Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, Moskova’da gerçekleşen Türkiye, Rusya, Suriye savunma bakanları, istihbarat başkanları zirvesi, S-400’ler ve F-35’ler ile ilgili iktidara yakın medya kuruluşlarına açıklamada bulundu.
Sabah’tan Okan Müderrisoğlu, Akar’ın açıklamalarını köşesine taşıdı:
“Suriye’nin toprak bütünlüğüne, egemenlik haklarına saygılı olduğumuzu, tek amacımızın terörle mücadele olduğunu vurguladık. Terör örgütlerinin neredeyse Suriye’nin üçte birini kontrol ettiğini vurguladık. Türk askerinin Suriye’de bulunma nedeni, PKK/YPG, DEAŞ vb. terör örgütleriyle mücadele ve kitlesel göçü önleme, bunu anlattık. Suriye sorununun BMGK 2254 sayılı kararı çerçevesinde tüm unsurları kapsayıcı ve bütüncül şekilde çözülmesi gerektiğini söyledik. Temasların sürdürülmesi konusunda mutabık kaldık.
11 yıl sonra ilk karşılaşma. Bu toplantıda her şeyin bir anda çözülmesi beklenemez. Taraflar görüşlerini söylediler. ‘Biz, terör koridorunu engelleyerek bir anlamda sizin toprak bütünlüğünüze katkı sağladık’ dedik.
Suriyelilerin evlerine dönmeleri konusunda en önemli konu güven. Güvenli, gönüllü ve onurlu dönüşleri esas. Gelinen noktada, ‘konuşalım, yol ve yöntemler bulalım’ konusunda mutabık kalındı.
Operasyon planımızla ilgili Cumhurbaşkanımız da biz de kendimizi bağlayıcı bir ifade kullanmıyoruz. ‘Hak ve menfaatlerimizi korumak ve kollamak, güvenliğimizi ve savunmamızı sağlamak için ne gerekirse yaptık, yaparız’ diyoruz.
(Ortak operasyon) Görüşmeler sonunda savunma ve güvenlik ile ilgili sorunlarımızı giderebilirsek, ihtiyaçlarımızı karşılayabilirsek gayet tabii…
Türkiye’de ve Suriye’de yaşayan Suriyeli kardeşlerimizin aleyhine bir şey yapmamız söz konusu değildir. Onları zora sokacak bir davranış içinde hiçbir zaman bulunmadık, bulunmayız.”
S-400 ile ilgili kullanıma yönelik söylemler oluyor. Herhangi bir füze saldırısı oldu da biz mi kullanmadık? Batıya da söylüyoruz, S-400’lerin kimseye zararı yok. Tehdit unsuru değil. Türkiye’ye füze atmayı, saldırmak için uçak göndermeyi düşünenler varsa onlar hariç.
F35 ile ilgili ocak ayında heyetimiz ABD’ye gidecek. F-16 konusu ile ilgili olarak da bir heyetin yine ocak ayında Senato’da görüşmeler yapmak üzere ABD’ye gitmesi bekleniyor.”
ABD ve İsrail'in İran'a saldırılarının ardından 8 Ubatta Trump'ın "ateşkes" ilan etmesiyle başlayan süreçte Pakistan'ın…
Çağrı metninde, "2026 yılında NATO Zirvesi’ne ülkemizin ev sahipliği yapmasını istemiyoruz. Temmuz ayında Ankara’da yapılması…
Gezi olayları bir tesadüf değil, Cumhuriyet ve laikliğe karşı girişilen uygulamalara tepki anlamına geliyordu. Bu…
Laiklik kavramsal olarak toplumsal ve kültürel alanla ilgili görünüyor olsa bile, laikliğin din ve inanç…
Cumhuriyeti, laikliği militarizm ve despotik sıfatlarıyla yaftalayan, Siyasal İslam’ın yükselişini demokrasi heyecanı ile karşılayan, karşı…
Bugüne kadar doğrudan şeriat talep etmekten kaçındılar, özgürlüklerden dem vurdular, mağduru oynadılar. Zamanı geldiğini düşündükleri…