Çorlu’da, 24 Haziran’dan itibaren, satın aldıkları sahte içkiden içen 29 kişi zehirlendi. Bu kişilerden Pakistan uyruklu Ikhlague Hussam ile Emin Kırcaali, Mehmet Pamukçu, Sadık Akın Usal, Altuğ Oktay, Nurcihan Engin, Turan Vardı ve Remzi Zabınoğlu yaşamını yitirdi.
Sahte içkiden tedavi altına alınan 2 çocuklu Engin çiftinden Nurcihan Engin, geçen pazar yaşamını yitirdi. Yoğun bakım servisinde entübe edilen Levent Engin de bugün hayatını kaybetti. Engin’in ölümüyle Çorlu’da sahte içki zehirlenmesi sonucu hayatını kaybedenlerin sayısı 9’a yükseldi.
Levent Engin’in ölümünün ardından doktorlar, kardeşi Erhan Engin’i davet ederek, organlarını bağışlayıp bağışlamayacağını sordu. Kardeş Engin’in de bağışlaması üzerine, İstanbul’dan bir ekip organları almak için Çorlu Devlet Hastanesi’ne geldi. Yapılan kontrollerde diğer organları zarar gören Levent Engin’in sadece böbrekleri uygun bulunarak başka bir hastaya nakledilmek üzere alındı. Çorlu Devlet Hastanesi’nde sahte içkiden tedavileri tamamlanan 11 kişi taburcu edilirken, hala 6’sı entübe 9 kişinin de yoğun bakım servisinde tedavisi sürüyor.
Olayla ilgili polisin gözaltına aldığı aralarında sahte içkileri Bulgaristan’dan getirdiğini söyleyen ve deposundan ilçedeki büfelere sattığı iddia edilen Metin Dobrucalı ile Kudret Uygur, Cengiz Girgin, Vedat Vatansever, Hüseyin Coşkun ve Süleyman Malkoç tutuklandı.
Bu haber en son değiştirildi 4 Temmuz 2021 15:16 15:16
ABD ve İsrail'in İran'a saldırılarının ardından 8 Ubatta Trump'ın "ateşkes" ilan etmesiyle başlayan süreçte Pakistan'ın…
Çağrı metninde, "2026 yılında NATO Zirvesi’ne ülkemizin ev sahipliği yapmasını istemiyoruz. Temmuz ayında Ankara’da yapılması…
Gezi olayları bir tesadüf değil, Cumhuriyet ve laikliğe karşı girişilen uygulamalara tepki anlamına geliyordu. Bu…
Laiklik kavramsal olarak toplumsal ve kültürel alanla ilgili görünüyor olsa bile, laikliğin din ve inanç…
Cumhuriyeti, laikliği militarizm ve despotik sıfatlarıyla yaftalayan, Siyasal İslam’ın yükselişini demokrasi heyecanı ile karşılayan, karşı…
Bugüne kadar doğrudan şeriat talep etmekten kaçındılar, özgürlüklerden dem vurdular, mağduru oynadılar. Zamanı geldiğini düşündükleri…