Yandaş Abdülkadir Selvi: İmamoğlu’nun casusluk faaliyeti içinde olduğuna dair kanıt yok
Yandaş Hürriyet gazetesinin yazarı Abdulkadir Selvi, bugünkü köşesinde soğan tartışmasına değindi. Dar gelirlinin ekonomisinin Togg değil, market fiyatları olduğuna işaret eden Selvi, iktidarın pahalılığı önlenmesi gerektiğini kayderek “Netice itibarıyla oy verecek olan Togg değil, filesini doldurmaya çalışan dar gelirli vatandaşlarımızdır” diye yazdı.
Selvi’nin bugünkü köşe yazısının ilgili bölümü şöyle:
“Geçen seçimlere domates, biber ve patates damgasını vurmuştu. Soğuk hava depoları basılmış, fiyatı artırmak için çürümeye terk edilmiş soğanlar bulunmuştu.
Bu seçimde de soğan gündemde. Gerçekten de soğanın kilosunun 30 lira olması yüksek.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, ‘Şundan emin olun. Biz Togg’u, Anadolu gemimizi, İHA’ları önemsediğimiz kadar soğanı, domatesi, salatalığı, eti ve sütü de önemsiyoruz’ sözü önemli.
Bizim vatandaşımız Togg’la,TCG Anadolu gemisiyle, İHA’larla, SİHA’larla gurur duyar. Karadeniz gazından mutlu olur. Ama dar gelirli vatandaşlarımızın ekonomisi Togg değil markettir. Soğandır, patatestir, salçadır, makarnadır, et fiyatlarıdır. Halkın ekonomisi kendi cebidir.
Tüketiciyi bunlar ilgilendirir. O nedenle Togg’la gurur duyduğumuz kadar iktidarın soğan fiyatını, etteki pahalılığı önlemesi gerekir.
Netice itibarıyla oy verecek olan Togg değil, filesini doldurmaya çalışan dar gelirli vatandaşlarımızdır.”
AKP'li İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, İzmir'deki ilçe belediye başkanlarına gözdağı verdi.
Halk TV'ye kayyum atanmasına tepki gösteren TKH'den yapılan açıklamada, "Halk TV’ye kayyum atanması gerçek bir…
Basın meslek örgütleri Halk TV'ye yönelik polis baskını ve kanala kayyum atanmasına tepki gösterdi. Meslek…
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, alk TV Yönetim Kurulu Başkanı Cafer Mahiroğlu hakkında “rüşvet” ve “ihaleye fesat…
Yeni Ülke dergisi, Türkiye'nin siyasal dönüşümünü ve kritik gündem başlıklarını masaya yatırdığı 37. sayısı "Yeni…
Skandalların, operasyonların ve son dakika haberlerinin gürültüsünde asıl soru kayboluyor: Suç üreten bir rejimi sürdürmek…