Yaklaşan 1 Mayıs öncesi Sınıf Tavrı Sözcüsü Kemal Parlak Gazete Manifesto’ya açıklamalarda bulundu. Parlak, “1 Mayıs’ta emperyalizme ve sermaye sınıfının diktatörlüğüne karşı işçi sınıfını saflarımıza ve ayağa kalkmaya çağırıyoruz. Sınıf tavrını koymaya çağırıyoruz.” diyerek şunları söyledi
“2023 1 Mayısına giderken işçi sınıfının devasa sorunları bulunuyor. 2023 Mart ayı açlık sınırı 9.752 lira, yoksulluk sınırının 33.754 lira olarak açıklandı. Asgari ücret 8.500 lira, çalışanların yüzde ellisinden fazlası asgari ücret alıyor, 16 milyon civarındaki emeklilerin büyük bir çoğunluğu 7.500 lira almaktadır. İşsizlik yüzde 25 civarında, her gün ve zaman zaman toplu şekilde iş cinayetleri işleniyor. Bunlarla beraber onlarca başka sorunlarda bulunmaktadır.
Bu sorunlara karşı bir mücadele programıyla 1 Mayıs’a gidilmesi gerekirken, sendikalar ve emek örgütlerinin büyük bir çoğunluğu sadece bunları dile getirmekte bu sorunlara karşı herhangi bir mücadele programları bulunmamaktadır. 1 Mayıs hazırlıkları güzergâh belirlemek ve kortej sırlamaları yapmakla ibaret kalmaktadır.
İşçi sınıfı ise bu duruma tepki vermiyor, harekete geçmiyor. Nedeni ise bu çok büyük bir kuşatma altındadır. 14 Mayıs seçimlerine doğru giderken bu kuşatma dahada ağırlaşmıştır. Komünistlerin dışında seçime giren bütün partiler sağcılığı ve liberalizmi dayatmaktalar, emperyalizme, sermaye sınıfına ve gericilere şirinlik yapmaktalar. İşçi sınıfını da bu politikalara ikna etmek için çalışıyorlar.
1 Mayıslar sınıf mücadelesinin en keskinleştiği gün olmalıdır. Sınıf Tavrı olarak bu kuşatmayı yarmaya kararlıyız. 15 Ocak’ta toplanan kurultayımızın belirlediği mücadele programı doğrultusunda alanlarda olacağız.
1 Mayıs’ta emperyalizme ve sermaye sınıfının diktatörlüğüne karşı işçi sınıfını saflarımıza ve ayağa kalkmaya çağırıyoruz. Sınıf tavrını koymaya çağırıyoruz.
İnsanlık ve işçi sınıfı bu akıl ve vicdan dışı düzene mahkûm değildir. Bu düzen değişmelidir. Değiştirirse bu düzeni işçi sınıfının örgütlü gücü değiştirir.”
Bu haber en son değiştirildi 29 Nisan 2023 18:23 18:23
ABD ve İsrail'in İran'a saldırılarının ardından 8 Ubatta Trump'ın "ateşkes" ilan etmesiyle başlayan süreçte Pakistan'ın…
Çağrı metninde, "2026 yılında NATO Zirvesi’ne ülkemizin ev sahipliği yapmasını istemiyoruz. Temmuz ayında Ankara’da yapılması…
Gezi olayları bir tesadüf değil, Cumhuriyet ve laikliğe karşı girişilen uygulamalara tepki anlamına geliyordu. Bu…
Laiklik kavramsal olarak toplumsal ve kültürel alanla ilgili görünüyor olsa bile, laikliğin din ve inanç…
Cumhuriyeti, laikliği militarizm ve despotik sıfatlarıyla yaftalayan, Siyasal İslam’ın yükselişini demokrasi heyecanı ile karşılayan, karşı…
Bugüne kadar doğrudan şeriat talep etmekten kaçındılar, özgürlüklerden dem vurdular, mağduru oynadılar. Zamanı geldiğini düşündükleri…