Naci Ağbal suskunluğunu bozdu, Merkez Bankası yönetimini uyardı
Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Ağbal, iletişim stratejisinin bir parçası olarak yürütülen yatırımcı toplantıları çerçevesinde ekonomistlerle düzenlenen toplantıda konuştu.
Ağbal toplantıda, ‘fiyat istikrarı’ ve ‘sıkı para politikası’ vurgusu yaptı, ayrıca rezervler konusunda atacakları adımlar noktasında önemli açıklamalar yaptı.
2021’in ilk çeyreğine ilişkin büyüme öngörüsünü de açıklayan Ağbal, “Ocak şubat ayındaki ekonomik aktiviteye göre yüzde 4-5 büyüme ile ilk çeyreğe başlanabilir” ifadelerini kullandı.
Ağbal’ın açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:
“Merkez Bankası olarak kalıcı fiyat istikrarını sağlamak en önemli ve vazgeçilmez görevimiz. Attığımız ve atacağımız adımlarla bu amaca hizmet edecek para politikası çerçevemizi kararlılıkla uygulamaya devam edeceğiz.
Sıkı para politikası ve finansal koşullardaki sıkılaşma, talep kanalı üzerinden daha ılımlı bir ekonomik aktivite düzeyine yönelim sağlayacaktır. Öngörülebilirlik ve sıkı duruş, enflasyonun düşüş eğilimine girmesine, ülke risk priminin düşmesine, TL tasarrufların özendirilmesine, ters para ikamesinin başlamasına, rezervlerin artış eğilimine ve finansman maliyetlerinin kalıcı olarak gerilemesine katkı yapacaktır. Tüm kararlar fiyat istikrarı önceliği ile alınacaktır. Fiyat istikrarı, finansal ve makroekonomik istikrarın temelidir.”
“2023 yılına kadar para politikasını sıkı bir duruşla, başka bir deyişle, güçlü dezenflasyonist etki yapacak derecede bir para politikası seti ile yüzde 5 hedefini elde edene kadar koruyacağız.”
“Sermaye girişlerinin istikrarlı ve güçlü bir hale gelmesi, yurtiçi yerleşiklerin dolarizasyon eğiliminin tersine dönmesi ile birlikte döviz alım ihaleleri yoluyla rezervlerimizi artıracağız. Şartlar oluştuğunda, buna yönelik planımızı da açık ve şeffaf bir şekilde kamuoyu ile paylaşacağız. Dezenflasyon ve fiyat istikrarı sürecine tüm paydaşların katılımının, eş güdümün ve bütünsel bir yaklaşımın gerekli olduğunu düşünmekteyiz.”
ABD ve İsrail'in İran'a saldırılarının ardından 8 Ubatta Trump'ın "ateşkes" ilan etmesiyle başlayan süreçte Pakistan'ın…
Çağrı metninde, "2026 yılında NATO Zirvesi’ne ülkemizin ev sahipliği yapmasını istemiyoruz. Temmuz ayında Ankara’da yapılması…
Gezi olayları bir tesadüf değil, Cumhuriyet ve laikliğe karşı girişilen uygulamalara tepki anlamına geliyordu. Bu…
Laiklik kavramsal olarak toplumsal ve kültürel alanla ilgili görünüyor olsa bile, laikliğin din ve inanç…
Cumhuriyeti, laikliği militarizm ve despotik sıfatlarıyla yaftalayan, Siyasal İslam’ın yükselişini demokrasi heyecanı ile karşılayan, karşı…
Bugüne kadar doğrudan şeriat talep etmekten kaçındılar, özgürlüklerden dem vurdular, mağduru oynadılar. Zamanı geldiğini düşündükleri…