Elazığ’da yerel televizyon kanalında sunuculuk yapan, Kazakistan uyruklu Fırat Üniversitesi İletişim Fakültesi 2’nci sınıf öğrencisi Yeldana Kaharman, 28 Mart 2019’da oturduğu evde ölü bulunmuştu. Vücudunda darp ya da kesik izi bulunmayan 21 yaşındaki Kaharman’ın intihar ettiği iddia edilmişti.
Kaharman’ın eski İçişleri Bakanı Mehmet Ağar’ın oğlu AKP Elazığ Milletvekili Tolga Ağar ile röportaj yapmak için evine gittikten bir gün sonra ölü bulunması nedeniyle bazı iddialar gündeme gelmişti.
Organize suç örgütü lideri Sedat Peker, bugün sosyal medyadan paylaştığı videoda, Kaharman’ın ölümüyle ilgili iddialarda bulundu. Peker, Yeldana Kaharman’ın jandarmaya giderek şikayetçi olduğu ve daha sonrasında da ölü bulunduğunu iddia etti.
Jandarma Genel Komutanlığı, Peker’in iddialarını yalanlarken, açıklamada şu ifadelere yer verdi:
“Suç örgütü lideri ve halen yurt dışında kaçak olarak bulunan S.P. isimli şahsın sosyal medya hesaplarından 6 Mayıs 2021 günü yayımlanan videolar ile bazı internet sitelerinde; Yeldana Kahraman isimli Kırgız ya da Kazak Uyruklu bir kadının jandarmaya giderek Tolga Ağar’ı şikayet ettiği, daha sonra kadının helikopterle aldırıldığı, ertesi gün ise ölü bulunduğu’ şeklinde haberler yer almıştır. Yeldana Kahraman isimli kadının, jandarmaya herhangi bir müracaatının kesinlikle söz konusu olmadığı gibi helikopterle aldırılması iddiası da tamamen gerçek dışıdır.”
ABD ve İsrail'in İran'a saldırılarının ardından 8 Ubatta Trump'ın "ateşkes" ilan etmesiyle başlayan süreçte Pakistan'ın…
Çağrı metninde, "2026 yılında NATO Zirvesi’ne ülkemizin ev sahipliği yapmasını istemiyoruz. Temmuz ayında Ankara’da yapılması…
Gezi olayları bir tesadüf değil, Cumhuriyet ve laikliğe karşı girişilen uygulamalara tepki anlamına geliyordu. Bu…
Laiklik kavramsal olarak toplumsal ve kültürel alanla ilgili görünüyor olsa bile, laikliğin din ve inanç…
Cumhuriyeti, laikliği militarizm ve despotik sıfatlarıyla yaftalayan, Siyasal İslam’ın yükselişini demokrasi heyecanı ile karşılayan, karşı…
Bugüne kadar doğrudan şeriat talep etmekten kaçındılar, özgürlüklerden dem vurdular, mağduru oynadılar. Zamanı geldiğini düşündükleri…