İsrail, İran Merkez Bankasını 'terör örgütü listesine' ekledi
İran İçişleri Bakanlığı tarafından yapılan yazılı açıklamada, Tahran, Kum, Zincan, Huzistan, Hemedan, Fars, Gilan, Batı Azerbaycan, Doğu Azerbaycan, Kürdistan ve Rezevi Horasan eyaletlerindeki okullarda toplu zehirlenme vakalarının failleri olduğu şüphesiyle 100’den fazla kişinin gözaltına alındığı belirtildi.
Gözaltına alınanlardan bir kısmının düşmanca saiklere sahip kişiler olduğu ifade edilen açıklamada, bunların insanlar ve öğrenciler arasında korku ve endişe yaratmaya çalıştıkları ve terör örgütleriyle bağlantılı olup olmadıklarının belirlenmesi için soruşturmanın devam ettiği kaydedildi.
Gözaltına alınanlar arasında macera arayışı amacıyla ve okulları tatil etme niyetiyle kokulu ve zararsız maddeler kullanarak zehirlenmelere yol açan kişilerin de yer aldığı aktarıldı.
Açıklamada, geçen haftadan bu yana zehirlenme vakalarının sayısının önemli ölçüde azaldığı ifade edildi.
İran’da 30 Kasım 2022’den bu yana genellikle kız öğrencilerin eğitim gördüğü okullarda toplu zehirlenme vakaları yaşanıyor. Öğrencilerde solunum sıkıntısı, mide bulantısı, baş ağrısı ve uzuvlarda uyuşma gibi belirtiler görülüyor. Şu ana kadar 238 okulda 5 binden fazla öğrenci zehirlendi.
Eğitim ve Öğretim Bakan Yardımcısı Yunus Penahi, 26 Şubat’ta düzenlediği basın toplantısında, öğrencilerin zehirlenmesinin kasıtlı olduğunu değerlendirdiklerini ifade ederek, “Bazı kişilerin başta kız okulları olmak üzere tüm okulların kapatılmasını istediği tespit edildi.” demişti.
Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi, şüpheli vakaların kaynağını araştırmak üzere 1 Mart’ta İçişleri Bakanı Ahmed Vahidi ve İstihbarat Bakanı İsmail Hatib ile Sağlık Bakanı Behram Aynullahi’yi görevlendirmişti.
Reisi, 3 Mart’ta yaptığı açıklamada ise kız öğrencilerin zehirlenmesinden İran düşmanlarını sorumlu tutarak, “Bugün, ülkenin ilerlemesiyle birlikte düşmanlıklar da arttı, bunun en son örneği okullarda güvensizlik ve ailelerde endişe ortamı oluşturma girişimidir.” demişti.
İran lideri Ayetullah Ali Hamaney, toplumda endişenin giderek artması üzerine 6 Mart’ta yaptığı açıklamada, yetkililere olayın üzerine ciddiyetle gidilmesi ve faillerin en şiddetli cezaya çarptırılması talimatı verdiğini belirtmişti.
Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei de zehirlenme vakalarının faillerinin idamla yargılanacağını söylemişti.
Açıklamaların ardından olaylarla ilgili olduğu şüphesiyle 7 Mart’ta 5 eyalette düzenlenen operasyonlarla çok sayıda kişinin gözaltına alındığı duyurulmuştu.
Vakaların önüne geçilememesine tepki gösteren öğrenci ve öğretmenler, ülkenin bazı kentlerinde düzenledikleri gösterilerle yetkilileri protesto etmişti.
Pusulamızın bu sayısında NATO’yu ve özelde ise NATO’nun geleceğini masaya yatırdık.
Türkiye'de gerçek bir bağımsız dış politikanın başlangıcı NATO üyeliğinin sona ermesiyle olacaktır. Ancak bu, büyük…
Evet, artık ortak düşman komünizm yok. NATO bileşeni ülkelerinin, çok kutuplu bir dünya kapitalizminde çıkarları…
Çözüm, emperyalizmin bir başka biçimine sığınmak değildir. Çözüm, gerçek anlamıyla bağımsız, barışçıl ve halkların dayanışmasına…
NATO üyeliği, ülkeler için ulusal egemenliğin devredilmesi ve ordunun doğrudan Pentagon’a bağlanması anlamına gelmiştir. Türkiye’de…
TKH Genel Başkanı Aysel Tekerek’in katılımı ile düzenlenen eylemde okunan basın metninde temmuz ayında Ankara’da…