Saray'ın yeni ekonomi kadrosunda Hafıze Gaye Erkan ayrıntısı
Merkez Bankası Başkanı Hafize Gaye Erkan, Türkiye’deki enflasyonun seyri hakkında açıklamalarda bulundu. Hürriyet Gazetesi’nden Ahmet Hakan’a konuşan Gaye Erkan, enflasyonla ‘kesin bir mücadele içinde’ olduklarını ifade etti.
Para politikasından en fazla etkilenen otomobil, beyaz eşya ve mobilya gibi ürünlerin fiyatlarının gerilediğini kaydeden Gaye Erkan, fiyattaki gerilemelerin 2024’ün ilk çeyreğinden itibaren genele yayılmasını beklediklerini söyledi.
2025 sonu için yüzde 14 enflasyonu hedeflediklerini vurgulayan Gaye Erkan, açıklamalarına şöyle devam etti:
“Ulaşım ve yemek gibi hizmet gruplarında fiyat artışlarının yavaşlamasını 2024 sonunda göreceğiz. Kira ve eğitim gibi gruplarda ise biraz daha yavaş olacak. Enflasyonda tek haneli rakamları 2026’da göreceğiz. 2025 sonu hedefimiz ise yüzde 14.“
Kira fiyatlarındaki artışla ilgili de konuşan ve kendi hayatından örnek veren Gaye Erkan, İstanbul’da ev bulamadıkları için annesinin evine yerleştiklerini söyledi:
“Ayrıca kiralarda Türkiye’ye özgü bir artış söz konusu. Cumhurbaşkanımız ve Cumhurbaşkanı Yardımcımız da bu konunun üzerinde çok duruyorlar. Bir insanın 10 evi olmamalı, 10 insanın bir evi olmalı. Ev ve gıda çok önemli. Sağlık konusunu devletimiz çok oldu çözeli. İstanbul, Manhattan’dan pahalı olur mu? Biz İstanbul’da ev bulamadık. Müthiş pahalı. Annemlere yerleştik, onların yanında kalıyoruz.”
ABD ve İsrail'in İran'a saldırılarının ardından 8 Ubatta Trump'ın "ateşkes" ilan etmesiyle başlayan süreçte Pakistan'ın…
Çağrı metninde, "2026 yılında NATO Zirvesi’ne ülkemizin ev sahipliği yapmasını istemiyoruz. Temmuz ayında Ankara’da yapılması…
Gezi olayları bir tesadüf değil, Cumhuriyet ve laikliğe karşı girişilen uygulamalara tepki anlamına geliyordu. Bu…
Laiklik kavramsal olarak toplumsal ve kültürel alanla ilgili görünüyor olsa bile, laikliğin din ve inanç…
Cumhuriyeti, laikliği militarizm ve despotik sıfatlarıyla yaftalayan, Siyasal İslam’ın yükselişini demokrasi heyecanı ile karşılayan, karşı…
Bugüne kadar doğrudan şeriat talep etmekten kaçındılar, özgürlüklerden dem vurdular, mağduru oynadılar. Zamanı geldiğini düşündükleri…