlamıştır. Yasama organı bir sözleşmenin içeriğini değiştiremeyeceği için bir onay kanunu sadece andlaşmanın ulusal hukukta değişiklik yapmasına izin verilmesi ile sınırlıdır. Bununla birlikte, onay yasası yasama organının yasalarda değişiklik yapılmasına onay verdiği anlamına gelmekte ve böylece meclis iradesinin bu yönde tecelli ettiğini göstermektedir” ifadeleri yer aldı.
İstanbul Barosu da fesih kararnamesine dayanak olan 2018 yılından kalma Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 3/1. maddesinde yer alan “bunların hükümlerinin uygulanmasını durdurma ve bunları sona erdirme,” hükmünün Anayasaya aykırı olması nedeniyle somut norm denetimi yapılmak üzere Anayasa Mahkemesi’ne gönderilmesini talep etti.
Mersin Baro Başkanı Bilgin Yeşilboğaz da, İstanbul Sözleşmesi’nin bir gecede feshedilmesinin hukuken kabul edilecek bir şey olmadığını vurgulayarak “Hukuka aykırı olduğunu düşündüğümüz kararın iptali için bu davayı açmış bulunmaktayız” dedi.
Antalya Barosundan yapılan açıklamada da, “Uluslararası sözleşmeler ve Anayasayla güvence altına alınan ve insan onurunu somutlaştıran hak ve özgürlüklere aykırı olan, kendi Anayasa hukukumuzu bile ihlal eden dava konusu Cumhurbaşkanı kararına karşı, demokrasi, hukuk devleti ve insan hakları uğruna mücadelemiz sürecektir” denildi.
Her yıl 1 Ocak sabahı sanatseverlerin vazgeçilmezi olarak sunulan Viyana Filarmoni Orkestrası Yılbaşı Konseri, aslında…
Emeklinin Sesi Derneği, yeni yıla İstanbul Kadıköy'de oturma eylemi yaparak girdi.
2025 yılının son gününde Türkiye Komünist Hareketi Genel Başkanı Aysel Tekerek’le röportaj gerçekleştirdik. 2026 yılına…
Özel Okmeydanı Hastanesi’nde 51 gün süren direniş, sağlık emekçilerinin kararlılığıyla zafere ulaştı. Ücret gaspına karşı…
Resmi Gazete’de yayımlanan düzenleme ile Sağlık Bakanlığına bağlı hastaneler, üniversite hastaneleri ve özel sağlık kuruluşlarında…