Sedat Peker'in videolarının ardından gelen 'kurşunlu saldırı' soruşturması
Cumhuriyet gazetesi yazarı Barış Pehlivan, bugünkü köşesinde Eray Kenanoğlu’nun vurulmasını ve ülkücü mafya lideri Sedat Peker’le ilişkisini kaleme aldı.
Pehlivan, Kenanoğlu’nun Sedat Peker’in eski sağ kolu olduğunu ve vurulmasında Peker’in etkisi olduğuna inandığını ifade etti. Pehlivan’ın yazısından ilgili bölüm şöyle:
Sahte kimlikle, “turist” gibi girdiler Kıbrıs’a…
İki kişiydiler.
18 Mayıs 2019 akşamıydı.
Bahis siteleri uzmanı olan Eray Kenanoğlu’nu Girne’de vurdular.
14 mermiden 8’i vücuduna isabet etti. O hastaneye yetiştirilirken tetikçiler Türkiye’ye kaçıyordu.
Kenanoğlu mucize bir şekilde ölümün kıyısından döndü. Avukatları savcılıklara, Adalet Bakanlığı’na, Interpol’e başvuru üstüne başvuru yaptı. Tetikçilerin isimlerini, adreslerini ve kimler tarafından korunduklarını açık açık belgeledi.
Ama tüm çabalara rağmen yaprak kımıldamadı. Saldırıyı gerçekleştirenler yıllardır yakalanmadı.
Ta ki…
Sedat Peker videolarına kadar…
Zira, Eray Kenanoğlu kendisine yapılan silahlı saldırının azmettiricisinin Sedat Peker olduğuna inanıyordu. Daha da ilginci, kendisi Peker’in eski sağ koluydu. Cezaevinde tanışmışlar, sonra da birlikte ortak iş yapmışlardı. Gelin görün ki dostluk zaman içinde düşmanlığa evrilmişti.
Kenanoğlu, suikast girişiminin perde arkasında Peker olduğu için tetikçilerin dahi aranmadığına inanıyordu. Haksız da sayılmazdı. O kadar başvurusu sonuçsuz kaldı.
Ama işte çok kısa bir süre önce…
Öğrendim ki savcılık Kenanoğlu cephesine ulaştı. Kurşunlu saldırıya dair belgelerin hepsini istedi. Belli ki bugüne kadar tozlu raflarda tutulan saldırı dosyasının kapağı açıldı.
Belki de kasten adam öldürmeye teşebbüsten iddianame yazılacaktı.
Evet… Soruşturma nereye evrilir, zaman gösterecek.
Benim asıl takıldığım nokta şu:
Bir silahlı saldırının soruşturulması için azmettirici olduğu söylenen kişinin tripotun üzerine kamera koymasını beklemenin neresi adalete sığıyor?
ABD ve İsrail'in İran'a saldırılarının ardından 8 Ubatta Trump'ın "ateşkes" ilan etmesiyle başlayan süreçte Pakistan'ın…
Çağrı metninde, "2026 yılında NATO Zirvesi’ne ülkemizin ev sahipliği yapmasını istemiyoruz. Temmuz ayında Ankara’da yapılması…
Gezi olayları bir tesadüf değil, Cumhuriyet ve laikliğe karşı girişilen uygulamalara tepki anlamına geliyordu. Bu…
Laiklik kavramsal olarak toplumsal ve kültürel alanla ilgili görünüyor olsa bile, laikliğin din ve inanç…
Cumhuriyeti, laikliği militarizm ve despotik sıfatlarıyla yaftalayan, Siyasal İslam’ın yükselişini demokrasi heyecanı ile karşılayan, karşı…
Bugüne kadar doğrudan şeriat talep etmekten kaçındılar, özgürlüklerden dem vurdular, mağduru oynadılar. Zamanı geldiğini düşündükleri…