Bankaların, Demokratik Almanya'nın kazanımlarını birleşme sonrası nasıl sömürdüğü ortaya çıktı
İki Almanya’nın birleşmesinin 33. yılı dolayısıyla ülkede etkinlikler düzenlenirken Alman medyasında yer alan haberlere göre Federal Sayıştay’ın yeni ortaya çıkan gizli bankalar raporu, Batı Alman bankalarının nasıl Doğu Alman devlet bankalarını ve şirketlerini ele geçirdiğini ve bu sayede nasıl devasa bir rant sağladıklarını ortaya koyuyor.
BirGün’de yer alan habere göre 1990 yılındaki iki Almanya’nın birleşmesi sırasında, Deutsche Bank gibi özel bankalara kredilerden sorumlu Doğu Alman devlet bankalarına erişim izni veriliyor. Batı bankları, Doğu Almanya’da ödeme ve kredi işlemlerinden sorumlu olan bankaları satın alıyor. Beş yıl sonra, Federal Sayıştay tarafından hazırlanan ayrıntılı bir raporda, satın alma tutarlarının milyarlarca D-Mark daha düşük belirlendiği yer alıyor. Rapor 2010 yılında Alman ikinci devlet kanalı ZDF’in “Frontal 21” programına ulaşsa da yayınlanmıyor.
Rapora göre Batı Alman DG-Bank, Doğu Alman Kooperatif Bankası’nı toplam 106 milyon D-Mark’a satın alıyor. Şirket bu işlemle Doğu Alman Kooperatif Bankası 15.5 milyar D-Mark tutarındaki ödenmemiş eski kredi alacaklarını devralıyor. Aynı şekilde, Batı’dan Berliner Bank AG ise Doğu’dan 11.5 milyar D-Mark değerinde eski kredi alacağı bulunan Berliner Stadtbank AG için sadece 49 milyon D-Mark ödüyor. Batı Alman bankaları, milyarlarca dolarlık eski kredi alacaklarına ek olarak, Doğu Alman rakiplerinin tüm şubelerini doğrudan sahip oluyor. Birleşmenin gerçekleştiği 3 Ekim 1990’dan aylar önce, batı bankalar bir çırpıda tüm Doğu Almanya topraklarında varlık göstermeye başlıyor.
Denetçilere göre, bankaların hızla özelleştirilmesi, Doğu Alman ekonomisinin daha da gerilemesinin nedenlerinden biri oldu. Çünkü Batı Alman bankaları devlete ait Doğu Almanya bankalarının daha önce yapmadığı şekilde eski kredi alacaklarının üç katına kadar faiz oranlarını yükseltti. Bankalara hala ödenmemiş borçları olan Doğu Alman şirketleri, özelleştirmeden sonra aniden çok daha yüksek faiz oranlarıyla bu borçlarını geri ödemek zorunda kaldılar. Ancak bazıları bunu yapamayıp ya iflas etti ya da yok pahasına Batı Alman şirketlere devredildi.
Cengiz Çandar, sürece, Erdoğan’ın yeniden adaylığına ve yeni anayasa tartışmalarına ilişkin açıklamalarda bulundu.
Hikmet Kıvılcımlı gençlik yıllarında bir parçası olduğu sosyalist mücadeleyi ömrünün sonuna kadar imrenilecek bir direnç,…
Kamu yönetiminde çok önemli bir değer ve uygulama olan liyakat, devlet dışına itilmiş ve adeta…
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay AKP'ye katılım sürecine dair konuştu. İlk geçiş teklifini Murat…
Güney Kıbrıs Rum Yönetimi devlete ait borsasını özelleştirmeye hazırlanırken Tel Aviv Borsası satın alma yarışında…
Önce belediye başkanı Onursal Adıgüzel, sonra başkan vekili Murat Güneş’in tutuklanması sonrası yapılan Ataşehir Belediyesi,…