Elektriğe gizli zam!
AKP yılbaşından itibaren meskenlerde kullanılan elektriğe kademeli zam yaptı. Esnafa ise direkt yüzde 125 oranındaki zam yansıtıldı. Şimdi esnafa da tıpkı meskenlerde olduğu gibi kademeli faturalandırma getirilmeye hazırlanılıyor.
Cumhuriyet’ten Mustafa Çakır‘ın haberine göre düzenlemenin kabine toplantısının ardından kamuoyuna duyurulması bekleniyor. Diğer taraftan elektrik dağıtım şirketlerine yönelik eleştiriler devam ederken Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu’ndan (EPDK) açıklama geldi. Türkiye’de toplam 21 dağıtım şirketi bulunuyor. EPDK’ye göre bu şirketler “kargo işi yani taşımacılık ile görevli.” Sadece şebekenin işletilmesinden sorumlular. EPDK, elektiği tüketicilere dağıtım şirketlerinin değil görevli tedarik şirketlerinin (GTŞ) sattığını belirtti.
Elektrik Mühendisleri Odası (EMO) Yönetim Kurulu üyesi Olgun Sakarya, 2013 yılına kadar dağıtım şirketi ile GTŞ’lerin aynı, tek tüzelkişilik olduklarını anımsattı. 2013 başında mevzuat düzenlemesi yapılarak perakendeciliğin ayrı, dağıtımın ayrı tüzelkişiliklerce yapılmasının öngörüldüğünü belirten Sakarya, “Aynı şirket bünyesinde ayrıldılar. Birçok bölgede aynı bina içindeler. Aynı yapının altında faaliyet gösteriyorlar. Aynı çatı altında, aynı holding içerisindeler. Dağıtım şirketlerinin ikiz şirketleri” dedi.
Sakarya, çözüme yönelik önerisini de şöyle özetledi:
“Enerji fiyatları neden bu kadar pahalı? Çünkü kamunun buradaki rolü düşürüldü. Özel sektöre alan açıldı. Özel sektör de ithal kaynaklara bağımlı bir üretim yapısına sahip. Ayrıca özel sektör firmalarının her türlü giderleri tarifeye yansıyor. Maliyetler artıyor. Fiyatlar yüksek. Eğer bunlar kamunun elinde olsaydı fiyatlar bu kadar yüksek olmazdı. Bu işin çözümü dağıtım şirketlerinin ivedilikle kamusal hizmet alanına çekilmesinden geçiyor. Hizmeti yürütemeyenler, fahiş fiyatlara neden olanlar, sözleşmelerden doğan yükümlülüklerini yerine getiremeyenlerin kamusal hizmet alanına çekilmesi gerekiyor. Bunlar mevzuat düzenlemeleri de iptal edilerek kamusal hizmet alanına çekilmeli, kamulaştırılmalı.”
ABD ve İsrail'in İran'a saldırılarının ardından 8 Ubatta Trump'ın "ateşkes" ilan etmesiyle başlayan süreçte Pakistan'ın…
Çağrı metninde, "2026 yılında NATO Zirvesi’ne ülkemizin ev sahipliği yapmasını istemiyoruz. Temmuz ayında Ankara’da yapılması…
Gezi olayları bir tesadüf değil, Cumhuriyet ve laikliğe karşı girişilen uygulamalara tepki anlamına geliyordu. Bu…
Laiklik kavramsal olarak toplumsal ve kültürel alanla ilgili görünüyor olsa bile, laikliğin din ve inanç…
Cumhuriyeti, laikliği militarizm ve despotik sıfatlarıyla yaftalayan, Siyasal İslam’ın yükselişini demokrasi heyecanı ile karşılayan, karşı…
Bugüne kadar doğrudan şeriat talep etmekten kaçındılar, özgürlüklerden dem vurdular, mağduru oynadılar. Zamanı geldiğini düşündükleri…