Ya Kanal Ya İstanbul Koordinasyonu'ndan Bakan Kurum'a yanıt

Ya Kanal Ya İstanbul Koordinasyonu'nun açıklamasında, "Bu rant, talan ve İstanbul’u, belleğimizi yok etmek için yapılmaya çalışılan projeyle sonuna kadar mücadele edeceğiz. Çocuklarımızın geleceğini, kentimizi ve doğayı koruyacağız." denildi.

Ya Kanal Ya İstanbul Koordinasyonu'ndan Bakan Kurum'a yanıt

Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum’un Kanal İstanbul’a karşı çıkanlara dair kullanmış olduğu ifadelerinin ardından Ya Kanal Ya İstanbul Koordinasyonu bir açıklama yaptı.

Bakan Kurum, Kanal İstanbul projesine karşı çıkanları “ÇED Raporu’nu okumadan televizyonlarda ahkâm kesenler, Türkiye’nin tüm projelerine itiraz eden takozcu odalar ve birlikler” olarak nitelendirmişti.

“Evet, sizin için “takozcu odalar” bizim için “bilim insanları”nın sözlerine de kulak veriyoruz. Bu rapor dediğiniz yıkım metnini hazırladığını söylediğiniz 200 kişiyi de merak ediyoruz, fakat halen bir isme ulaşabilmiş değiliz. Projenizin “en çevreci şehircilik projesi” olduğu iddianız komik bile olmayan bir yalandan ibaret maalesef.” diyen Ya Kanal Ya İstanbul Koordinasyonu, açıklamasına şöyle devam etti:

“Halk, açlıkla, yoksullukla ve Covid pandemisi ile boğuşurken, İstanbul depremi kapıda iken; bir avuç sermayedar para kazansın, bir avuç zengin halkın kovulacağı alanlarda “Yenişehir”de yaşasın diye hem kentimizi hem de doğayı feda etmenin peşindesiniz.”

Açıklamanın tamamı şu şekilde:

“Bakan Kurum açıklama yapmış, demiş ki “ÇED raporunu okumadan ahkam kesenler..” İstanbul halkı olarak rapor dediğiniz, gerçeklerle hiçbir ilgisi olmayan metni okuduk, on binlerce İstanbullu itiraz ettik, itirazlarımızı dikkate almadınız, onlarca dava açtık. Halen, davalar gereği bilirkişilerin bölgede keşif yapmasını bekliyoruz. Ses yok.. Biliyoruz oldu bittiye getirerek yol almaya çalışıyorsunuz.

Mega projelerinizle İstanbul’a, binlerce yıllık kent belleğine, doğaya verdiğiniz zararın farkındayız. Her fırsatta başvurduğunuz kamuoyu araştırmaları da İstanbulluların bu “katil proje”yi istemediğini söylüyor. Belli ki İstanbul, İstanbullular ve doğayla inatlaşılamayacağını halen anlayamamışsınız.

İstanbul halkı yaşam alanlarının, suların, ormanların, tarım alanlarının yok edileceğini biliyor, deneyimliyor. Çok yeni 600 çiftçiye arazilerinizi terk edin dediniz. Evet, sizin için “takozcu odalar” bizim için “bilim insanları”nın sözlerine de kulak veriyoruz. Bu rapor dediğiniz yıkım metnini hazırladığını söylediğiniz 200 kişiyi de merak ediyoruz, fakat halen bir isme ulaşabilmiş değiliz.

Projenizin “en çevreci şehircilik projesi” olduğu iddianız komik bile olmayan bir yalandan ibaret maalesef.

Halk, açlıkla, yoksullukla ve Covid pandemisi ile boğuşurken, İstanbul depremi kapıda iken; bir avuç sermayedar para kazansın, bir avuç zengin halkın kovulacağı alanlarda “Yenişehir”de yaşasın diye hem kentimizi hem de doğayı feda etmenin peşindesiniz.

Kanal İstanbul,

-Bir ulaşım projesi değildir. Bölgede yaşayan halkın yaşam koşullarını iyileştirmek yerine köyleri, sermayeye açacak şekilde imar izinleri verdiğinizi biliyoruz ki bu bir yapılaşma, rant projesidir.

-Bu proje “kentsel dönüşüm” adı altında milyonları evlerinden, yerlerinden edecek, işyerlerini dahil yok edecek; lüks siteler, AVM’lerle dolu “Yenişehir”e dönüştürecektir.

-Dünyanın pek az kentinde olan ama İstanbul’da birarada olan doğal varlıklar, dünyanın yedi lagününden biri, göller, endemik çeşitliliği ile ünlü Kuzey ormanları, tarım alanları, insan dışı canlı yaşam, göç sırasında konaklayan kuşlar, denizler, hepsi bu projeyle yok edilmeye çalışılmakatadır.

– İstanbul susuzlukla sınanırken, iklim krizi her gün daha görünür biçimde yaşamımızda etkili hale gelmişken bu proje doğaya ve parçası olan bize karşı işlenecek en ağır suçlardandır.

– İstanbul 8500 yıllık tarihi olan bir kenttir, bu proje ile Yarımburgaz Mağarası, Bathenoa Antik Kenti gibi kültür varlıkları kar ve rant hırsına kurban edilecektir.

– Binlerce köylü, işçi esnaf, emekçi, bu talan projesi sonucunda daha fazla yoksullukla mücadele etmek zorunda kalacaktır.

– Bu proje Marmara Denizi’ni ölü bir deniz haline getirecektir, ayrıca yıllarca sürecek Kanal hafriyatı İstanbul’un tüm ekosistemlerini zehirleyecektir.

Daha önceki açıklamalarımızda da açık biçimde belirttik Montrö’den çıksanız da çıkmasanız da ticari gemileri Kanal’dan geçmeye zorlayamazsınız, daha fazla para kazanacağız yalanınıza da kimse inanmıyor, bu nedenle bir avuç suda fırtına koparıp bildiriyi bahane etmeyin.

Duymayanlara, duymak istemeyenlere tekraren söyleyelim: Bu rant, talan ve İstanbul’u, belleğimizi yok etmek için yapılmaya çalışılan projeyle sonuna kadar mücadele edeceğiz. Çocuklarımızın geleceğini, kentimizi ve doğayı koruyacağız.”